<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790</id><updated>2012-02-16T07:31:25.469-08:00</updated><category term='Hacettepe&apos;de polis baskını'/><category term='öğrenci olayları'/><category term='ACLU'/><category term='Ahmet Kaya'/><category term='Referandum'/><category term='YEŞİLLER PARTİSİ'/><category term='beytepe postası'/><category term='Uğur Erdener'/><category term='Erasmus'/><category term='düşünce ve ifade özgürlüğü'/><category term='EGO'/><category term='gaz bombası'/><category term='Hacettepe Şenlikler 2010'/><category term='Halepçe'/><category term='beytepe'/><category term='öğrenci değişim programı'/><category term='Hacettepe Psikoloji'/><category term='ders kayıt'/><category term='posta'/><category term='YÖK'/><category term='Hacettepe newroz'/><category term='newroz'/><category term='69 gözaltı'/><category term='Çim'/><category term='başörtüsü yasağı'/><category term='homofobi'/><category term='Ahmet Şık'/><category term='ihsan doğramacı'/><category term='Hacettepe'/><category term='orantısız güç'/><category term='gözaltı'/><category term='Serdar Ortaç Hacettepe'/><category term='Yurt'/><category term='seçim'/><category term='Gökçek'/><category term='Hacettpe ÖTK'/><category term='Soruşturma'/><category term='ÖTK'/><category term='KREDİ YURTLAR KURUMU'/><category term='burak bahadır'/><category term='odtü'/><category term='sol'/><category term='kaos gl.'/><category term='Anayasa'/><category term='yumurtalı eylem'/><category term='vakıf bank'/><category term='konsey'/><category term='tazyikli su'/><category term='çankaya'/><category term='AKP'/><category term='CHP'/><category term='Jimi Hendrix'/><category term='türban'/><category term='Beytepe Kampusu'/><category term='Yıldız Anfi'/><category term='öğrenci konseyi'/><title type='text'>Beytepe Postası Gazetesi</title><subtitle type='html'>Hacettepe Üniversitesi öğrencileri tarafindan çikartilan tek öğrenci haber gazetesi</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>48</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-3809790945572575509</id><published>2011-05-09T15:32:00.000-07:00</published><updated>2011-05-09T15:32:02.186-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beytepe postası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='başörtüsü yasağı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='türban'/><title type='text'>Egemen Çıkmazında Başörtüsü</title><content type='html'>Yakın zamanda YÖK’ün ‘başörtülülerin sınıftan atılamayacağı, sadece haklarında tutanak tutulabileceği’ne dair olan bildirisi, pek çok üniversitede herhangi bir dayanağı olmadığı hâlde kusursuz bir tutarlılıkla uygulanan yasağın ve hatta zulmün farklı farklı yorumlanarak katılaşmasına ya da hafiflemesine sebebiyet verdi. Rektörlerin, daha özelde dekanların insiyatifine ve “özgürlük algısı”na bırakılan bu durum biz başörtülü kadınlar açısından ciddi bir garabet teşkil etmeye başladı. Çok uzağa gitmeye gerek yok, Beytepe Kampüsü’nü ele alırsak bu durumu ziyadesiyle tecrübe etmiş oluruz. Bazı fakültelerde rahatlıkla derslere girilirken bazı fakültelerin –Eğitim Fakültesi- neredeyse kapısından içeri dahi girilemeyeceği alenen ortada. Tam da bu noktada uzatılan her mikrofona ne kadar özgür, ne kadar insan merkezli bir kampüs oluşturduğunu söyleyen rektörün “bana dokunmayan yılan bin yaşasın”cı tavrı devreye giriyor. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek çok bölümde kısmen de olsa delinen yasak bazı bölümlerde ise şiddetini koruyarak devam etmekte. Misal olarak herkesin rahatlıkla girip çıktığı K salonundan bile çıkartılan başörtülü öğrencilerin olması tüm bu tutarsızlığı açıklamaya yeterli. Daha bir yıl öncesine kadar yemekhane ve kütüphanelere bile Ögb tarafından alınmıyorduk. Şimdilerde ise hâlâ daha yasakla beraber hocaların takındığı anlamsız ve hastalıklı tavırlarla uğraşıyor pek çoğumuz. Öyle ki yasak konusunda konuşmak için gidilen fakat hocaların kendilerini tanrısallaştırma süreçleri neticesinde bir ‘tapınak’ hâline getirdikleri odalarına kıyafetimizden dolayı alınmıyor; yine aynı hocaların rejim muhafızlıklarına kalkan olarak kullandıkları dersten bırakma, okul uzattırma, soruşturma açma gibi tehditlerine maruz kalıyoruz. İnançlarımıza ve ideolojilerimize her fırsatta ket vurmaya çalışılıyor; ‘örtük engelli, ikinci sınıf vatandaş’ gibi sıfatlarla “alçakça” vasfediliyoruz. Geçtiğimiz günlerde Edebiyat Fakültesi’ndeki başörtülü arkadaşlarımız bir bölüm başkanına ait ‘Mikrop gibi ürüyor musunuz siz?!’ hakaretine maruz kaldılar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şurada bir yıl öncesine kadar lavabo kapılarına asılan ‘Başörtüsü takıp çıkmak yasaktır!’ ilanlarıyla durdurulmaya çalışılırken şimdi bizlere hem lütuf gibi aksettirilen ama aslında öte yandan bir göz boyama olarak sunulan binalara ve dahasında sadece birinci katlara girme izni(!)ne tabi tutuluyoruz. Her gün ama her gün okul kapılarında, kıyılarda köşelerde egemen ideolojinin faşist baskılarıyla peruk, şapka takmaya; başörtüsünü çıkartmaya zorlanıyoruz. Bunlara rağmen hâlâ bizi mustazaf değil müstekbir olarak gören arkadaşlar tarafından da sloganlarla, afişlerle, sözlü saldırılarla yıldırılmaya, bazen de egemen yapının bizlere bir hediyesi(!) olarak aydınlatılmaya çalışılıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bütün bunların yanında ne yazık ki bu riyakâr, hastalıklı tavrı görmeyen, görmek istemeyen arkadaşlarımız da ilk sert bakışta geri adım atıyor direnişimizden. Korkutulan, farklı görüşlerin hâkimiyeti altında bulunan kardeşlerimiz istemeden de olsa elimizi bırakmış oluyor karşı duruşumuzda. Her şeye rağmen destek olandan da olmayandan da güç alarak, çoğalarak geliyoruz okul kapılarına ve –inşallah- çok da uzak olmayan zafer günümüzü konuşuyoruz!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-3809790945572575509?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/3809790945572575509/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2011/05/egemen-ckmaznda-basortusu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/3809790945572575509'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/3809790945572575509'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2011/05/egemen-ckmaznda-basortusu.html' title='Egemen Çıkmazında Başörtüsü'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-4477356950306887348</id><published>2011-04-26T01:52:00.000-07:00</published><updated>2011-04-26T01:52:04.719-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beytepe postası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sol'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettepe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ahmet Şık'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='düşünce ve ifade özgürlüğü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ACLU'/><title type='text'>Kavram Tartışmaları ve Birbirinden Kopmaz İki Kavram: Düşünce ve İfade Özgürlüğü</title><content type='html'>Cihan Eligüzel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünce ve ifade özgürlüğü şu sıralar çokça tartışılıyor. Sebebi ise Ergenekon operasyonları kapsamında Ahmet Şık ve Nedim Şener’in tutuklanması ve ‘İmamın Ordusu’ adlı basılmamış bir kitabın taslaklarına el konulması.  AB müzakereleri durdurma restini bile çekerken, hükümet bu tutuklamaların kendi beklentileri doğrultusunda gerçekleşmediğini tamamen yargının insiyatifiyle gerçekleştiğini belirtiyor. &lt;br /&gt;Tutuklananlar gazeteci, örgütsel doküman muamelesi gören de basılmamış bir kitap olunca kamuoyunu belirleyen aktörler tarafından sıkı bir düşünce ve ifade özgürlüğü tartışmasına girildi. Bu yazıyı yazma planım ise tamamen zamanlama olarak tesadüfî olarak denk geldi. Çünkü zihinlerimizde Düşünce ve İfade Özgürlüğü tartışmaları yaşanan son gelişmelerle ayyuka çıksa da, bu çıkış olsa olsa benim için bir iki yüzlülüğü ifade eder. Bu iki, birbirine sıkı sıkıya bağlı kavramın tartışılmasının popülerleşmesinden rahatsız olmuyorum elbette. Bir tarafta basın yayın özgürlüğünde ABD’nin bile ilerisinde olduğumuzu söyleyen bir Başbakan, öbür tarafta iğnenin ucu kendisine değince acıdan özgürlükçü kesilen kalemşörler… İkiyüzlülüğü belirtmekte yarar var. &lt;br /&gt;Bu yazının ana sebebi de bu zaten. Bu iki kavram sürekli olarak muktedirleri ve muhalifleri karşı karşıya getirir ve bu karşılaşmadan dolayı bir kavram karmaşası doğar. Muktedirle hesaplaşmaya çalışan muhalifin muktedirlik eğilimi ise bu karmaşanın esas gıdasını oluşturur.  Bugün muktedirden canı yanan muhalif , evvelce Musa Anter’in katledilmesinin akabinde Özgür Gündem Gazetesi’nin Diyarbakır ofisinde her çalışanının öldürüldüğünü o dönem umursamazdı bile. Örnekler çoğaltılabilir. Ancak yazıyı bu yönde derinleştirme niyetinde değilim. &lt;br /&gt;Düşünce ve İfade Özgürlüğü, insanlığın evrensel birikiminden yola çıkılarak belli başlı ulusal ve uluslar arası kaidelere aktarılmış ve bu tanımlarda uzlaşılmıştır.&lt;br /&gt;Birleşmiş Milletler Medeni ve Siyasi Haklara İlişkin Uluslar arası Sözleşme’nin 19. Maddesi’nde ifade özgürlüğü şöyle tanımlanmış:&lt;br /&gt;1. Herkes engel olmaksızın fikirlere sahip olmalıdır.&lt;br /&gt;2. Herkesin ifade özgürlüğü hakkı olmalıdır; bu hak, her türlü bilgi ve fikirleri sınır olmaksızın, sözlü, yazılı, basılmış, sanat ve yahut herhangi dilediği bir medya ortamıyla öğrenme, alma ve verme hakkıdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘Liberal Uzlaşı’ hemen akabinde üçüncü bölümde “ama” diyor kendine göre makul sebeplerle:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;3. 2'inci bölümdeki haklar özel haklar ve sorumluluklar getirir. Bu doğrultuda bazı limitler kanunlar tarafıyla uygulanabilir:&lt;br /&gt;• Başkalarının haklarına ve şöhretine saygı;&lt;br /&gt;• Ulusal güvenlik, halk düzeni, veyahutta halk sağlığı ve huzuru.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi de 10. maddesinde benzer ama daha detaylı ifadeler kullanır:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1. Herkes görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahiptir. Bu hak, kanaat özgürlüğü ile kamu otoritelerinin müdahalesi ve ülke sınırları söz konusu olmaksızın haber veya fikir almak ve vermek özgürlüğünü de içerir. Bu madde, devletlerin radyo, televizyon ve sinema işletmelerini bir izin rejimine bağlı tutmalarına engel değildir. &lt;br /&gt;2. Kullanılması görev ve sorumluluk yükleyen bu özgürlükler, demokratik bir toplumda, zorunlu tedbirler niteliğinde olarak, ulusal güvenliğin, toprak bütünlüğünün veya kamu emniyetinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın, başkalarının şöhret ve haklarının korunması, veya yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanması için yasayla öngörülen bazı biçim koşullarına, sınırlamalara ve yaptırımlara bağlanabilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İfade özgürlüğü ile ilgili kaide daha “amasız”, “fakatsız” kılınarak Amerika Birleşik Devletleri anayasasının birinci maddesini oluşturur ve 15 Aralık 1791 tarihinden beri yerini korumaktadır: &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Kongre herhangi bir dîni kurmak için, uygulamasını yasaklamak için,    ifâde ve basın özgürlüğünü ya da insanların barışçıl bir şekilde toplanmasını ve devlete acılarını anlatmasını kısıtlamak için kanun çıkartamaz."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devrimler ülkesi Fransa’da ise 26 Temmuz 1789’da yayımlanan İnsan ve Vatandaşlık Hakları Beyannamesi’nin 11. Maddesi şöyle der:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Düşüncelerin ve fikirlerin özgürce paylaşılması; insanın en mühim haklarından biridir: her vatandaş özgürce konuşmalı, yazmalı ve yayımlamalı; muhafaza etmeli (gerekliyse) kanunların sunduğu olanaklarda özgürlüğünün çiğnenmesine cevap vermelidir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uluslar arası sözleşmeleri kabul etmiş olan ve AB üyeliği için müzakerelerde bulunun Türkiye’nin bu konudaki tutumu oldukça ikirciklidir. İfade özgürlüğünün hangi şartlarda kısıtlanabileceğini düzenleyen 26. Madde, ifade özgürlüğünü güvence altına alan 25. Maddeden daha uzundur:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;25.  Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu maddeye müteakip AB reformları sürecinde bazı değişiklikler ve eklemeler yapıldıktan sonra;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;26. Bu hürriyetlerin kullanılması, millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir. Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani 25. Maddenin öngörülemeyen sonuçlarını 26. Madde karşılayamadığı zaman yeni bir kanunun çıkartılması da peşinen hükme bağlanmış durumda. Bir dönem yine çokça tartışılan ve can alan 301. Madde bu uygulamaya bir örnek olarak gösterilebilir. Bu durum genel bir karakterin, bir algılayışın yansıması. Anayasadan tutunda bir köy derneğinin tüzüğüne kadar sirayet etmiş bir durum: daha çok nelerin yapılamayacağı anlatılıyor bize. Sahip olunan hakların ise hangi koşulları yerine getirdikten sonra ircaa edileceği…  &lt;br /&gt;AMASIZ FAKATSIZ BİR TEZAHÜR BİR OLAY BİR VURGU&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1977 yılının bahar ayında NSPA (Amerikan Nazi Partisi) üyesi 35 kadar Nazi, Chicago’nun Skokie beldesinde bir yürüyüş düzenlemek istemektedir. Bu yürüyüş planını duyan Skokie beldesi ahalisi, ki bu ahali soykırım mağduru Yahudilerden oluşmaktadır büyük ölçüde, yürüyüşün iptali için mahkemeye başvurur ve mahkeme NSPA’nın yürüyüşünü iptal eder, yasaklar. NSPA üyeleri bu durumdan nemalanmak istercesine, Amerika’nın İHD’si sayılabilecek ACLU’ya (Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği) başvurur. ACLU, Amerikan kamuoyunda tutarlı bir şekilde mağduriyet savunucusu olarak bilinir ve NSPA’lılar bir şekilde bunu sınamak ister. Bu amaçla, en temel hakları olan toplantı ve yürüyüş yapma haklarının gasp edildiğini belirterek ACLU’den kendilerini savunmalarını ister. Bu talep dernek içinde büyük bir kargaşaya sebep olur. Ancak, Dostoyevski’nin deyimiyle iki kere iki beş tezahürü tartışmalardan galip gelir ve NSPA savunması üstlenilir. Savunu ABD anayasasının birinci maddesi olan düşünce ve ifade özgürlüğünün teminatı üzerinden yapılacaktır. Neticede dava NSPA-ACLU işbirliğinde kazanılır ve neo-naziler gamalı haç taşımamak karşılığında Skokie’de talep ettikleri yürüyüşü gerçekleştirirler. ACLU ise bu tutarlılığının bedelini 30 bin bağışçısını kaybederek öder.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu hikayeyi okuduğumda eleştirilebilir olmaktan çok ütopik bulmuştum. Evet, faşizmin ifade özgürlüğü konusunda ciddi teredütler ya da “ama”, “fakat”larım var. Ve bunlar haklı gerekçelere dayandığına dair itikatim tam… Ancak sürekli iki kere ikinin beş ettiği bir dünyanın hayalini kurmak biraz da ACLU’nun tutarlılığına sahip olmaktan geçer, diye düşünüyorum. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu açıdan bakıldığında Türkiye sağıyla soluyla sakat bir düşünce yapısına sahip. Özgürlüklerin koşulsuz savunulması gerektiği olaylarda bile sürekli ama ve fakatla başlayan argümanlar üretiliyor.  İktidar merkezli Muktedir/Muhalif çatışmasından kaynaklandığını düşünüyorum bu sürekli yeniden üretilişin. Tekrar tekrar detaya girmeyeceğim ama şunu da söylemeden rahat edemeyeceğim sanırım. Yine bu açıdan Hacettepe’de siyaset yapan alternatif, bir ülke, bir üniversite hatta bir hayat vaat etme iddiasında olan sol/sosyalist siyasetler, gençlik örgütleri de yeterinden fazla olarak amalar ve fakatlar üretmektedirler. Çünkü bu yapılanmaların birçoğu düşünce ve ifade özgürlüğünü koşulsuz savunusunu tezahür etmek yerine stratejik, politik taktiklerine göre bu iki birbirinden kopmaz kavram karşısında sürekli konumlanışlarını yeniden üretmektedirler.  Söylemsel olarak dilde bir devamlılıkları söz konusu olsa bile bir bütünlük arz etmedikleri belirtilebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Muktedir kurumların tavırları ise ayrı bir yazı, bir deşifrasyon gerektirirse de bunların hepsini sizlerin bildiğini varsayarak ve bu yazının yeterince uzadığını düşünerek yazıyı burada noktalıyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-4477356950306887348?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/4477356950306887348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2011/04/kavram-tartsmalar-ve-birbirinden-kopmaz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/4477356950306887348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/4477356950306887348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2011/04/kavram-tartsmalar-ve-birbirinden-kopmaz.html' title='Kavram Tartışmaları ve Birbirinden Kopmaz İki Kavram: Düşünce ve İfade Özgürlüğü'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-7208735047306457992</id><published>2011-04-26T01:11:00.000-07:00</published><updated>2011-04-26T01:11:50.497-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beytepe postası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Jimi Hendrix'/><title type='text'>Bir Direnişin Tarihi ve Şeytanın Müziği</title><content type='html'>Mesut Kaplan&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Blues, aslen Afrika kÖkenli bir mÜzik tÜrÜdÜr.Önceleri,köle ticaretinin baslamasiyla birlikte Amerikaya getirilen zenci kölelerin kendi kültürlerini koruyabilmek icin kullandiklari sosyal bir araç oldu. 1865 senesinde köleligin kaldirilmasiyla birlikte Amerikan toplumu icinde yankı buldu ve buradan da tüm dünyaya yayildi. Ortaya çıkış tarihi kesin olmamakla birlikte ilk zenci kölelerin Amerikaya ayak bastigi 1619 senesi, Blues'un dogum tarihi olarak kabul edilebilir. 1865 senesine kadar süren köle ticareti sonucunda Amerikadaki zenci nüfusu yaklasik olarak üç milyonu bulmustur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Amerikaya getirilen ilk köleler, Mississipi Nehrinin besledigi ve büyük pirinç tarlalarinin bulundugu New Orleans ve Memphis bölgelerine yerleştirildiler. Köleler tarlalarda calisirken bir yandan da hep bir agizdan şarki söylüyorlardi. Bu sarkilarin sözleri ise özellikle seçilmiş, özgürlügü, birligi, beraberligi ve ümidi asilayan, haksizliklari sorgulayan sözlerdi.Çiftlik sahipleri,bu özgürlük çirpinislarini bir nebze de olsa engellemek ve köleleri rahatlatmak icin Cumartesi geceleri eglence duzenlemelerine izin verdiler ama bu eglencelerde soylenen sarkilar ozgurluk cigliklarini daha da alevlendirdi. Boylece ilk blues besteleri ortaya cikiyordu. Ic savaşın sona ermesi ve köleligin kaldirilmasiyla birlikte, Amerikada yeniden yapilanma plani ortaya kondu fakat bu plan beyazlarin ırkçı davranislari nedeniyle bir sonuca ulasamadi. Bunun uzerine zenci halk yeni umutlar için kuzeye yöneldi. Bu göç sırasında Amerikaya gelen göçmenler ile kültür alişverişinde bulundular. Kimi zaman geleneklerinden, kimi zaman yasam bicimlerinden ama ozellikle muziklerinden etkilendiler. Kendi muziklerinde kullandiklari banjonun (ki kokeni Afrikadir) yaninda, Irlanda ve Iskoç göçmenlerden kemani, güneyli göçmenlerden ise mandolin ve gitari öğrendiler. Böylece zenci müziginde etkin hale gelecek gitarin tohumlari da atilmişoluyordu. 1890lara gelindiğinde ise gitar üretimi bir sektör haline gelmeye başlamıştı. Bu sektörün öncülüğünü de gitar üretimini halen sürdüren iki şirket yapmaktaydi: Orville GIBSON ve C.F. MARTIN şirketleri.Bu şirketler ileride ki blues dehalarının adını yükseltecek ve tek kapital ortamı yaratan neden olacaklardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1900lerin başina gelindiğinde zenci şarkıcılar ve söz yazarlari,özellikle Memphis sehrinde ortaya cikmaya baslamislardi. 1909 senesinde ise blues tarihi icin belki de ilk altin sayfa açiliyordu. Memphis sehrinin belediye başkan adaylarindan E.H. Crump, yeni yeni kurulmaya başlayan blues gruplarindan biri olan Handys Bandden secim propagandasinda kullanilmak üzere bir parca yazmalarini istemişti.Bu grubun yazdiği Mr. Crump isimli parca ile hem E.H. Crump başkanligi kazaniyor hem de Handys Band, Memphis Blues olgusunu geniş bir çevreye tanıtıyordu.&lt;br /&gt;Bu dönemi izleyen yıllarda, belirli bölgelerdeki müzisyenler,o yerlerin kültür ve etnik yaşantısından etkilenerek farklı blues türleri ortaya koymuşlardi. Yazilan parçalar esas olarak blues altyapısını kabul ediyor fakat özellikle gitaristlerin tekniklerinde bölgeye has bir farklılık göze çarpıyordu.Bir süre sonra ortaya çikan bu yeni türler de bölgelerinin ismiyle anılmaya başlayacaktı.Örneğin Memphis Blues, Delta Blues, Texas Blues gibi. Blues ile caz müziğin yakinlaşmaya başladiği 1930'lu yılların başlarında,ünü daha sonra tüm dünyaya yayilacak olan trompetçi Lois Armstrong, King Oliver Bande katiliyor ve gelecek yirmi yila damgasini vuracak bir müzisyenler böylece taninmaya başliyordu.Gelişen teknoloji ile birlikte blues etkisi de günden güne artiyor, yeni müzisyenlerin ortaya çikmasıyla tüm Amerikaya dalga halinde yayılıyordu.Bu dalgaya jump, boogie veya rhythm &amp; blues diyenler de vardi. Fakat kim ne derse desin, tek bir şey kesindi, kimse geriye bakmıyordu. Artık müzik alaninda gelişim ve yeni keşiflerin yapılma zamanıydı çünkü siyahiler artık nefes almaya başlamışlardı.Blues artık bir marka olmaya başlamış ve belkide siyahiler için tek yol olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1948 yılında Riley King isimli bir diskjokey, İLK ZENCİ RADYOSU olan WDIA Memphis ile anlaşıyor ve dört yıl sürecek bir radyo proğramı sunmaya başlıyordu. Bu program sayesinde dinleyicileri ona yeni bir isim takacaklardı: Blues Boy ya da kisaca B.B. KING. KİNG aslında sadece BLUES un simgesi değil özgürlüğün ve direnişinde sembolüydü.Bir zenci direnişin pasif-yavan yaşandığı baskıcı poltikalara karşı bir bakıma böyle gögüs germiş ve insan yerine konulmayan zenci halkın ilk radyosunu açtırmış ve kendisi programını yapmıştır.Irkçı olan beyazlar ise onu sadece hayranlıkla dinlemişlerdir.B.B KING zencilerin özğürlükte ki dönüm noktaları olmuştur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(Bu tarihler de II.DÜNYA SAVAŞI yaşanmaktadır veya etkisi devam etmektedir...)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;II. Dunya Savasi sonrasi Ingiltereden ayrılan Amerikan askerleri, beraberlerinde getirdikleri birçok blues albümünü burada bırakmışlardı.Geride kalan albümler Ingilizler tarafından ilgi görmeye başladi.Böylece BLUES dünyada yayılmaya ve etkileşimlerine başlamış bulunmaktaydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1967 li yılların başlarında,kendine herzaman asi çocuk denilen bir ZENCİ daha çığır aşacak,ileriki yıllarda adını sıkça duyacağımız ''Jimi Hendrix'' i tüm dünyaya duyuracaktı.JİMİ,çocukluğu sancılı geçen bir zenci çocuktu.Annesi o küçükken ölmüş ve babasıyla yaşayan,okulda zenci olduğu içiin hergün arkadaşları tarafından aşşalanan,öğretmenin de sevmediği asi bir çocuk karekterine büründürülmüştü adeta.Hendrix ortaokulu bitirmiş fakat Garfield Lisesi'nden mezun olamamıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hendrix 1960'li yıllarda gazetecilere verdiği bir demeçte: "İnsanlar orda ırkçıydılar, ben başarısız oldum çünkü siyahtım." dedi.&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;1967 yılında ki ilk konserinde BLUES müziğin adını yine bir ZENCİ hafızalara kazıyor,gitarI tÜm izleyicilerin ÖnÜnde alevler icinde kaliyor ve gitarini blues ateşinin emrine sunuyordu.O tek aşkı gitarına kıyıyor fakat blues sevgisinin kolay kolay sönmeyeceğini de ispat ediyordu. Evet dostlarim, bu ates belki bir gun sönecek ama henüz değil. Cünkü blues sevgisini, tekniğini, ekolünü gelecek nesillere taşiyacak birçok genç bluescu yetişmekte.Çünkü blues örgütlenmesi çok eski yıllara dayanan sevginin,aşkın,direnişin ve baş kaldırının ta kendisidir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BLUES SEVGİDİR.BLUES BAŞKADIR.BLUES BİR YAŞAM TARZIDIR.BLUES İYİDİR...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-7208735047306457992?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/7208735047306457992/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2011/04/bir-direnisin-tarihi-ve-seytann-muzigi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/7208735047306457992'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/7208735047306457992'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2011/04/bir-direnisin-tarihi-ve-seytann-muzigi.html' title='Bir Direnişin Tarihi ve Şeytanın Müziği'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-3496537854363317561</id><published>2011-04-26T01:02:00.000-07:00</published><updated>2011-04-26T01:12:28.694-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öğrenci değişim programı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beytepe postası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettepe Psikoloji'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Erasmus'/><title type='text'>Bir Maceradır Anlatalım Dedik; Kısaca Erasmus</title><content type='html'>Merve Deveci&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Nasıl oralar iyi mi?, eğitim nasıl daha iyi değil mi? Hocalar nasıl ? dersler nasıl? iyi içmişsindir sen çakkaal?" yurtdışından Erasmus değişiminden döndüğümden beri genelde" kilo almışsın"la beraber en çok verilen tepkiler bunlar oldu. Ben de herkes gibi gitmeden önce bunları da merak ediyordum kültürle beraber. Sonuçta Avrupa'nın belki de en gelişmiş ve güçlü ülkesi olan Almanya'dan bol bol yanıtla da döndüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle Erasmus için gitmek isteyenlere önerim; eğer akademik kaygılarınız varsa gittiğiniz ülkenin eğitim diline hakim olun ve baştan işi sıkı tutun derim. Sistem farklılıklarını önceden araştırın ve boşa düşmeyin. Örneğin ben biraz sonra bahsedeceğim sistem farklılıkları ve Almanca bilmememden dolayı pek başarılı olamadım tabi başarısızlığımın nedeni biraz da benim bir daha nerden geleceğim Erasmusa mantalitem de rol oynamıştır.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Seçeceğiniz ülkeden bağımsız olarak eğlenme, seyahat ve kültür tanıma gibi önemli erasmus öğelerinde başarılı olmanız tam olarak ordaki erasmus çevrenize bağlıdır, zaten muhtemelen zamanınızın çoğunu diğer Erasmus öğrencileriyle geçiriceksiniz ve size en çok katan şey bu olacak, bir çok kültür ve bakış açısı tanımak ufkunuzu ve vizyonunuzu en çok geliştiren şey olacaktır, özellikle insanla ilgili bir alanda çalışacak arkadaşlar için büyük fırsat. İnsanların aslında birbirinden hem ne kadar farklı hem de ne kadar aynı olduğunu bir daha ikna oldum Erasmusta. Birçok ülkeden, sadece Avrupadan da değil, Asya ve Latin Amerika'dan yurt daha doğrusu öğrenci evi arkadaşlarınız olur ve birlikte eğlenirken, muhabbet ederken veya bir konuda endişelenirken aslında gençliğin ne kadarda aynı olduğunu görmek güzel şey. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eğitime gelirsek; önceleri eğitim de diplom gibi bizimkine benzeyen ve muhtemelen bizim şuanki sistemimizi onlardan aldığımız versiyondan Avrupa Birliği kararlarından dolayı yakın geçmişte şu an ki sistemine geçmiş Almanya. 3 sene lisans + 2 sene yüksek lisans ile yürütülen bu sistem 3 sene ana eğitimin verilmesi öngörülüyor ve 2 senelik master dönemine kabul ise neredeyse lisansla aynı oranda bu yüzden insanlar bu konuda zorluk çekmiyorlar ve mesleklerine daha yetkin bir şekilde başlıyorlar. Zaten 3+2 yani 5 senelik eğitim neredeyse standart olarak tüm öğrenciler tarafından tamamlanıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Derslere gelirsek bir psikoloji öğrencisi olarak masterdan aldığım bir çok dersi de görünce Türkiye den daha kolay olduğunu söyleyebilirim. Zaten ağır bir ezberden ziyade bilgiye ulaşmayı öğretmeyi kavramış olmalılar. Dersler vorlesung denilen bizim genel derslerimize benzeyen dersler ve o derslerin altkonularına ya da daha spesifik alanlarına dair Seminar , yani öğrencilerin aktif bir şekilde sunum yaparak yürütülen dersler. Benim en zorlandığım nokta ise dayatılmaya alışkın bir insan olarak vize olmamasıydı dolayısıyla derslere finallere kadar hiç çalışmadım ve tabi alman disiplini böyle birşeyi muhtemelen öngöremezdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrenci olarak orada ulaşabileceğiniz kaynak ve olanak buradan çok daha iyi, hertürlü araç gereç, kitap, makale, vb., bir öğrenci olarak aktif olmak istediğinizde, hem derslerde hem de sosyal meselelerde , çektiğiniz bir sıkıntı yok aksine destek var. Okulda 5 ay kalacak bir öğrenci olarak öğrenci konseyi seçiminde oy verme hakkımın olması veya sınav için gerekli olan 60 euroluk bir kitabı kütüphaneden hemen temin edebilip çalışabilmem, okulda parti yapılması ya da herhangi bir fikre dair broşür dağıtılması gibi bir çok açıdan örnek verilebilir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hoşuma gitmeyen kısımlar da vardı elbet; Almanya'nın psikolojiye bile getirdiği mühendisvari bakış, aşırı maddeye indirgemesi benim orada olası bir şekilde eğitimime devam etme şansım olsa bile muhtemelen gitmeyeceğim bir ortam yarattı. Bilim olduğunu kanıtlamak adına bu kadar biyolojiye indirgenen bir psikoloji anlayışı bana çok mantıklı gelmedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Erasmus öğrencisi olarak bir yandan da asgari ücreti bizim hayaledemeyeceğimiz bir düzeyde olan bu ülkede gariban hayatı yaşamak gibi bir durumda var. Özellikle ailenize çok fazla yük olmak istemiyorsanız bayağı dikkat etmeniz gerekiyor, tabi yine de başka ülkeler görmekten geri kalmayarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonuca gelirsek, özellikle farklı kültürler tanımak ve bunlarla birlikte yaşamanın kendine birşeyler katacağına inanan arkadaşlar için değişim programları çok büyük bir fırsat.  Çünkü görmeden, bir kere bile konuşmadan edindiğimiz o milletlere dair önyargılar en iyi ; görerek, tanışarak, konuşarak yıkılıyor. Belki de önyargının ülkemizi parçaladığı günlerde, bunun önemini kavramak daha önemli.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-3496537854363317561?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/3496537854363317561/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2011/04/bir-maceradr-anlatalm-dedik-ksaca.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/3496537854363317561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/3496537854363317561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2011/04/bir-maceradr-anlatalm-dedik-ksaca.html' title='Bir Maceradır Anlatalım Dedik; Kısaca Erasmus'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-1327920222694414523</id><published>2011-03-24T12:58:00.000-07:00</published><updated>2011-03-24T13:03:43.692-07:00</updated><title type='text'>Tekzip ve Özür</title><content type='html'>Az evvel Beytepe Postası olarak geçtiğimiz 'Sosyoloji Günleri Öncesi Rektörlükten Skandal İptal' başlıklı haberimiz tam olarak doğrulanamadığı için yayından kaldırdık. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu elzem yanlışımızdan dolayı başta Sosyoloji Günleri'ne ev sahipliği yapacak olan öğrenci arkadaşlarımız olmak üzere ilgili tüm kurumlardan Beytepe Postası Gazetesi olarak özür diliyoruz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-1327920222694414523?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/1327920222694414523/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2011/03/tekzip-ve-ozur.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/1327920222694414523'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/1327920222694414523'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2011/03/tekzip-ve-ozur.html' title='Tekzip ve Özür'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-661975247475384491</id><published>2011-01-25T04:16:00.000-08:00</published><updated>2011-01-25T09:23:22.020-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uğur Erdener'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gaz bombası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='yumurtalı eylem'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öğrenci olayları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettepe&apos;de polis baskını'/><title type='text'>Adalet yerni buldu: 71 öğrenci beraat etti</title><content type='html'>Ankara 6. Asliye Ceza Mahkemesi, 26 Ekim 2009 günü çıkan olaylarla ilgili olarak yargılanan 71 öğrenci hakkında beraat kararı verdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir buçuk yıl önce yaşanan olaylarda TKP üyesi öğrenciler tarafından Hazırlık Binası önünde açılan gazete standına önce özel güvenlik birimleri müdahale etmiş, yüzlerce öğrencinin standı koruması üzerine Bilkent kapısında hazır bekletilen yüzlerce çevik kuvvet polisi okula girerek kütüphaneye sığınan 69 öğrenciyi gözaltına almıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olayların ardından valilik ve emniyet müdürlüğü direktifleriyle okul yönetimi 100e yakın öğrenci hakkında soruşturma açmış, 7 öğrenciye 1 dönem, 2 öğrenciye 2 dönem uzaklaştırma ve 1 öğrenciye de okuldan atılma cezası vermişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Savcılığın hazırladığı iddianameye göre bir polis memurunun yaralanması, sivil polis görevlilerinin kameralarının kırılması, kamu malına zarar ve eğitim-öğretimin engellemesi gibi iddialarla suçlanan 71 öğrenci hakkında 1 ile 3 yıl arası hapis cezası ve 13.500 lira tazminat istenmişti. Mahkeme heyetinin beraat kararının ardından aynı iddialarla okul yönetimi tarafından uzaklaştırılan ve atılan öğrencilerin birbiri ardına tazminat davaları açması bekleniyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-661975247475384491?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/661975247475384491/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2011/01/adalet-yerni-buldu-71-ogrenci-beraat.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/661975247475384491'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/661975247475384491'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2011/01/adalet-yerni-buldu-71-ogrenci-beraat.html' title='Adalet yerni buldu: 71 öğrenci beraat etti'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-6509539505383080189</id><published>2011-01-06T23:47:00.000-08:00</published><updated>2011-01-06T23:49:11.793-08:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öğrenci konseyi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beytepe postası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çankaya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='tazyikli su'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='burak bahadır'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öğrenci olayları'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='odtü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='orantısız güç'/><title type='text'>Çankaya'ya çıkan ÖTK hangi talepleri iletti?</title><content type='html'>Kıta Avrupası'nda olmak üzere son üç dört yıldır öğrenciler var olan haklarını korumak, kaybettiklerini geri almak için sürekli eylemlilikler düzenliyor, üniversiteyi  hocalarıyla birlikte boykot ediyorlar. Kendi haklarının mücadelesi ile de yetinmeyip, 2009 krizinin vurduğu Avrupalı emekçilerin grevlerine destek veriyor, mitinglerde en ön saflarda yer alıyorlar. 2010 yılı, onlar için eylem yılıydı. Hatta bazı çevreler bu hareketliliği 68'in geri dönüşü olarak ilan etti.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bizim ülkemizde de üniversite gençliğinin Avrupalı dönemdaşlarından pek geri kalır yanı yoktu. İkinci Dolmabahçe seferi ile de artık toplum ve medya da tüm bu olan bitenlere kayıtsız kalamadı -hoş gerçi herkes tuttuğunu bulandırdı ya-. En azından kimi gazeteciler ve aydınlar(!) bu öğrenciler ne istiyor acaba, diye sordu -hoş gerçi herkes soruşturduğunu bulandırdı ya-. Ancak başta Başbakan olmak üzere, AB müzakerelerinden sorumlu Devlet Bakanı ve akabinde erkanı, eylemci öğrencilerin hangi yasadışı örgütlerle bağlantılı olduğunu belgeleriyle bildiklerini ifade ederek öğrencilerin darbeye zemin hazırlamak için kullanıldığını ifade ettiler -Kümes Harekatı başlamadan çökertilmişti yani-.  &lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Son olarak ODTÜ... 50 Polis otobüsü, yüzlerce çevik kuvvet polisi, onlarca panzer bir üniversitenin girişini kuşatmış, darbe duyurusu için TRT Ankara Radyosu'nu işgale giden pardon, AKP Genel Merkezi'nin önüne yürümek isteyen 500 kadar öğrenciyi üniversite giriş kapısında kuşatmış,(bir arkadaşımın olayı özetleyen iletisinden alıntı yaparak ve bu alıntıyı geliştirerek) günahkar, cenabet, muhtemel anarşist/terörist adaylarını gusul abdesti aldırmıştı.&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;Bu toplu abdest alma töreninden sonra Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, öğrenci temsilcileriyle toplantı yapacağını duyurdu. Biz, saniselerle ölçülecek kısa bir süre kim bu temsilciler şaşkınlığına düştükten sonra, çağırılanların  ne zaman seçildiğinden bile haberdar olmadığımız ÖTK Başkanları olduğunu hemen anladık. Bizi temsilen de Hacettepe Üniversitesi Öğrenci Temsilcileri Konseyi katıldı Cumhurbaşkanının toplantısına. Muhtemelen ÖTK'yı temsilen de Sayın Burak Bahadır katıldı toplantıya. Lafı uzatıp öğrenciler temsilcileri kimdir, tartışmasına girmeden Beytepe Postası olarak en azından şu soruyu sormak istiyoruz Başkan'a: Sayın Burak Bahadır,  tüm samimiyetimizle merak ediyoruz. Ne söylediniz? Hangi sorunlarımızı dile getirdiniz? ÖTK seçim yönetmeliğinin, YÖK disiplin yönetmeliğinin ve üniversite yönetim şeklinin ne kadar anti demokratik bir yapıda olduğunu ilettiniz mi? Öğrenciler olarak okulun geleceği hakkında hiçbir söz hakkına sahip olmadığını ilettiniz mi? Okulumuzun duvarlarına afiş asmanın, sokaklarına stand açmanın yasak olduğunu ilettiniz mi? Bir öğrenci kulubünün açılmasının bürokratik engellemeler yüzünden yıllar sürdüğünü ilettiniz mi?  Gerçekten çok merak ediyoruz... Ne söylediniz Allah aşkına!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-6509539505383080189?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/6509539505383080189/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2011/01/cankayaya-ckan-otk-hangi-talepleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/6509539505383080189'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/6509539505383080189'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2011/01/cankayaya-ckan-otk-hangi-talepleri.html' title='Çankaya&apos;ya çıkan ÖTK hangi talepleri iletti?'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-2797622457612629204</id><published>2010-08-25T11:28:00.000-07:00</published><updated>2010-08-25T11:29:58.982-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettepe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Beytepe Kampusu'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yıldız Anfi'/><title type='text'>YÖK'süz Anayasa değişikliği tartışmaları...</title><content type='html'>12 Eylül referandumuna şunun şurasında ne kaldı? Tartışmalar bana 'milenyum' saçmalığını hatırlatıyor. 1999 yılıydı ve 2000 yılı ile birlikte hayatlarımıza sihirli değnek değecek, jetgiller gibi yaşayacaktık, Kadıköy'den Karaköy'e ışınlanacaktık. Olmadı. Hala Tünel'e jeton atıyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anayasa tartışmaları üç blok etrafında yürüyor ve aslında her ne kadar üç blok olsa da tartışmalar meydanlarda maddeler üzerinden değil de 'yandaş' ve 'candaş' medya üzerinden havuzlu-kooperatifli-boylu-poslu şeklinde yürüyor. İki 'taraf' da az buçuk içerik tartışmaya kalksa bu yaz sıcağında vatanseverliğin doruklarından demokrasinin kırlarına doğru serin bir yolculuğa çıkarıyor bizleri... Yani Alice serinlikler diyarında... EVET de çıksa HAYIR da çıksa 13 Eylül sabahı Çarli'nin çikolata fabrikasında hissedar olacağız hepimiz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Daha önce, 26 Ekim olayları için, koca koca akademisyenlerin işini gücünü bırakıp, komisyonlar kurup 96 Beytepeli'yi günlerce sorguya çekip, tam final arifesinde, finallere de girmeyecekleri şekilde 7'sine 6 ay, 2'sine 1 yıl ve 1 öğrenciye de okuldan atılma cezalarını yağdırdığı süreçte de Anayasa Değişikliği Paketini gündeme getirmiştik YÖK Disiplin Yönetmeliği ekseninde... Demiştik ki 'Peki bizim anayasamız (TCK'mız) olan öğrenci disiplin yönetmeliğimiz ne olacak?'. Görünen o ki  bir süre daha YÖK'lü demokratikleşmeye devam edeceğiz. Bir iki kez anamuhalefet partisi lideri cılız bir şekilde YÖK'ü kaldıracağız, dedi ve bir iki kez de iktidara hani YÖK'ü kaldıracaktın, dedi ama bu itirazlar havuzlu villalar kadar para etmiyor, pardon, oya dönüşmüyor.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Keşke başta kendi ÖTK'mız olmak üzere, demokratik gençlik örgütleri, öğrenci dernekleri, mezun öğrenci dernekleri, öğretim üyesi dernekleri, eğitim sendikaları bu tartışmalara, 12 Eylül Faşizminin YÖK üzerinden üniversiteler üzerinde kurduğu ve hala devam eden vesayetini konu etselerdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oylanacak Anayasa değişikliği paketinde yok yok. 'Hür demokratik parlementer sistem'de üniversiteler ise biraz daha oyalanacak. Kenan Paşa'nın göz bebeği YÖK ve onun ceza yönetmeliği olduğu yerde duruyor ve bu ülke, bu 12 Eylül'de biraz daha demokratikleşecek. Daha bilimsel ve daha özerk üniversite isteyenler ise biraz daha üniversitelerin tam göbeğinde fişlenecek, yargılanacak, uzaklaştırılacak gerekirse joplanacak, gazlanacak... Üstelik bunlar artık daha 'demokratik' ya da 'sivil diktatörlük tehlikesini atlatmış' bir ülkenin başkentindeki ve dört bir yanındaki üniversitelerin hepsinde yaşanacak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Görünen o ki, önümüzdeki sene 'Nerde Kalmıştık?' diye bir başlık atıp kaldığımız yerden aynı şeyleri epeyi bir zaman söylemeye devam edeceğiz anlaşılan.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-2797622457612629204?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/2797622457612629204/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/08/yoksuz-anayasa-degisikligi-tartsmalar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/2797622457612629204'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/2797622457612629204'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/08/yoksuz-anayasa-degisikligi-tartsmalar.html' title='YÖK&apos;süz Anayasa değişikliği tartışmaları...'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-6851716795183298035</id><published>2010-06-03T12:23:00.000-07:00</published><updated>2010-06-03T12:24:17.869-07:00</updated><title type='text'>Beytepe Postası Gazetesi yıllık değerlendirme yazısı</title><content type='html'>Merhaba Sevgili Beytepeliler,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Finaller biterken, dolayısıyla birçoğumuz için okul kapanırken klişe sözlere çok da yer vermeden gazetemizin bir yıllık serüveni hakkında değerlendirmemizi sizlerle paylaşmak istiyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kısıtlı olanaklarımızla bu sene çıkarttığımız 6 sayı ile Beytepe'nin gündemini, yaşananları tartışmaya açtık. Tartışmaya açtık diyoruz çünkü genellikle gündeme taşıdığımız olaylar hakkında zaten takipçilerimizin birçoğunun haberi, bilgisi vs... vardı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beytepe Postası Gazetesi olarak ise bizim yapmak istediğimiz sadece haberi sunmak değil aynı zamanda olaya dair bir bakış açısı kazandırmayı, "hiç yoksa bir de burdan bakın olaya" durumunu yaratmayı başarmaktı. Sene başında polisin okula girip onlarca öğrenciyi göz altına alması haberimizde de, gerilimli ÖTK seçim sürecini yansıttığımız röportaj haberlerimizde de, şenliklerde yaşanan Serdar Ortaç protestosunu aktarırken de hep bu şekilde yaklaşmayı amaçladık niyetten bağımsız hatalarımızla birlikte.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu anlamda Beytepe Postası Gazetesi gönüllüleri olarak bir amacımız kampüsteki demokratik fikir telakkisi ve tartışma ortamını güçlendirmek ise diğer bir amacımız ise bağımsız; ancak öğrencinin tam çıkarlarını gözetmek hususunda taraflı bir medya ağını örmek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birinci amaca yönelik kısım kuşkusuzki çok sesliliği, çok sesliliği korumak ise ön koşullanmalara saplanmamayı gerektiriyor. "Öyle" düşünenlerle "Böyle" düşünenler neden öyle ve böyle düşündüklerini konuşmaları gerekiyor bizce ve Beytepe Postası Gazetesi bu amacın aracı olmayı hedeflemektedir. -Unutmadan ekleyelim: Tabiki "'ÖyleBöyle"' düşünenlerin gazetesi olmayacak Beytepe Postası.-&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci kısımdan kastettiğimiz ise; kimseye hesap vermemek ve hiçbir grubun, yapılanmanın, odaklanmanın çıkarına hareket etmemektir. Kendimizi sorumlu hissettiğimiz tek düşünce öğrencinin tam lehinde özgür üniversite... Yani söz söyleme, fikir üretme ve eyleme özgürlüğünün sağlandığı, tiyatro topluluğuna Mehmet Akif Salonu'nun verildiği, dağcılık klubüne ödenek sağlandığı vs... öğrenci topluluklarının etkinliklerinin kısıtlanmadığı, yurtların 300-500 lira olmadığı, bol oturaklı kantinlerin kapatılıp yerine büfelerin açılmadığı, saçma sapan sebeplerle öğrencilerin okuldan ceza almadığı bir üniversite...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İkinci kısıma yönelik yani hedeflediğimiz bağımsız öğrenci medyası konusundaki eksikliklerimiz ise teknik meselelerden kaynaklanıyor. Facebooktaki grubumuz bu eksikliğe yönelik. Bu anlamda yeni bir websitesini de en kısa zamanda yayına sokmak amaçlarımız arasında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diğer yandan da üniversitedeki fanzin ve yayın çevreleriyle iletişime geçmek, bu yayınların daha geniş çevrelere ulaşması için dayanışmak, tanıtmak da temel ilkelerimizden biri.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eksikliklerimizden bir diğeri de gazetemizi söz verdiğimiz üzere düzenli aralıklarla yayımlayamamak. Bu problemi de seneye bize katılacak yeni Beytepe Postası gönüllüleriyle çözebileceğimizi umuyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kampüs hayatına yön ve renk veren herkesle diyaloğa ve birlikte bir şeyler yapmaya hazırız. Eksikliklerimizin bilincindeyiz ve fikirlerimiz konusunda kafalarımız oldukça net. Sizlerinde desteğiyle Beytepe Postası'nı daha üst noktalara taşıyacağız. Şimdiden bu uzun ve göz yorucu yazı için sizlerden özür diliyoruz. Sıkıntısız ve mutlu bir yaz tatili geçirmeniz dileğiyle... Şimdilik hoşça kalın.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-6851716795183298035?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/6851716795183298035/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/06/beytepe-postas-gazetesi-yllk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/6851716795183298035'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/6851716795183298035'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/06/beytepe-postas-gazetesi-yllk.html' title='Beytepe Postası Gazetesi yıllık değerlendirme yazısı'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-4686016150335146392</id><published>2010-05-28T07:37:00.000-07:00</published><updated>2010-05-28T07:55:20.705-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Uğur Erdener'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='EGO'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Soruşturma'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettepe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Halepçe'/><title type='text'>'Sözde' ben bir öğrenci olmaya geldim</title><content type='html'>Mayıs ayı adeta öğrenci kıyım ayı oldu. Bilimsel çalışmalarından çok ulusal basında öğrencilerine açtığı soruşturmalarla gündeme gelen Hacettepe Üniversitesi'nde ilk olarak 26 Ekim 2009 günü gazete standına saldıran polis ve özel güvenlik görevlilerine karşı koyan 90 kadar öğrenciye soruşturma açıldı, sonra Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Melih Gökçek'in geri aldırdığı EGO indirimini protesto ederek kampusteki otobüslere öğrenci arkadaşlarını bedavaya bindiren Öğrenci Kolektifleri üyesi öğrencileri hem polise gözaltına aldırıp hem soruşturma açıldı. Tabi bununla bitmedi soruşturma merakı: 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü çalışması yapan öğrencilere "çalgı çalmaktan ve müzik dinlemekten", 16 Mart'ta Saddam Hüseyin'in gerçekleştirdiği "sözde(!)" Halepçe Katliamı'nda ölenleri anmaktan, 18 Mart'ta yapılan Newroz/Nevruz kutlamasına katılan öğrencilere "asfaltı yakmaktan" soruşturma açıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;UZAKLAŞTIRMA VE OKULDAN ATMA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;200'ün üzerinde açıldığı tahmin edilen soruşturmaların yanında, okul yönetimi öğrencilerinin ailelerine de bir mektup göndererek "çocuklarını adam etmesini" istedi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olarak 26 Ekim olaylarından dolayı 8 öğrenciye bir dönem, 1 öğrenciye iki dönem ve 1 öğrenciye yükseköğretim kurumlarından atılma cezası verildi. Cezalar için 6 ay beklenerek final öncesi son Cuma açıklandı ve birer dönem uzaklaştırma alan öğrenciler final haftasından itibaren okula alınmayarak fiilen cezaları iki döneme çıkartıldı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzaklaştırma cezalarını final haftasından itibaren uygulamaya koyan üniversite yönetiminin bu tavrı idari mahkemeden dönüp dönmeyeceği açılacak karşı davalar sonucunda belli olacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-4686016150335146392?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/4686016150335146392/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/05/sozde-ben-bir-ogrenci-olmaya-geldim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/4686016150335146392'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/4686016150335146392'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/05/sozde-ben-bir-ogrenci-olmaya-geldim.html' title='&apos;Sözde&apos; ben bir öğrenci olmaya geldim'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-1905795996590554298</id><published>2010-05-24T15:02:00.000-07:00</published><updated>2010-05-24T15:04:49.625-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YEŞİLLER PARTİSİ'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='KREDİ YURTLAR KURUMU'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettepe'/><title type='text'>Hacettepe ne olur bizi balkabağına çevirme</title><content type='html'>SERHAT ERTUĞRUL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacettepe Üniversitesi’ne bağlı er-kek ve kız yurtlarının cuma ve cu-martesi yurtlara giriş saatinin gece  2 ‘den 12’ye alınması yurt öğrencileri tarafından protesto edildi.    &lt;br /&gt;                                                 &lt;br /&gt;Kampüste "Külkedisi" adlı bir masal oyunu tekrardan gösterime girdi, ama bu sefer ne ortada balkabağına dönüşecek araba ne de camdan ayakkabı var bu sefer öğrenciler var. Yurt öğrencileri bu sokağa çıkma yasağı politikasını ;yurt yönetimine karşı gerçekleştirdikleri ‘’sivil itaat-sizlik’’eylemleri ile yurtlara geç gire-rek  protesto ediyorlar.  Ve bir yan-dan ‘’Özgür kampüs istiyoruz"; "Yurtlar uyuma haklarına sahip çık"; "Susma sustukça sıra sana gelecek", "Oradan bakma aşağıya gel!" ‘’Müşteri değil öğrenciyiz" sloganlarıyla haklarını arıyorlar. &lt;br /&gt;                                                  &lt;br /&gt;Ama öğrenci hareketlerinin temeli birbirinden uzak değildir.Çünkü ‘’öğrenci’’ sistem tarafından sürekli şekil verilmeye uygun ‘’hamur ‘’gibi muamele görür ama öğrenciler daima gereken cevabı verir…  2 ay önce aynı eylemi evet aynı eylemi Tayvan’da Ulusal Koahsiung Normak Üniversitesi Öğrencileri (‘’Stu-dents of the National Kaohsiung Normal University (NKNU))’ tarafından gerçekleştirildi ve yine bunda50 yıl önce Amerika Birleşik Devletleri’nin bir çok konuda siyasetini de ğişterecek 68 kuşağı öğrenci hare-ketlerinin temeli Kaliforniya, Berke-ley Üniversitesi’nde yine aynı yurt sorunları üzerinden başlayan eylemlilikleri gerçekleştiren; haklarına sa-hip çıkan öğrenciler tarafından atıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eylem sırasında yurt öğrencisi arkadaşlarımızdan biri Beytepe Posta-sı’na şunları dile getirdiler: Dışarda ‘’yetişkin bir birey ‘’olarak muamele görüp kampüs içerisinde ise gözet-lemelere; turnikelere; kameralara ,hatta hangi konuyu tartışıp tartışa-mayacağımıza dair kısıtlamalar ge-tirilip apoliteze edilmemiz ,bunları ‘’aştığımızda’’ da; ’’velilerimize’’ şikayet edilip çoçuk muamelesi gör-memiz yetmezmiş gibi bu sefer de giriş saatlerine kısıtlamalar getiril-mesi bizleri çileden çıkardı.’’dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yurt yönetimi bu sefer diğer kız kar-deşleri  Rektörlük ve SKS ile ‘’Mo-dern Külkedileri’’nin isteklerine kar-şı artık kulak tıkayamayacaklarını hep birlikte göreceğiz...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-1905795996590554298?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/1905795996590554298/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/05/hacettepe-ne-olur-bizi-balkabagna.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/1905795996590554298'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/1905795996590554298'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/05/hacettepe-ne-olur-bizi-balkabagna.html' title='Hacettepe ne olur bizi balkabağına çevirme'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-4007736501538073158</id><published>2010-05-24T14:56:00.000-07:00</published><updated>2010-05-24T15:01:09.536-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettepe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Referandum'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='CHP'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Anayasa'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='AKP'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='YÖK'/><title type='text'>Bizim Anayasamız olan Öğrenci Disiplin Yönetmeliği ne olacak?</title><content type='html'>CİHAN ELİGÜZEL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gündem anayasa değişikliği…  iktidar ve muhalefet evetçiler ve hayırcılar olarak bölünmüş, içerikten uzak kaotik bir tartışma ortamı devam etmekte Muhalefet, bu değişiklik paketiyle “rejimin son kalesi” yargının düşürülmeye çalıştığını iddia etmekte, iktidar ise zaten siyasallaşmış yargının bu yolla bağımsız bir niteliğe sahipolacağınısöylemekte.                                                                                                                                              Özünde demokratikleşme niyeti ve hedefi olmayan bu değişiklik paketi, aslında kısmi olarak sendikal hakları genişletmesi açısından önemli. Ancak tasarıda memurlara toplu sözleşme hakkı tanınsa da hala grev hakkı tanınmıyor. Yargıdaki ikililiğe (Askeri ve sivil yargı) son verilmiyor. Seçim barajı düşürülmüyor, dokunulmazlıklar kalkmıyor…  YAŞ kararlarının itiraza açık hale getirilmesi, savaş hali dışında sivillerin sadece sivil mahkemelerde yargılana-bilecek olması iyi; ancak en temelinde 12 Eylül’ün ürünü olan mevcut anayasanın ruhunda temel bir değişiklik olmayacak.                                                                        &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelgelelim bizim anayasamız sayılabileceği gibi aslında doğrudan TCK’mız (Türk Ceza Kanunu) olan Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’ne…  Anayasa ile aynı dönemin ürünü. 12 Eylül cuntacıları zaten toplumda çeşitli katmanlardan örgütlülüğü ve bilinçliliği temsil eden dört ana alanda iğdiş etme operasyonu gerçekleştirmişti. Bu alanlardan bir tanesi de üniversitelerdi. Üniversitelerde bir taraftan 1402 Sayılı Karar ile akademisyen kıyımı yapılırken diğer taraftan da “haylaz” öğrencileri hizaya sokmak için de TSK Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinden devşirilerek YÖK  Öğrenci Disiplin Yönetmeliği yürürlüğe sokulmaktaydı. Değişen zaman, şartlar ve ülke gündemiyle birlikte bu yönetmeliğin de artık değiştirilmesi gerektiği, eğer illaki olacaksa öğren-cilerin daha özgürlükçü bir yönetmeliğe tabi tutulması gerektiğini eğer illaki olacaksa öğrencilerin daha özgürlükçü bir yönetmeliğe tabi tutulması gerektiğini, en azından bu gerçekliği tartışmaya açmak gerektiğini düşünüyorum.   YÖK Öğrenci Disiplin Yönetmeliği de bir nevi bizim ana yasamız sayılır ve özü de tıpkı 82 Anayasası’nın özü gibi yasakçı ve korumacıdır. Bu özün yansıması, metin incelendiği zaman çok rahat görülebiliyor.&lt;br /&gt;                                                                       &lt;br /&gt;Disiplin cezaları dört başlıkta toplanmış: Uyarı, Kınama, bir haftadan bir aya ve yıla olmak üzere uzaklaştırma ve yükseköğretim kurumlarından atılma…  Bu başlıkların bentleri birbirlerinin benzeri olmakla birlikte bir sonraki bir öncekini kapsayacak şekilde düzenlenmiş. Yani disiplin soruşturmacılarının en üst düzeyden cezalar vermesi teşvik edilmiş. &lt;br /&gt;                                                                        &lt;br /&gt;Kınama, uzaklaştırma ve atılma maddelerinde ceza verilmesi öngörülen disiplin suçları arasında en yaygın ve bas-kın “suç” olarak siyasi faaliyetler tanımlanmış. Siyasi faaliyetlerde bulunmak, yükseköğretim kurumu duvarlarına siyasi içerikli afişler, duyurular asmak, resimler çizmek, si-yasi dernek faaliyetleri yürütmek, izinsiz toplantılar almak, yükseköğretim kurumları yöneticilerinin kararlarına karşı faaliyetlerde bulunmak gibi davranışlar doğrudan suç un-suru olarak görülmüş.&lt;br /&gt;                                                                       &lt;br /&gt;İlginç değildir ki, Türkiye’de devlet otoritesini yeniden sağlamak iddiasıyla yönetime el koyduklarını söyleyen cuntacıların bu mantığı Öğrenci Disiplin Yönetmeliğine de aynen yansımıştır. Siyasi suçlardan sonra kendine en çok yer bulan ceza gerektiren suç tanımlaması olarak “törenleri engelleyici tutum ve davranışlar” yer almış. Unutmadan ekleyelim, kopya çekmek de okuldan atılma sebebi…&lt;br /&gt;                                                                                 Uyarı cezaları dışında kalan kınama, uzaklaştırma ve atılma cezalarına ise üniversite içinde itiraz etme yolları kapatılmış ve sadece idari mahkeme yolu açık bırakılmış.                                                                          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yani neresinden tutsanız elinizde kalacak bir yönetmelik… Hala yürürlükte. 26 Ekim 2009 günü okulumuzda yaşanan polis müdahalesinin, kafalarımızda patlayan gaz bombalarının, 69 Beytepeli’nin gözaltına alınmasının sebebi de işte  bu metin. Çünkü bu metne göre, Kızılay’da ki kitapevlerinde devlet izinli satılan yayınların, yükseköğretim kurumlarında dağıtılması, okutulması yasak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu yönetmelik üniversiteliye benim izin verdiğim ölçülerde düşün, diyor. Aslında düşünme, siyaset yapma, hak talep etme, ülke gündemine dair söz söyleme diyor.&lt;br /&gt;                                                                                  Bugün de kampus hayatımıza baktığımızda birkaç demokratik gençlik örgütünün faaliyetleri dışında, öğrencilerin söz söyleyebileceği, düşünsel kültürel alanda kendini geliştirebileceği, hak talep edebileceği kanallar olması gereken başta ÖTK ve öğrenci klüplerinin yetersizliği, işlevsizliği yeterince göz önünde değil midir?  Sözde özerk olan ama gerçekten bundan yoksun olan üniversitelerimizin daha demokratik ve daha özerk bir yapıya sahip olması için başta yükseköğretim kanunu ve YÖK’ün yapısı olmak üzere, tüm yükseköğretim sisteminin ve bu arada özellikle de Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin radikal bir değişime tabi tutulması zorunludur.&lt;br /&gt;                                                                         &lt;br /&gt;Şunu yapma, böyle davranma diyen bir yönetmelik yerine öğrencinin söz söyleme hakkını en geniş ölçütlerde tanımlayan, üniversite içi demokratik kamuoyunu sağlayacak örgütlenme özgürlüğünü tanıyan (öğrenci topluluklarını alanlarında faaliyet yürütmeye teşvik eden, maddi olanaklar sağlayan, yeni kulüplerin kuruluşundaki bürokratik engelleri kaldıran, ÖTK yönetim kurulu üyesi olmak için herhangi bir disiplin suçu işlememe ön koşulunu kaldıran ve ÖTK’ya üniversite yönetiminde söz hakkı veren, yasal demokratik örgütlenmelerin faaliyetlerine engel olmayan) tarzda yeniden düzenlenmelidir. Ancak böyle bir durumda gerçekten özerk ve demokratik bir üniversite varlığından söz edilebilir.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrenci Disiplin Yönetmeliği’ne göz atmak isteyenler aşağıdaki linkten ulaşabilirler: http://dsmyo.ankara.edu.tr/yokdy.pdf&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-4007736501538073158?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/4007736501538073158/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/05/bizim-anayasamz-olan-ogrenci-disiplin.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/4007736501538073158'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/4007736501538073158'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/05/bizim-anayasamz-olan-ogrenci-disiplin.html' title='Bizim Anayasamız olan Öğrenci Disiplin Yönetmeliği ne olacak?'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-5013432705244850302</id><published>2010-05-24T14:47:00.000-07:00</published><updated>2010-05-24T14:55:52.076-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Serdar Ortaç Hacettepe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Ahmet Kaya'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettepe Şenlikler 2010'/><title type='text'>‘Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı’</title><content type='html'>Bahar şenliklerinin son gününe Ahmet Kaya protestosu damgasını vurdu. Serdar Ortaç sahneye atılan çatallar nedeniyle konserini tamamlayamadı. Aynı akıbete Adıyaman Üniversitesi’nde Ayna Grubu da uğradı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Ortaç’a çatallı protesto  &lt;/span&gt;                                                                        &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şenliklerin son günü sahne alan Ortaç, Ahmet Kaya’nın hayaletinden bir türlü kurtulamıyor. Saat 22.00 civarında önce dansçıları sonra kendisi sahne alan ve Şeytan adlı şarkısını söyledikten hemen sonra “Ahmet Kaya ölümsüzdür”, “Bahtiyar” ve “Yaşasın Halkların Kardeşliği” sloganları eşliğinde 200 kadar Beytepeli’nin çatallı ve yumurtalı protestosuna uğradı ve sahneyi terk etmek zorunda kaldı. Sahneden yapılan anonslara rağmen 20 bin kişi şenlik alanını terk etti.                   &lt;span style="font-weight:bold;"&gt;11 Yıl önce Ahmet Kaya’ya çatal atmıştı&lt;/span&gt;   1999 yılında Magazin Gazetecileri Derneğinin ödül gecesinde sahne alan Ahmet Kaya, “Merhaba dostlar ben bu ödülü halkıma armağan ediyorum. Bir de açıklamam var. Unutmamak lazım ki annem; Türklerle Kürtler ayrılmaz bir bütündür, derdi. Kürtçe bir müzik söyleyeceğim ve bunu klip yapacağım. Onu yayınlayacak yürekli bir kanal, delikanlı bir kanal elbette ki vardır” diye konuşmuş ardından aralarında Serdar Ortaç ve Ercan Saatçi gibi ünlü(!) simaların çatallı bıçaklı saldırısına maruz kalmıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;&lt;br /&gt;Bu sene de şenliklerde değişen bir şey yok&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sigara satışının yasak olduğu okulda üniversite memurları bile sigara, bira sattı. Beytepe işporta mekanı oldu. 3 gol atan 15 lira kazandı.  Öğrenci topluluklarının silikleştirilip stand açamadığı okulumuz şenliğinde alakasız bir şekilde hayvanseverler stand açtı. Kavga gürültü eksik olmadı. &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Sözler tutulmadı &lt;/span&gt;                        Olaylı ÖTK seçim sürecinden sonra seçilen yeni yönetimin ilk vaadini tutmadı. Geçen sayımızda gerçekleştirdiğimiz ÖTK röportajında Başkan Burak Bahadır şenliklere bu sene dışarıdan kim-senin alınmayacağını söylemişti. Ancak bu yıl ki bahar şenlikleri de geçen yıllardan bir fark ortaya koyamadı. Bahadır’ın yine aynı röportajda vaat ettiği şenlik gelirleriyle durumu kötü olan öğrenciler için burs fonu için ÖTK yönetiminin sözünü tutup tutma-yacağı merak konusuyken şenlikler yine eleştirilerin odağına otur-muş durumda. Konuyla ilgili olarak bize görüşlerini bildiren Hacettepeliler ise şenliklerimizi diğer üniversite şenlik-leriyle kıyaslayarak yetersiz olduğunu belirtikten ÖTK’ya ağır eleştirilerde bulundular.                                                    &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;‘ODTÜ işi biliyor’   &lt;/span&gt;                  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Facebook üzerinden “Şenlikleri nasıl buldunuz? Şenliğimiz ODTÜ, A.Ü. gibi diğer üniversite şenlikleriyle kıyaslandığında neleri fazla neleri eksik? Sizce ÖTK yönetiminin değişmesi, şenliklerin kalitesini arttırdı mı?” sorularımıza yanıt verenlerden Deniz Kesmez: “ODTÜ bu işi biliyor. Bizim okulda şenliklerin tamamen göstermelik olduğunu fark ettim ODTÜ’ye gidince. Orada ÖTK'dan olmayan öğrenciler de şenliğe her açıdan katılım gösterebiliyorlar kendi emekleriyle, fikirleriyle, ürettikleriyle.üstelik bi alana da tıkılmıyorlar bizdeki gibi”                  Baran Özkaya: “Bence okuldaki şenlik daha çok amfi etrafına kurulmuş bir pazar yeri ve insanlarda alışverişe gelmiş gibi bi havası vardı daha çok. Okul genelinde şenliğin olduğu sadece akşamları fark ediliyor sabah normal okula gelinmiş gibi çok durgun geçti. ODTÜ ise her zamanki gibi Hacettepe'den çok daha güzel gerçekten insanlara o zevki tattıracak düzeyde bir şenlik organize etmişti. ÖTK'nın değişmesi hiçbir farklılık getirmedi bence hala aynı rezalet kavgalar, dışarıdan alakasız kişilerin alınması…”                                                                        Tuğçe Çapar: “Bence bahar şen-likleri gece çıkan bir ünlünün kon-serinden ibaret olmamalıdır. Şenlik anlayışımızı değiştirerek başlama-lıyız. ODTÜ’de durum böyle değil. Mesela tüm gün şenlik tüm gün eğlence tüm gün öğrenci kendisini tam bir şenlik ortamında hissediyor. Bizse gündüzleri iki üç çarpışan arabayı getirerek şenliği tüm güne yaydığımızı düşünmekle kalıyoruz. Bu gündüz eğlenceleri sırasında ÖTK’nın ayrı bir çaba harcamasına da gerek yok 107 klu-bü olan bi okul buna yeter zaten her topluluk bir stand açıp kendince etkinlikler düzenlese öğrencide gündüz bir gondola bilmem kaç para bayılmaz. Kampüsümde şen-lik geceleri benim neden güvenliğim yok.”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;ÖTK’DAN ORTAÇ YORUMU: ESKİ ÖTK YÖNETİMİNİN İŞİ&lt;/span&gt;                                                                          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖTK yönetimi Facebook üzerinden yayımladığı bir açıklama ile Serdar Ortaç’a yönelik gerçekleştirilen Ahmet Kaya protestosunu eski ÖTK yönetiminin ve özel güvenlik şirketi ATK içindeki bazı kişiler tarafından organize edildiğini iddia etti.  Bu açıklama ile  eski ve yeni yönetimler arasında süregelen tartışma daha da alevlenecek gibi. Açıklamada “Eylem; Eski ÖTK yönetimlerinin organize ettiği Hacettepeli bir grup öğrenci tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu eylemin yapılma sebebi ise geçmiş yıllarda buradan sağlamış oldukları büyük rantın artık burs fo-nuna aktarılacak olmasıdır. Bu eylem çerçe-vesinde ne yazık ki üniversitemizin özel gü-venlik şirketi olan ATK'nın içinden bir takım şahıslardan da destek almışlardır” ifadelerine yer verilirken eylemi gerçekleştiren öğrenci-ler bir bildiri yayımlayarak ÖTK yönetimini yalanladı ve eylemi sahiplendi. Şenlik sonra-sı facebook üzerinden açılan “Hacettepe Ah-met Kaya’ya yapılanları unutmadı”, “Hacet-tepe ÖTK istifa etsin diyenler”, “Hacettepe 2010 şenliklerini eleştirelim” gibi gruplar üzerinden tartışmalar sürerken, ÖTK Başkanı Burak Bahadır kendi web sitesinden olaylar-la ilgili yeni bir açıklama yayımladı. Bahadır’ın açıklamalarına karşılık 2006-07 döne-mi ÖTK Başkanlığı’nı yapmış olan Emrah Işık  ve Hüseyin Pilavcı da birer yazıyla karşılık verdi..&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-5013432705244850302?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/5013432705244850302/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/05/senlik-dagld-bir-ac-yel-kald.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/5013432705244850302'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/5013432705244850302'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/05/senlik-dagld-bir-ac-yel-kald.html' title='‘Şenlik dağıldı bir acı yel kaldı’'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-7447588960833280779</id><published>2010-05-07T17:05:00.000-07:00</published><updated>2010-05-07T17:23:33.310-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öğrenci konseyi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettepe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beytepe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yurt'/><title type='text'>Yurtta kalan öğrencilerden 'saat' protestosu</title><content type='html'>Hacettepe Yurtlarında kalan öğrenciler, yurt girişlerinin 02:00'den, 12:00 çekilmesini protesto etti. Giriş saatlerinin 2 saat öne çekilmesini protesto etmek için 100 kadar öğrenci gece yarısı 02:00'ye kadar yurda giriş yapmadı. Eylemci öğrencilerden bir kısmı ise yurda girişlerde kimlik kartlarını basmadan yurda giriş yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖĞRENCİLERDEN YURT YÖNETİMİNE BESTE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sıhhıye'deki yurtlarda ve özel öğrenci evlerinde kalan öğrenciler için böyle bir uygulamanın söz konusu olmadığını düşünen eylemci öğrenciler, yurt yönetiminin kendi sosyalleşmelerinin önüne bir engel daha koyduğunu belirterek, tepkilerini kendi aralarında yaptıkları bir beste ile dile getirdi:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Yurt turnikesinden atlayamadım/Giriş 12 oldu katlanamadım/Bu müdürün işini anlayamadım/Toplanın arkadaşlar birlik olalım"  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğrenciler tepkilerini geceyarısı 02:00'ye kadar top oynayarak, bir biriyleriyle sosyalleşerek ve sloganlarla dile getirdiler. Kendiliğinden gelişen bu eyleme ise Özel Güvenlik Birimleri'nin (ÖGB) her hangi bir müdahalede bulunmadığı öğrenildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-7447588960833280779?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/7447588960833280779/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/05/yurtta-kalan-ogrencilerden-saat.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/7447588960833280779'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/7447588960833280779'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/05/yurtta-kalan-ogrencilerden-saat.html' title='Yurtta kalan öğrencilerden &apos;saat&apos; protestosu'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-2101207590492145283</id><published>2010-04-22T21:03:00.000-07:00</published><updated>2010-04-23T06:28:41.137-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='seçim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='konsey'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beytepe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettpe ÖTK'/><title type='text'>ÖTK nereye gidiyor?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/S9EdVHwb4-I/AAAAAAAAACs/zG4FE9ociNc/s1600/secim_sandigi.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 141px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/S9EdVHwb4-I/AAAAAAAAACs/zG4FE9ociNc/s200/secim_sandigi.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5463180071673783266" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Türkiye’ de Öğrenci Temsilciler Konseyi ülkenin dört bir yanından üniversiteye gelmiş olan öğrencilerin, fikir özgürlüğüne ve toplumsal dayanışmaya örnek düzeyde genç bir toplum kesimini oluşturması için bir araçtır. ÖTK, Hacettepe Üniversitesi’nde olduğu kadar  birçok üniversitede öğrenci ile yönetim arasındaki bağı sağlamak için çalışan fakat bu görevini yerine getirirken yıl-lardır yaptıkları ve yap(a)madıkları ile daima bir tartışma konusu olmuştur. Fakat bu sefer tartışmanın konusu seçimlerin tekrar yapılması ve usulsüzlük iddası. Hüseyin Pilavcı ve Hatice Yıldırım, eski ÖTK yönetimi adına karşı iddaları yanıtlarken hiç bir sorudan kaçınmadan cevaplandırdılar Beytepe Postası’nın sorularını. İşte o röportaj…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Beytepe Postası: Geçen sene ÖTK’nın düzenlediği şenliklerde para kaçırılması iddialarına ne yanıt veriyorsunuz?&lt;/span&gt;                                                                                                                                                            Hüseyin Pilavcı: Böyle bir şey olması söz konusu değil. Bizim dönemizdeki verilen para, yani üniversiteden,  sadece ses sistemine harcanıyor. Her şeyi sponsorlarla görüşüp menejerler aradan çıkartılarak, bulduğu sponsorla para anlaşması yapması mümkün değil. Sponsor parayı üniversitenin hesabına yatırıyor. ÖTK’nın para alması mümkün değil. Şenliğin gerçekleşmesi için elimizden geleni yaptık.Dünyanın emeğini verdik.                                                                                     &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;B.P.:Peki geçen sene Facebook ve benzeri sosyal paylaşım sitelerinde yer alan taciz ve uyuşturucu satılma iddialarına ne yanıt vereceksiniz? &lt;/span&gt;                                                                              H.P.: Bundan bizimde haberimiz oldu.ÖTK olarak böyle bir şeye  göz yumulmasına bırakın bunu yapabilecek kişilere, il önce, suç duyurusu açarız. Bilişim suçlarından dava açmayı düşündük bu iddiayı gündeme getirenlere karşı ama seçim olayları yüzünde ilgilenemedik. Taciz olaylarının varsa en baştaki sorumlusu ÖTK’dan çok alanın güvenliğini kim sağlıyorsa ondadır. ÖTK’nın her tarafta gözü olmasını bekleye-meyiz. Ama 4 günlük güvenlik raporlarında hiç bir şekilde taciz ve uyuşturucuya dair böyle bir olaya rastlanmamıştır.                                               &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;B.P.: Üniversite şenliklerine dışarıdan insan alınması hakkında ne düşünüyorsunuz? Neden böyle bir uygulama var?          &lt;/span&gt;                                                                                                                                                                   H.P.: Şenlikler yapılırken zaten az miktarda bir para ile yapıyoruz. Şenliğin çeşitli gelir getirici kalemleri vardır. Yiyecek, içeçek gibi; ama bunlar yetmeyince dışarıdan gelenlere bilet kesilmesiyle kapatmaya çalıştık. Hacettepe’de mecbur kalıyoruz bütçe sıkıntısı yüzünden. Bu uygulamanın yanlış olmasını kabul etmemizle beraber bu sene eğer devam etseydik sadece üniversite öğrencisi alacaktık.  Yeni yönetim öğrencinin şenliğini firmaya vermiştir. Bu arada büyük rantların dönmesi olasılığını güçlendiren çok tehlikeli bir durumdur. Kaldı ki, arkadaşlar bu yıl dışarıdan kimse alınmayacak diyor ancak firmanın elemanlarının kapı kont-rolünde bulunup Hacettepe Öğrencisi dışındakilerden ücret alma işlemini ne kadar sağlıklı yapacaklar, burası tartışılır.                                                                                          &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;B.P.: Seçimlere gelelim genel olarak anlatır mısınız? Neler oldu 23 Kasım 2009 seçimlerinde? &lt;/span&gt;                                                                          Hatice Yıldırım: 2005 tarihli YÖK Öğrenci Konseyleri ve YÖK Ulusal Öğrenci Konseyi Yönetmeliği'nin "bir temsilci üst üste en faz-la 2 dönem temsilcilik yapabilir" ibaresinden yola çıkılarak, Sağlık Bilimleri Fakültesi temsilcisi ve ÖTK Başkanı İlker Pazarbaşı ve Edebiyat Fakültesi temsilcisi Hüseyin Pilavcı'nın temsilciliğinin düşürülmesinden sonra ve aynı yönetmeliğe göre, seçim kuralına aykırı olarak yapılan Tıp Fakültesi seçimleri iptal edilerek Tıp Fakültesi temsilcisi Burak Bahadır'ın temsilciliğinin düşürüldü.YÖK Öğrenci Konseyleri ve YÖK Ulusal Öğrenci Konseyi Yönetmeliği'nde yer almamasına rağmen, Hacettepe Üniversitesi Öğrenci Konseyi 1999 Yönergesi baz alınarak yapılan; sınıf temsilcileri seçilmemesi sebebiyle Spor Bilimler ve Teknolojileri Yüksekokulu seçimleri iptal edilerek temsilci İbrahim Özgür Türkalp'in temsilciliğinin düşürülmesi ve tüm bu sebepler ile genel seçim iptal edildi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;B.P.: İkinci seçim tarihinde neler oldu, 8 Mart seçimlerinde? &lt;/span&gt;                                                                            H.P.: Bu sürede, ÖTK’ ya vekaleten Başkanlık yapması için İBBF temsilcisi ve Öğrenci Temsilciler Konseyi Genel Sekreteri Hatice Yıldırım atandı. 8 Mart 2010 tarihinde ÖTK Genel Kurul toplantısında, Yönetim Kurulu seçimlerini yapmak üze-re toplandı. Ancak; seçim öncesinde Edebiyat Fakültesi yeni temsilcisi Didar İSMAİLOĞLU için seçimden hemen önce yapılan itiraz, Seçim Komisyonu toplanmadan ve yazılı bir karar belgesi olmadan, sadece Özgür Türkalp'in itiraz dilek-çesine göre davranılmış ve temsilcinin temsilcilik niteliği 2005 tarihli sayılı Yüksek Öğretim Kurumları Öğrenci Konseyleri ve Yüksek Öğretim Kurumları Ulusal Öğrenci Kon-*seyi Yönetmeliğinde yer alan niteliklere aykırı olmamasına rağmen temsilciliği düşürüldü. Gerekçe olarak, temsilcinin alttan 2'den fazla dersi olması olarak gösterildi. Ancak, 2005 YÖK Yönetmeliğinde böyle bir madde yok. Bu madde, üniversitenin 1999 ÖTK Yönergesinde yer alır. Yönergeler, Yönetmeliklerin altında olup, onların eksikliklerini tamamlamak amacıyla kullanılırlar. 1999'da yapılmış bir yönerge, 2005’teki Yönetmeliğin eksikliklerini tamamlayamaz. 2005ten sonra yapılan bir yönerge olsa idi, o bahsi geçen yönetmeliğin eksiklerini kapatabilirdi. Bilgisizlik veya dikkatsizlik sonucu ya-pılan bu yanlış, hukuk müşavirlerince de dile getirildi.                                        &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;B.P.: Peki ikinci seçime itirazınız neden? &lt;/span&gt;                                                                           H.Y.: Temsilciği düşürülen Edebiyat Fakültesi Temsilcisinin yerine yeni bir temsilci seçilmeden yapılamayacak olan seçimler yapılmaya çalışılmıştır. Ayrıca, bugüne dek her Hacettepe Üniversitesi öğrencisi ÖTK'nin doğal üyesidir felsefesiyle Genel Kurul toplantılarına katılabilen öğrenciler ve bölüm-sınıf temsilcileri salondan çıkarılmıştır. Ve yine, YÖK Öğrenci Konseyleri ve YÖK Ulusal Öğrenci Konseyi Yönetmeliği gereğince Öğrenci Konseyi Denetleme Kurulu, Öğrenci Konseyi Genel Kurulu ta-rafından, görev süresi bitmekte olan ve öğrenciliği en az bir yıl daha devam edecek olan Öğrenci Konseyi Yönetim Kurulu üye-leri arasından seçilir. Ancak 08.03.2010 tarihli seçimde bahsi geçen kriterlere uygun kişilerin de içinde bulunduğu bir grup temsilci salon dışına çıkarılmıştır ve Denetleme Kurulunda görev alma hakları ellerinden alınmıştır ve yine, Yüksek Öğretim Kurumları Öğrenci Konseyleri ve Yüksek Öğretim Kurumları  Ulusal Öğrenci Konseyi Yönetmeliği 2. kısım, 8. bölüm, 21. madde gereğince Öğrenci Konseyi Denetleme Kurulu, Öğrenci Konseyi Genel Kurulu tarafından, görev süresi bitmekte olan ve öğrenciliği en az bir yıl daha devam edecek olan Öğrenci Konseyi Yönetim Kurulu üyeleri arasından seçilir. Ancak 08.03.2010 tarihli seçimde bahsi geçen kriterlere uygun kişilerin de içinde bulunduğu bir grup temsilci salon dışına çıkarıldı ve Denetleme Kurulunda görev alma hakları ellerinden alındı.                           &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;B.P.: Dekanların bu seçimde söz sahibi olduğu iddaları hakkında ne diyorsunuz?  &lt;/span&gt;                                                                          H.Y.: Seçimde gözlemci olması gereken ve seçimi yönetme görevi bulunmayan Tıp Fakültesi öğretim üyesi Doç.Dr.Deniz Demiryürek seçimi yönetmiştir.Ayrıca &lt;br /&gt;Tıp Fakültesi Dekanı Serhat Ünal daha önce diğer fakültelerin dekanlarını arayarak temsilcisine oy verilmesini istedi.                       &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;B.P.: Salon terk etme olayı nedir?Duyduğumuza göre salon terk edilip seçimler protesto etmişsiniz?  &lt;/span&gt;                                                                             H.P.: Usule aykırı yapılmakta olan seçimin bir parçası olmak istemeyen ve durumu protesto eden bir grup temsilci salonu terk etti. İçeride yapılan seçimde, YÖK Öğrenci Konseyleri ve YÖK Ulusal Öğrenci Konseyi Yönetmeliğine göre seçilmesi gereken Öğrenci Konseyi Divan Kurulu seçilmedi. Oy hakkı bulunan 26 temsilciden, 15 temsilcinin katıldığı tek adaylı seçimde; 14 oy alan (1 oy boş atıldı), Tıp Fakültesi temsilcisi Burak Bahadır Başkanlık görevine seçildi.                                               &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;B.P.: Süreç nasıl devam ediyor?    &lt;/span&gt;                                                                              H.P.: Seçimin usul ve kurallara uygun yapılmadığı gerekçesi ile, YÖK Hukuk Müşavirleri ile görüşen temsilciler, haklı oldukları savıyla hareket ederek, Üniversite Rektörlüğü ve YÖK'e itiraz dilekçeleri verildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-2101207590492145283?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/2101207590492145283/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/04/otk-nereye-gidiyor.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/2101207590492145283'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/2101207590492145283'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/04/otk-nereye-gidiyor.html' title='ÖTK nereye gidiyor?'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/S9EdVHwb4-I/AAAAAAAAACs/zG4FE9ociNc/s72-c/secim_sandigi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-6995154843592982162</id><published>2010-04-22T20:49:00.001-07:00</published><updated>2010-04-22T21:00:26.843-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='öğrenci konseyi'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='konsey'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettepe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ÖTK'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='burak bahadır'/><title type='text'>ÖTK seçimlerinde ne oldu?</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/S9EZBu1h8AI/AAAAAAAAACk/ymYm3avgi6I/s1600/%C3%96TK.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 132px; height: 200px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/S9EZBu1h8AI/AAAAAAAAACk/ymYm3avgi6I/s200/%C3%96TK.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5463175340520239106" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Binlerce Hacettepelinin temsilcilerinin belirleneceği ÖTK seçimlerinden birçoğumuz haberdar olamadı ancak seçim sonrası eski ve yeni yönetim arasında karşılıklı olarak öne sürülen skandal iddialar Beytepe’de döndü dolaştı. Beytepe Postası Gazetesi olarak bu iddialara açıklık getirmek için eski ve yeni yönetimle ‘seçimlerde ne oldu?’yu konuştuk.   &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;Beytepe Postası: ÖTK Seçimlerinde neler oldu?    &lt;/span&gt;                                                                                                         &lt;br /&gt;ÖTK Başkanı Burak Bahadır: Öncelikle bu konu üzerine bu şekilde eğildiğiniz için ve bu konuya göstermiş olduğunuz hassasiyet için Beytepe Postası Gazete’sine ve sizlere çok teşekkür ediyorum.  Gelelim soruya. ÖTK Seçimlerinde ne oldu? İlk seçimden önce yaşananları konuşarak başlayalım. İki şey dışında normal bir seçim süreci geçiriyorduk(23 Kasım’dan önce). O dönemki Edebiyat Fakültesi Temsilcisi ve Sağlık Bilimleri Fakültesi temsilcilerinin temsilcilikleri dışında. Bu arkadaşlardan birisinin 4. Dönemi(Edebiyat) diğerinin 3. Dönemi(Sağlık Bilimleri)’ydi temsilciliklerinde ve maalesef YÖK Öğrenci Konseyi Yönetmeliğinin, en son(2005) güncellenmiş halinin İkinci Kısım Üçüncü Bölüm Mad-de 9 d bendi uyarınca “Bir temsilci en fazla üst üste iki dönem görev yapabilir” diyordu. Biz, seçimlere yaklaşık 1 ay kala arkadaşlarımızı uyardık, üniversite yönetimine dilekçeler verdik. Bu arkadaşlara da defalarca durumu hatırlattık. Ancak arkadaşlarımız, yıllardır oturdukları bu koltukları daha genç arkadaşlara bırakmak yerine ısrarla seçimlere girdiler. Dilekçelerimize de seçim tarihine kadar bir yanıt alamadık. Ve sonunda 23 Kasım günü geldi, seçimler başladı. Seçim salonunda durumu bir kez daha hatırlattık fakat bu arkadaşlarımız bu kez de “Daha önce istifa ettiklerini” öne sürdüler. Bu arada seçim salonunda; tanımadığımız, hatta öğrenci olup olmadığından bile tam olarak emin olamadığımız bazı insanlar salonu garip bir şekilde etki altına alıyorlardı. Seçim yapıldı ve benim ekibim 15-11 seçimi kaybetti. İlk seçim tecrübesizliğimizdi ve bu salondaki ekstra insanların kim olduklarını sormak veya dışarıya alınmalarını talep etmek aklımıza bile gelmemişti. Ama bundan da önemlisi o anda temsilcilik nitelikleri taşımayan iki tane arkadaşımızın temsilci olarak seçime girmiş olması ve hatta bunların bir tanesinin başkan seçilmiş olmasıydı. Seçim bitti ve ikinci süreç yani temsilciliklerin düşmesi süreci başladı. Biz, YÖK’e de dilekçe yazmaya karar verdik ve yazdık. Bir süre sonra üniversitemizden, dilekçelerimizin yürürlüğe konulduğu ve araştırmaların başlatıldığı haberi aldık. Geniş bir spekturumda, yaklaşık 2 ay araştırmalar devam etti ve sonuç olarak bu 2 arkadaşın daha önce istifa etmediği, şu anda temsilcilik yapma haklarının bulunmadığı gerekçesiyle temsilcilikleri düşürüldü. Bu gibi usulsüzlüklerden ötürü bir daha aday olamayacakları açıklandı. Ancak, temsilcilikleri düşürülen arkadaşlar sadece onlar değildi. İlginç bir şekilde Tıp Fakültesi Temsilcisi olarak benim temsilciliğim ve Spor Bilimleri Temsilcisi olarak benim bir arkadaşımın da temsilciliği düşmüştü. Bizim temsilciliğimizin düşürülmesinde 1999 yönetmeliği baz alınmıştı. Gerekçe ise, Türkçe ve İngilizce bölüm temsilcilerinin ayrı ayrı, arkadaşımın program temsilcilerinin ayrı ayrı seçime girmemiş olmasıydı. Fakat bizim tekrar aday olma haklarımız vardı çünkü sadece seçim konseptinde hata görülmüştü. Yani bizde değil, seçim şeklinde hata vardı. Netice itibariyle bu 4 fakültenin seçimleri yenilendi. Fakat, edebiyat fakültesinin yeni seçilen temsilcisinin yine temsilcilik niteliklerine uygun bir temsilci olmadığı ve ortalamasının 2.00’ın altında olduğu ortaya çıktı. Bu arkadaşımızın temsilciliği de düşürüldü. İkinci seçime geldiğimizde (8 Mart) salonda toplam 25 adet seçmen, divan kurulu üyeleri, üniversite yönetiminden hocalarımız ve yine kim olduğunu tam olarak bilemediğimiz, öğrenci olduklarını iddia eden bazı insanlar vardı. Ama biz bu kez tecrübeliydik çünkü bir önceki seçimde salonu etki altında bıraktıklarını çok iyi biliyorduk. Temsilci olmayan insanların dışarı alınmasına yönelik dilekçe verdik ve uygun görüldü. İşte ne olduysa o zaman oldu ve salonu etki altına alan, kim olduğu belli olmayan bu insanların dışarı çıkarılmasına; diğer aday ve ekibi bü-yük ve garip tepkiler göstermeye başladı. Bu insanların dışarı çıkarılması neden bu kadar problem olmuştu bunu kamuoyu vicdanına ve yorumuna bırakıyorum. Bunun ardından, muhtemelen, seçmenleri etki altında bırakamayacaklarını ve seçimi kaybedeceklerini anlayan diğer aday ve ekibi salonu terk ettiler. Divan Kurulu Başkanımızın ve Seçimi Yöneten Akademisyen Hocamızın tüm ısrarlarına rağmen seçim salonuna geri girmediler. Dışarı çıkan seçmen sayısı 10, içeride kalan seçmen sayısı 15 idi. Salt çoğunluk sağlandığı için seçime geçildi. Ben aday olarak çıktım ve 14 oy alarak başkan seçildim. 1 oy ise boş çıktı.            &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;BP : Bir diğer iddia ise Tıp Fakültesi Dekanı’nın diğer fakülte dekanlarıyla sizin için görüştüğü iddiası… &lt;/span&gt;                                                                                                                                                             B.B.:Üzülerek söylüyorum ki bu çok zavallı ve aciz bir iddiadır. Bu iftiranın ne şekilde, nereden atıldığını tam olarak bilmemekle birlikte; tıp fakültesi dekanı gibi Harvard Üniversitesi’nde kürsü sahibi, ülkemizin; sağlık alanında dünya devletleri arasında ilk sıralara oturmasında büyük emekler sarf etmiş, dünyanın önde gelen bilim adamlarından birisinin böyle şeylerle uğraşması söz konusu olamaz ve vakti de olmaz. Zaten kimsenin böyle bir şeye inandığını zannetmiyorum.  Dekanımızı tanıyanların veya araştıranların beni daha iyi anlayacaklarını düşünüyorum.                                                                                                                                                                                  &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;B.P.: Okuldaki demokratik gençlik örgütleri ve öğrenci topluluklarıyla ilişkileriniz ne boyutta olacak? Stand açma yasağının kaldırılması, kulüp kurmanın önündeki bürokratik engellerin azaltılması ve toplulukların daha işlevsel hale gelmesi için çalışmalarınız olacak mı?     &lt;/span&gt;                                                                         B.B.: Şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki bu arkadaşlarımız bu üniversitenin öğrencileriyse ve bizler de onların temsilcileriysek, onların bizlere sıkıntılarını iletmeleri en doğal hakları ve bizim bunlara çözüm aramamız en bü-yük görevimiz. İlişkilerimiz süreğen bir temas içinde ve samimi olmalı diye düşünüyorum ve bunun için de elimizden geleni yapacağız. Stand yasağının kaldırılması ve bürokratik engellerle ilgili çalışmalarımıza göreve gelir gelmez başlamıştık zaten ve devam da ediyoruz.                                                                       &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;B.P.: Şenlikleri dışarıya kapatacak mısınız? bu seneki şenlikler geçen senelerdeki şenliklerden ne farkı olacak?  &lt;/span&gt;                                                                                                                                                                B.B.: Kesinlikle evet. Üniversite öğrencisi dışında ODTÜ, Ankara, Bilkent öğrencileri girebilecek. Kriterimiz öğrenci olup olmaması, hiç kimse kampüse giremeyecek. Yani her 10 TL vereni içeri almamız söz konusu olamaz. Hırsızı var, kapkaççısı var, sapığı var vs. Bizim için gelen sanatçıların isminden çok öğrenci arkadaşlarımızın sağlığı önemlidir. Daha da önemlisi, buradan elde edilen gelirler “BURS FONU”na aktarılacak(Daha önceki şenliklerde hiç böyle bir şey yapılmamıştı). Maddi durumu iyi olmayan birçok arkadaşımıza destek olunacak bu gelirlerle…   &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;B.P.: Eski ÖTK yönetimin hakkında kampüste dolaşan şenlik yolsuzlukları iddiaları hakkında ne düşünüyorsunuz? &lt;/span&gt;                                                                                                                                                               B.B.: Bu konuda çok fazla konuşmak istemiyorum. Umuyorum ki geçmiş yıllarda buralarda bulunan arkadaşlarımız da buraya emek vermişlerdir, iyi niyetlidirler.                                                                              &lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight:bold;"&gt;B.P.: Yeni projeleriniz nelerdir? Örneğin Yemekhane zammı gündemde. Zammı durdurmak için birşeyler yapacak mısınız? Dahası kapatılan fakülte kantinlerinin yeniden açılması ve yurt kantininden tekrardan bütün Hacettepe öğrencilerinin faydalanması için bir planınız var mı? &lt;/span&gt;                                                                              B.B.: Kısaca, başlık halinde birkaçından bahsedeyim İdaride-öğrenci belgesi ve transkript alımının ücretsiz olması, sağlıkta-arkadaşlarımızın mediko yerine Hacettepe Hastanelerinde de dilediği zaman muayene olabilmeleri, sosyal alanda-üniversitemize spor kompleksi ve yüzme havuzu yapılması, ulaşımda-servis fiyatlarının biraz daha aşağı çekilmesi ve kam-püs içlerinde, beytepe kampüsü-köprü arasında ücret-siz ring sağlanması, eğlencede-şenliklerle ilgili yukarıda saydıklarım ve buradan elde edilen gelirle maddi durumu iyi olmayan arkadaşlarımıza burs imkanı sağlanması vs…  Yemekhane zammı şu an için biz ertelettik. Ve elimizden geldiğince erteleteceğiz. Sadece şöyle bir şanssızlığımız var, yemeklere yaklaşık 3 senedir zam yapılmıyordu ve vakit gele gele bizim yönetimimize denk geldi. Fakat biz bunu mazeret olarak göstermiyoruz ve göstermeyeceğiz de. Eğer zam gelirse biz bunu bizim başarısızlığımız sayarız, ama bu yıl içinde zam yaptırmazsak da bu bütün öğrencilerimizin başarısı olsun. Biz bu gayedeyiz. Kan-tinlere gelince, bu da çok sıkıntılı bir konu. Arkadaşlarımızın kaygılarını gerek mesaj ve maillerinden gerekse de temsilci arkadaşlarımızdan alıyorum. Buradaki kantin ihalelerinin daha aşağı fiyatlara çekilme-sine uğraşıyoruz ki kantin sayıları artsın. Fakültelerde kantinler yeniden açılabilsin. Yurt kantinine duvar örülmesi bizim yönetimimize denk gelseydi, emin olun bunu engellerdik. Şu an örülmüş olan duvarın tekrar açılması için uğraşıyoruz ve inanıyorum ki buna mantıklı bir çözüm yolu bulacağız…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-6995154843592982162?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/6995154843592982162/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/04/otk-secimlerinde-ne-oldu.html#comment-form' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/6995154843592982162'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/6995154843592982162'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/04/otk-secimlerinde-ne-oldu.html' title='ÖTK seçimlerinde ne oldu?'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/S9EZBu1h8AI/AAAAAAAAACk/ymYm3avgi6I/s72-c/%C3%96TK.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-6093449849215463319</id><published>2010-03-18T14:00:00.000-07:00</published><updated>2010-03-18T14:30:46.967-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beytepe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='gözaltı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='odtü'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettepe&apos;de polis baskını'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gökçek'/><title type='text'>EGO eylemine polis saldırısı!</title><content type='html'>Beytepe'de ve ODTÜ'de, Ankara 9. İdare Mahkemesi'nin kararıyla 6 yıl öncesine dönen EGO ücretlerini, Ankara Minibüsçüler Odası tarafından açılan karşı dava sonrası bozulması ve ücretlerin tekrardan eski haline dönmesini protesto eden Öğrenci Kolektifleri'nin eylemine polis müdahale etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolektif üyesi öğrenciler, akşamüzerine doğru stadın karşısındaki duraklarda otobüsleri durdurarak öğrencileri kart basmtırtmadan bindirmek istedi. Bazı otobüs şöförleri kartsız basan öğrencilerle birlikte hareket ederken, bazı otobüs şöförleri ise durumu EGO'ya ve polise bildirdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖĞRENCİLER EYLEME DESTEK VERDİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolektif üyesi öğrencilere diğer öğrenciler de destek verdi. Bazı öğrenciler kartsız bindikleri otobüslerden saatlerce inmeyerek eyleme destek verirken, 200 kadar öğrenci ise Nizamiye'ye doğru yürüyüşe geçti. Bu sırada, görgü tanıklarının ifadesine göre Bilkent Kapısı'nda konuçlanan Çevik Kuvvet ekipleri yürüyüşçü öğrencilere doğru ilerlerken, diğer ekipler ise Nizamiye kapısında barikat kurarak protestocu öğrencileri kapana aldı. Burada 30 kadar öğrenci oturma eylemi başlattı. Diğer protestocu öğrenciler ise dağıldı. Oturma eylemine katılan öğrencilerin tümü gözaltına alındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aynı eylemi ODTÜ'de de gerçekleştiren Kolektif üyesi ve destekçi öğrencilerden 100 kadarı gözaltına alındı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;GÖKÇEK'TEN ÖDÜL VE CEZA&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek ise öğrencilerin bu eylemine karşılık 25 bin öğrencinin Beytepe'ye ulaşmak için kullandığı otobüsleri sabah saatlerinde kaldırmadı. İ.Gökçek, eyleme karşılık binlerce öğrenciyi cezalandırarak, "Gerekirse bu üniversitelere EGO seferlerini kaldırırız" tehditini savurdu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yandan on binlerce öğrenciyi cezalandırarak otobüssüz bırakan Gökçek, "Ulaşım haktır satılamaz" diyen ve onlara destek vererek haklarını arayan öğrencilere karşılık otobüsünü kaldırmayan bir şöförünü ise ödül vererek kutladı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-6093449849215463319?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/6093449849215463319/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/03/ego-eylemine-polis-saldrs.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/6093449849215463319'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/6093449849215463319'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/03/ego-eylemine-polis-saldrs.html' title='EGO eylemine polis saldırısı!'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-5913455340415942716</id><published>2010-03-16T06:28:00.000-07:00</published><updated>2010-03-16T06:30:21.212-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beytepe postası'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettepe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beytepe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ihsan doğramacı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='posta'/><title type='text'>Beytepe Postası'nın Sözü</title><content type='html'>Prof. Dr. İhsan Doğramacı 95 yaşında hayata gözlerini yumdu…  Ölüm sebebi ise yaşlılıktan kaynaklanan “çoklu organ yetmezliği” olarak geçti hastane kayıtlarına. Hakkındaki söyleyeceklerimizden önce yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.&lt;br /&gt;95 yıllık hayatına birçok başarı sığdıran, biri özel biri devlet olmak üzere iki büyük üniversitenin kuruluşunda öncü rolü oynayan ve birçok üniversitenin kuruluşuna önayak olan; akademik kariyerinde iki üniversitede rektörlük ve saygın akademik kurumlarda başkanlık yapmış olan, tıp alanında da önemli hizmetleri bulunan Prof. Dr. İhsan Doğramacı…  diye başlamayı çok isterdik yazımıza. Tıpkı bizden önce birçok tanışığının kendi köşesinde merhumun ölümünün ardından yazdığı taziye yazıları gibi. Maalesef vicdanımız elvermiyor. Yakınları ve sevenlerinden özür dileriz. &lt;br /&gt;12 Eylül Darbesi’nin üniversiteleri kontrol altına almak için kurduğu YÖK’ün başına geçerek yüzlerce akademisyeni tasfiye eden, binlerce öğrencinin okuldan atılmasına vesile olan, üniversitede saç-sakal yasağı uygu-laması başlatan, Beytepe’nin kendi arazisi üzerine Türkiye’nin ilk özel üniversitesini kuracağım diye arada kendi özel şirketlerinin fabrikalarını inşa ettiren, öğretim üyesi lojmanı diye bilinen konutları satarak kendi rantını sağlama alan, dahası “Annenin Kitabı” isimli eseriyle(?) birebir intihal yapan ama Cunta’nın emri al-tındaki mahkemelerden aklanan (ancak davası AİHM-’de devam ediyor) Doğramacı’nın ölümünü bilinenin  aksine bu gerçekleriyle manşet haber olarak koymayı doğru bulduk.&lt;br /&gt;Ne kadar isabetli bir karar aldığımızı da haberimizi yayına hazırlarken kampüste özellikle Yabancı Diller Okulu’ndaki (hazırlık) öğrenci arkadaşlarımızla yap-tığımız görüşmelerde de teyit ettik. &lt;br /&gt;Yaptığımız birebir görüşmelerde edindiğimiz izlenimleri kısaca sizinle paylaşmak gerekirse İhsan Doğramacı ismine bir aşinalık var ancak kim olduğu ve neler yaptığı bilinmiyor.&lt;br /&gt;Çok az kişi Hacettepe ve Bilkent Üniversiteleri’ni kurduğunu biliyor ancak hakkında beğenmek ya da eleştirmek şeklin-de bir fikir belirtemiyor. Bu bağlamda Doğramacı hakkında iyi ya da kötü fikir belirtebilecek çok az kişi var. Umarız bu haber bu eksikliğin giderilmesinde birazcık olsun katkı sunar.                &lt;br /&gt;Bir diğer mesele ise ÖTK seçimleri ve iddialara göre, daha doğrusu eski yönetimin iddialarına göre yaşanan usulsüzlükler… Bir yanda da edindiğimiz duyumlara göre Rektörlük ÖTK’nın şenliklerde yolsuzluk yaptığını belirlemiş ve seçimlere müdahil olarak bir anlamda yeni yönetimi atamış. Bizim için iki ucundan da taraf olunmayacak bir mesele ancak sürecin takipçisi olacağız ve yeni gelişmeleri Beytepelilerle paylaşmaya devam edeceğiz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-5913455340415942716?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/5913455340415942716/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/03/beytepe-postasnn-sozu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/5913455340415942716'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/5913455340415942716'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/03/beytepe-postasnn-sozu.html' title='Beytepe Postası&apos;nın Sözü'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-1781671850515081198</id><published>2010-03-16T06:18:00.000-07:00</published><updated>2010-03-16T06:20:42.971-07:00</updated><title type='text'>ÖTK seçimlerinde neler oluyor?</title><content type='html'>Facebook üzerinden ÖTK grubunun gönderdiği bir mesajla 8 Mart günü gerçek-leşen ÖTK seçimleri hakkında soru işaretleri uyandı. Edindiğimiz bilgilere göre de eski yönetim hakkındaki yolsuzluk iddiaları nedeniyle, Rektörlük aynı yönetimi bir daha seçtirtmedi. Konuyla ilgili olarak Facebook’taki eski ÖTK yöneti-mine ait olan gruba attığımız mesajlara da cevap verilmedi. Beytepe Postası olarak gruptan gönderilen mesajı sizinle paylaşıyoruz: &lt;br /&gt;“08.03.2010 tarihinde yapılan olan ÖTK Yönetim Kurulu seçimleri, usulsüzlük sebebiyle tepkilerini göstermek isteyen 11 kişinin salonu terk etmesi üzerine yankı uyandırdı.  Bugüne kadar şeffaf olmak adına seçimlere gözlemci kabulu durumu bir adayın istememesi üzerine ortadan kalktı; Hacettepe Üniversitesi öğrencisi ÖTK'nın doğal üyesi kabul edilirken, gözlemci öğrenciler dışarı çıkarıldı. Son anda verilen bir itiraz dilekçesi, karara bağlanmaksızın bir temsilci arkadaşımızın temsiliyet hakkını anında elinden alırken, oy hakkını da kaybetmesine ve salondan çıkarılmasına sebep oldu. Bahsi geçen itiraz konusu, diğer temsilci arkadaşlarımız temsilci arkadaşlarımız için de temsiliyet hakkı kaybına yol açabilecekken, haklarında herhangi bir itiraz dilekçesi bulunmadığı için, tek bir kişi üzerine yoğunlaşılıp diğerleri göz ardı edildi ve fırsat eşitsizliğine yol açıldı. Anında temsilciliği düşürülen o arkadaşın seçimlerinin tekrarlanması beklenmeksizin yapılan bu ÖTK Yönetim Kurulu seçimi, samimiyeti ve doğruluğu açısından kafalarda soru işareti bıraktı.&lt;br /&gt;Gelişmeleri ileteceğiz.&lt;br /&gt;Sevgiler.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-1781671850515081198?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/1781671850515081198/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/03/otk-secimlerinde-neler-oluyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/1781671850515081198'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/1781671850515081198'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/03/otk-secimlerinde-neler-oluyor.html' title='ÖTK seçimlerinde neler oluyor?'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-7026294701261074101</id><published>2010-03-16T06:15:00.000-07:00</published><updated>2010-03-16T06:16:53.142-07:00</updated><title type='text'>Kuru(tu)cumuz Doğramacı öldü</title><content type='html'>&lt;meta equiv="Content-Type" content="text/html; charset=utf-8"&gt;&lt;meta name="ProgId" content="Word.Document"&gt;&lt;meta name="Generator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;meta name="Originator" content="Microsoft Word 12"&gt;&lt;link rel="File-List" href="file:///C:%5CUsers%5CCihan%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_filelist.xml"&gt;&lt;link rel="themeData" href="file:///C:%5CUsers%5CCihan%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_themedata.thmx"&gt;&lt;link rel="colorSchemeMapping" href="file:///C:%5CUsers%5CCihan%5CAppData%5CLocal%5CTemp%5Cmsohtmlclip1%5C01%5Cclip_colorschememapping.xml"&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:worddocument&gt;   &lt;w:view&gt;Normal&lt;/w:View&gt;   &lt;w:zoom&gt;0&lt;/w:Zoom&gt;   &lt;w:trackmoves/&gt;   &lt;w:trackformatting/&gt;   &lt;w:hyphenationzone&gt;21&lt;/w:HyphenationZone&gt;   &lt;w:punctuationkerning/&gt;   &lt;w:validateagainstschemas/&gt;   &lt;w:saveifxmlinvalid&gt;false&lt;/w:SaveIfXMLInvalid&gt;   &lt;w:ignoremixedcontent&gt;false&lt;/w:IgnoreMixedContent&gt;   &lt;w:alwaysshowplaceholdertext&gt;false&lt;/w:AlwaysShowPlaceholderText&gt;   &lt;w:donotpromoteqf/&gt;   &lt;w:lidthemeother&gt;TR&lt;/w:LidThemeOther&gt;   &lt;w:lidthemeasian&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeAsian&gt;   &lt;w:lidthemecomplexscript&gt;X-NONE&lt;/w:LidThemeComplexScript&gt;   &lt;w:compatibility&gt;    &lt;w:breakwrappedtables/&gt;    &lt;w:snaptogridincell/&gt;    &lt;w:wraptextwithpunct/&gt;    &lt;w:useasianbreakrules/&gt;    &lt;w:dontgrowautofit/&gt;    &lt;w:splitpgbreakandparamark/&gt;    &lt;w:dontvertaligncellwithsp/&gt;    &lt;w:dontbreakconstrainedforcedtables/&gt;    &lt;w:dontvertalignintxbx/&gt;    &lt;w:word11kerningpairs/&gt;    &lt;w:cachedcolbalance/&gt;   &lt;/w:Compatibility&gt;   &lt;w:browserlevel&gt;MicrosoftInternetExplorer4&lt;/w:BrowserLevel&gt;   &lt;m:mathpr&gt;    &lt;m:mathfont val="Cambria Math"&gt;    &lt;m:brkbin val="before"&gt;    &lt;m:brkbinsub val="&amp;#45;-"&gt;    &lt;m:smallfrac val="off"&gt;    &lt;m:dispdef/&gt;    &lt;m:lmargin val="0"&gt;    &lt;m:rmargin val="0"&gt;    &lt;m:defjc val="centerGroup"&gt;    &lt;m:wrapindent val="1440"&gt;    &lt;m:intlim val="subSup"&gt;    &lt;m:narylim val="undOvr"&gt;   &lt;/m:mathPr&gt;&lt;/w:WordDocument&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;!--[if gte mso 9]&gt;&lt;xml&gt;  &lt;w:latentstyles deflockedstate="false" defunhidewhenused="true" defsemihidden="true" defqformat="false" defpriority="99" latentstylecount="267"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="0" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Normal"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="heading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="9" qformat="true" name="heading 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 7"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 8"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" name="toc 9"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="35" qformat="true" name="caption"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="10" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" name="Default Paragraph Font"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="11" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtitle"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="22" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Strong"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="20" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="59" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Table Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Placeholder Text"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="1" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="No Spacing"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" unhidewhenused="false" name="Revision"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="34" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="List Paragraph"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="29" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="30" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Quote"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 1"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 2"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 3"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 4"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 5"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="60" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="61" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="62" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Light Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="63" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="64" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Shading 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="65" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="66" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium List 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="67" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 1 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="68" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 2 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="69" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Medium Grid 3 Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="70" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Dark List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="71" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Shading Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="72" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful List Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="73" semihidden="false" unhidewhenused="false" name="Colorful Grid Accent 6"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="19" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="21" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Emphasis"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="31" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Subtle Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="32" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Intense Reference"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="33" semihidden="false" unhidewhenused="false" qformat="true" name="Book Title"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="37" name="Bibliography"&gt;   &lt;w:lsdexception locked="false" priority="39" qformat="true" name="TOC Heading"&gt;  &lt;/w:LatentStyles&gt; &lt;/xml&gt;&lt;![endif]--&gt;&lt;style&gt; &lt;!--  /* Font Definitions */  @font-face 	{font-family:"Cambria Math"; 	panose-1:2 4 5 3 5 4 6 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:roman; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1107304683 0 0 159 0;} @font-face 	{font-family:Calibri; 	panose-1:2 15 5 2 2 2 4 3 2 4; 	mso-font-charset:162; 	mso-generic-font-family:swiss; 	mso-font-pitch:variable; 	mso-font-signature:-1610611985 1073750139 0 0 159 0;}  /* Style Definitions */  p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal 	{mso-style-unhide:no; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	margin-top:0cm; 	margin-right:0cm; 	margin-bottom:10.0pt; 	margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi;} .MsoChpDefault 	{mso-style-type:export-only; 	mso-default-props:yes; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:Calibri; 	mso-fareast-theme-font:minor-latin; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin; 	mso-bidi-font-family:"Times New Roman"; 	mso-bidi-theme-font:minor-bidi; 	mso-fareast-language:EN-US;} .MsoPapDefault 	{mso-style-type:export-only; 	margin-bottom:10.0pt; 	line-height:115%;} @page Section1 	{size:612.0pt 792.0pt; 	margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; 	mso-header-margin:35.4pt; 	mso-footer-margin:35.4pt; 	mso-paper-source:0;} div.Section1 	{page:Section1;} --&gt; &lt;/style&gt;&lt;!--[if gte mso 10]&gt; &lt;style&gt;  /* Style Definitions */  table.MsoNormalTable 	{mso-style-name:"Normal Tablo"; 	mso-tstyle-rowband-size:0; 	mso-tstyle-colband-size:0; 	mso-style-noshow:yes; 	mso-style-priority:99; 	mso-style-qformat:yes; 	mso-style-parent:""; 	mso-padding-alt:0cm 5.4pt 0cm 5.4pt; 	mso-para-margin-top:0cm; 	mso-para-margin-right:0cm; 	mso-para-margin-bottom:10.0pt; 	mso-para-margin-left:0cm; 	line-height:115%; 	mso-pagination:widow-orphan; 	font-size:11.0pt; 	font-family:"Calibri","sans-serif"; 	mso-ascii-font-family:Calibri; 	mso-ascii-theme-font:minor-latin; 	mso-fareast-font-family:"Times New Roman"; 	mso-fareast-theme-font:minor-fareast; 	mso-hansi-font-family:Calibri; 	mso-hansi-theme-font:minor-latin;} &lt;/style&gt; &lt;![endif]--&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;"&gt;&lt;br /&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;"&gt;Ankara Üniversitesi eski rektörü, Hacettepe ve Bilkent Üniversitelerinin kurucusu, YÖK’ün ilk başkanı, 12 Eylül’ün altın çocuğu Prof. Dr. İhsan Doğramacı, 95 yaşında organ yetmezliği nedeniyle hayata gözlerini yumdu. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;"&gt;Doğramacı’nın ulus ötesi kariyeri…&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;"&gt;3 Nisan 1915’te Kuzey Irak sınırları içerisinde kalan Erbil’de köklü bir Türkmen ailesi olan Doğra-macızadelerin çocuğu olarak dünyaya gelen İhsan Doğramacı, ilk öğrenimini Erbil’de, orta öğrenimini Beyrut’taki Beyrut Amerikan Üniversitesi’ne bağlı International College'de tamamladı. Irak’a geri dönen ve Bağdat Tıp Fakültesi’nde eğitim gören Doğramacı, İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden 1938’de mezun oldu. Daha sonra Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesinden 1949’da doçentlik ve 1954’te de profesörlük ünvanını aldı. Çalışmalarına Ankara Numune Hastanesi’nde başlayan Doğramacı, &lt;a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Harvard_%C3%9Cniversitesi" title="Harvard Üniversitesi"&gt;&lt;span style="color: windowtext; text-decoration: none;"&gt;Harvar&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;d Üniversitesi'ne bağlı Boston Çocuk Hastanesi ve Washington Üniversitesi'ne bağlı St. Louis Çocuk Hastanesi’nde sürdürdü. A.Ü. Rektörlüğü (1963-1965), ODTÜ Mütevelli Heyeti Başkanlığı (1965-1967), H.Ü. Rektörlüğü (1967 - 1975) görevlerinde de bulunan Doğramacı, bundan sonra Paris V Üniversitesi'nde öğretim üyeliğine atandı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;"&gt;Darbenin ‘Altın Çocuğu’ iş başında&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal" style="background: white none repeat scroll 0% 0%; -moz-background-clip: border; -moz-background-origin: padding; -moz-background-inline-policy: continuous;"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;"&gt;12 Eylül darbesinden sonra da üniversitelerde başlatılacak olan harekatın başına geçirilmek istenen Doğramacı -darbenin ‘altın çocuğu’- YÖK’ün başkanlığına getirildi ve ilk işi üniversitelerde sol-muhalif kimliği ile bilinen akademisyenleri (İdris Küçükömer, Murat Belge, Taner Timur, Baskın Oran, Faruk Sönmezoğlu gibi) üniversitelerden uzaklaştırmak oldu. 1992 yılına kadar kendisine verilen üniversitelerdeki sol hareketi ezme görevini YÖK aracılığıyla sürdürmeye devam etti. Doğramacı yüzlerce bilim insanını atma, sürme ve yıldırma yöntemiyle üniversitelerden uzaklaştırılmasına önayak olurken ‘kapıda saç sakal uygulaması’ başlattı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;b style=""&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;"&gt;Baskın Oran’ın Doğramacı yazısı!&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/b&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style="font-size: 10pt; line-height: 115%; font-family: &amp;quot;Times New Roman&amp;quot;,&amp;quot;serif&amp;quot;;"&gt;Üniversitemizde ve Bilkent’te düzenlenen şaşaalı cenaze törenlerinin ardından devlet töreniyle toprağa verilen Doğramacı hakkında, muhalif ve ay-kırı yazılar da yayımlandı. Bu yazılardan biri 7.-3.2010 tarihli Radikal Gazetesi Radikal İki ekin-de Prof. Dr. Baskın Oran imzasıyla çıktı.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Doğramacı’nın bir başka yüzünü kamuoyuyla paylaşan Oran, bakın yazısında neler diyor: “(Doğramacı) bir imzayı da 1984’te kendi özel üniversitesi Bil-kent’i kurmak için atıyor. Şöyle kuruyor: Buranın ilk arazilerini, devlet üniversitesi Hacettepe-’ye istimlak ettiriyor. İlk binalarını, T. Özal’la anlaşarak, “asistanları dil öğrenmek için yurtdışına göndereceğimize burada öğretelim” diye devlete yaptırıyor. Bittiğinde de “Türkiye’de dil öğretilemez” diye Bilkent’e kiralıyor (A. Güçlü, Milliyet, 27.02.2010). YÖK adına istimlak ettiği arazilerin üzerine Bilkent için Ankuva AVM’si, Metaksan Holding, Tepe Mobilya gibi rant tesisleri inşa ettiriyor. Ayrıca, herkesin öğretim üyesi lojmanları sandığı lüks Bilkent Konutlarını. Şu anda buralar Orman Gn. Md.’yle davalı. Şimdi Hacettepe’ninkini dinleyin. Çünkü, bu tepede An-kara Üniversitesine bağlı bir Çocuk Hastanesi kurduğunda (1957), Doğramacı Ankara Tıp’ta profesör. Burayı 1963’te ikinci bir tıp fakültesine dönüştürdüğünde de Ankara Ü. Rektörü (1963-65). 1967’de burayı ayrı bir üniversite (Hacettepe Ü.) yapıyor ve oranın rektörü oluyor. Bir An-kara Ü. rektörü bunları nasıl yapabiliyor? Yoksa, önce “Aynı üniversitede iki tıp fakültesi kurulabilir” deyip arkasından “Aynı üniversitede 2 tıp fakültesi olmaz” mı dedi?”&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-7026294701261074101?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/7026294701261074101/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/03/kurutucumuz-dogramac-oldu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/7026294701261074101'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/7026294701261074101'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2010/03/kurutucumuz-dogramac-oldu.html' title='Kuru(tu)cumuz Doğramacı öldü'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-2176850942562968227</id><published>2009-10-30T01:41:00.000-07:00</published><updated>2009-10-30T01:55:53.744-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beytepe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='69 gözaltı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettepe&apos;de polis baskını'/><title type='text'>BEYTEPE'DE POLİS SALDIRISI</title><content type='html'>26 Ekim Pazartesi günü TKP'li öğrencilerin Hazırlık binası önündeki açtıkları standa ÖGB'lerin müdahalesi sonucu gerilen ortama polis müdahale etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ÖGB'lerin standa müdahalesini geri püskürten öğrenciler, ÖGB'nin kamera kayıdı yapmasını da engellemek isteyince yaşanan arbede sonucu kampus'e giren 500 kadar Çevik Kuvvet Özel Tim, öğrencilere saldırdı. 100 kadar öğrenci kütüphaneye sığındı. Polisin saldırgan durumu okul öğrencilerinin de tepkisini çekerek dışarıda da protesto gösterisinde bulunan 300 kadar öğrenci toplandı. Kütüphanenin etrafını ablukaya alan polis, içeride zor kullanarak 69 öğrenciyi yakapaça gözaltına aldı. Dışarıda biriken öğrenci kalabalığına da biber gazı ve tazikli suyla müdahale edip, jopla saldırarak dağıttı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözaltına alınan 69 öğrenciden 58'i 27 Ekim sabahı serbest bırakılırken 11 öğrenci bıçaklama, yağma, polise mukavemet suçlamalarıyla tutuklu yargılanmak üzere savcılığa sevk edildi. Daha sonra tutuklama istemiyle savcılığa bırakılan 11 öğrenci de akşam saatlerinde serbest bırakıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BASKI, TACİZ, ŞİDDET VE KÜFÜR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kütüphane içinden öğrenci arkadaşlarını yaka paça gözaltına alınmasını protesto eden öğrencilere saldıran polis, attığı biber gazı bombalarıyla birçok öğrencinin fenalaşmasına yol açarken, bir öğrenci de atılan bombalardan bir tanesinin sırtına isabet etmesi sonucu yaralandı.  Polisin bir kız öğrenciye ''orospu çocuğu'' diyerek hakaret etmesi dikkatlerden kaçmazken, gözaltılar sırasında da yine öğrencilere ağır hakaretlerde bulunarak darp ettiği öğrenildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ertesi gün olayı protesto eden 900 kadar öğrenci rektörlüğe yürüyerek, okulda bir daha böyle görüntülerin yaşanmamasını ifade ederek, rektörlüğün öğrencisine sahip çıkmasını istedi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-2176850942562968227?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/2176850942562968227/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/10/beytepede-polis-saldirisi.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/2176850942562968227'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/2176850942562968227'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/10/beytepede-polis-saldirisi.html' title='BEYTEPE&apos;DE POLİS SALDIRISI'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-6996569232825384516</id><published>2009-09-28T10:57:00.000-07:00</published><updated>2009-09-28T11:10:29.523-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='vakıf bank'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettepe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='ders kayıt'/><title type='text'>Ders kayıtları başladı</title><content type='html'>2009-2010 yılı güz dönemi ders kayıtları 28 Eylül Pazartesi günü resmen başladı. Geçen senelerden farklı olarak bu sene 5 gün sürecek kayıtlar 2 Ekim Cuma günü son bulacak. Yine geçen senelerde harçlarını Yapı ve Kredi Bankasına ödeyen öğrenciler, bu sene harçlarını ''zamlı'' olarak Vakıf Bank şubelerine yatırmaya devam edecekler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vakıf Bank Yıldız Anfi'de&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Harç işlemleri için Vakıf Bank ile anlaşan okul yönetimi, harçlarını yatırmayan öğrencilerin okulda harçlarını yatırabilmesi için Yıldız Anfi'de eskiden Özel Güvenlik Birimleri'nin kullandığı bölümü bankaya tahsis etti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kayıtların ilk günü kontenjan artışından kaynaklanan yığılmalar yaşandı&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YÖK'ün geçen yıl üniversite kontenjanlarında yaptığı artış, kayıtların ilk günü banka önünde kuyruklar, kafe, kantin gibi alanlarda da yığılmalara yol açtı. Ders kayıt sürelerinin de 3 günden 5 güne çıkartılmasının sebeblerinden bir tanesi de danışman asistanların iş yoğunluğunu azaltmaya yönelik bir tedbir olarak yorumlandı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-6996569232825384516?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/6996569232825384516/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/09/ders-kaytlar-baslad.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/6996569232825384516'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/6996569232825384516'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/09/ders-kaytlar-baslad.html' title='Ders kayıtları başladı'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-600231284328600318</id><published>2009-07-23T04:21:00.000-07:00</published><updated>2009-07-23T09:13:11.787-07:00</updated><title type='text'>YÖK, Katsayı Uygulamasını Kaldırdı!</title><content type='html'>&lt;h1&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;YÖK Genel Kurulu'nun aldığı kararla meslek lisesi öğrencileri üniversite sınavında artık puan kaybetmeyecek. ODTÜ Eski Rektörü Ural Akbulut, YÖK'ün kararının siyasi olduğu değerlendirmesinde bulundu.&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/h1&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;1998 yılından bu yana meslek lisesi mezunları kendi alanlarından başka bölümleri tercih ettiklerinde katsayıları 0.3'le çarpılıyordu. Diğer liselerde okuyanların katsayıları ise 0.8'le çarpılıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YÖK'ün yeni aldığı karara göre, bütün adayların katsayıları 0.15'le çarpılacak. Böylece, meslek lisesi mezunları alanları dışında tercih ettikleri bölümlere yöneldiklerinde herhangi bir kayıpları olmayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Örneğin bir tıp fakültesini veya bir mühendislik fakültesini sadece fen alanından mezun olanlar değil, diğer tüm alanlardan ve okul türlerinden mezun olanlar da tercih edebilecek ve bu adaylara farklı katsayı uygulanmayacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Aralarında imam hatip liselerinin de bulunduğu meslek lisesi mezunları, kendi alanlarıyla ilgili bölümleri tercih ettiklerinde ek olarak orta öğretim başarı puanı 0.06 ile çarpılacak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öğretmen lisesi veya meslek lisesi mezunu olanlara kendi alanlarındaki programları tercih etmeleri halinde ek puan verilecek. Bu adayların ağırlıklı ortaöğretim başarı puanları 0.06 katsayısı ile çarpılacak ve bulunan değer 0.15 katsayısıyla çarpılmış puanlarına eklenecek. Söz konusu mezunlara ek puan verileceğine ilişkin hüküm yasal düzenlemede yer alıyor. Ek katsayı bugün 0.24 olarak uygulanıyor ve bu yükseköğretim programlarının sayısı sınırlı bulunuyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;YENİ SİSTEME NASIL GEÇİLECEK?&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;YÖK Genel Kurulu'nun aldığı ''Meslek lisesi mezunu adayların ek puanla girebildikleri kendi alanlarındaki her program için bir Lisans Yerleştirme Sınavı (LYS) puan türünün yanı sıra bir de Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) puan türü belirlenir. Meslek lisesi mezunu olup olmadığına bakılmaksızın, adayların bu programlara yerleştirilmesinde bu iki türden puanlarının büyük olanı esas alınır'' kararı, genellikle ön lisans programlarına nasıl yerleştirme yapılacağını hükme bağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ön lisans programlarına, mevcut uygulamaya göre SAY-1, SÖZ-1, EA-1 gibi puan türleriyle giriliyor. Yeni sistemde de bu tür programlara YGS puanıyla girilebilecek ancak eğer aday LYS'ye de girmişse ve bu sınavdaki puanı yüksekse adayın yüksek olan puanıyla o programa girmesine imkan verilecek. Bu programlara sadece meslek lisesi mezunları değil genel lise mezunlarının da girebilmesine imkan sağlanacak. Bundan dolayı YGS'nin yanı sıra LYS puanlarının da ön lisans programlarına girerken geçerli olması kararı alındı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu uygulama bugün de benzer şekilde yapılıyor. Mevcut durumda genel lise mezunları meslek lisesi mezunlarının sınavsız geçiş yöntemiyle girdikleri ön lisans programlarına, ÖSS'de SAY-1, SÖZ-1 ve EA-1 puan türlerinde aldıkları puanlara göre girebiliyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YÖK Genel Kurul üyelerinden Prof. Dr. Fikret Şenses kararın bütününe karşı oy kullandı. Üyelerden Prof. Dr. Atilla Eriş, Prof. Dr. Ali Ekrem Özkul ve Prof. Dr. Necmi Yüzbaşıoğlu da katsayıların 0.15'le çarpılmasına karşı oy kullandı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YÖK Genel Kurul toplantısının ardından şu yazılı açıklama yapıldı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;* Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ile Lisans Yerleştirme Sınavı'ndaki (LYS) ağırlıklı puanların her biri, kendi içinde 100-500 arasındaki puanlara dönüştürülecek&lt;br /&gt;* Ağırlıklı Ortaöğretim Başarı Puanı (AOBP) en büyüğü 500, en küçüğü 100 olacak şekilde hesaplanacak&lt;br /&gt;* Yerleştirme puanları hesaplanırken AOBP 0.15 katsayısı ile çarpılacak&lt;br /&gt;* Adaylardan öğretmen lisesi veya meslek lisesi mezunu olanlar kendi alanlarındaki programları tercih etmeleri halinde AOBP'leri 0.06 ek katsayısı ile çarpılacak ve bulunan değer, 0.15 katsayısı ile hesaplanan puana eklenecek&lt;br /&gt;* Meslek lisesi mezunu adayların ek puanla girebildikleri kendi alanlarındaki her program için bir LYS puan türünün yası sıra bir de YGS puan türü belirlenecek. Meslek lisesi mezunu olup olmadığına bakılmaksızın, adayların bu programlara yerleştirilmesinde her iki türden puanlarının büyük olanı esas alınacak.&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;strong&gt;YÖK ÜYESİ ŞENSES: DÜZENLEME İKTİDAR PARTİSİ İÇİN&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YÖK üyesi Prof. Dr. Fikret Şenses, yeni üniversite giriş sistemiyle ilgili yazılı bir açıklama yaptı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YÖK'ün aldığı karara katılmadığını vurgulayan Prof. Şenses, karşı oy kullanmasının gerekçelerini açıkladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Farklı katsayı kararı uygulamasının asıl amacının haksızlıkları giderme görüntüsü altında yükseköğretimi iktidar partisinin amaçları doğrultusunda biçimlendirmeye yönelik olduğunu belirten Şenses, şu ifadeleri kullandı:''Son dönemde gerekli altyapı ve kaynak sağlanmadan çok sayıda yeni üniversite açılması, mevcut yasal çerçeve dikkate alınmaksızın üniversitelerimizde türban yasağının kaldırılması, üniversite kontenjanlarının hızla artırılması, ilahiyat fakültesi kontenjanlarının birden ve çok yüksek oranda artırılmış olması ve en son olarak da katsayı konusuyla gündem işgal edilmek istenmektedir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu durum, iktidar partisinin amaçlarıyla, YÖK'ün amaçları arasındaki örtüşme derecesini açıkça ortaya koymaktadır. Mevcut farklı katsayı uygulamasının bütün meslek lisesi öğrencilerini ilgilendirmesine karşın konunun sadece imam hatip liseleri üzerinde odaklandırılmış olması bu kuşkuları daha da artırmaktadır.''Karar alınırken farklı katsayı uygulamasının gerekçelerinin gündeme getirilmediğini vurgulayan Şenses, meslek yüksekokulları dahil olmak üzere mesleki eğitimin çekiciliğinin artırılması ve imam hatip liselerinin toplumun ihtiyaçlarının çok üstünde mezun verdikleri hususlarının yanında toplumun önemli bir kesiminin bu konudaki duyarlılıklarının göz ardı edildiğini savundu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;YÖK üyesi Şenses, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:''Diğer meslek liselerindeki öğrencilerimiz gibi imim hatip liselerinde okuyan öğrencilerimiz genelde toplumumuzun görece düşük gelirli ailelerine mensuptur. Bu kesimin temel sorunu asla katsayı eşitsizliği değil, görece düşük gelirden kaynaklanan ve eğitimin önceki aşamalarında başlayan fırsat eşitsizliğidir. YÖK'e bugün hakim olan zihniyet fırsat eşitsizliğinin giderilmesi konusunda son derece duyarsızdır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son 18 ayda çok sayıda vakıf üniversitesi açılarak Yükseköğretim adım adım paralı hale getirilmektedir. Yabancı sermayenin yükseköğretim sistemimize artan ilgisinin katkısıyla yakın bir gelecekte geçmiştekine benzer bir özel yükseköğretim furyasının yaşanması ciddi bir olasılıktır. Bu durum giriş sınavında düşük puan almış olsa da varlıklı ailelerin çocuklarına yükseköğretim hakkı verilmesi, eğitim sürecinin daha ilk aşamalarında başlayan fırsat eşitsizliğinin bizzat YÖK kararıyla daha da artması anlamına gelmektedir.''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;PROF. EŞME: DEĞİŞİKLİK İMAM HATİPLER İÇİN YAPILDI&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Eski YÖK üyesi Prof. Dr. İsa Eşme, NTV yayınında yeni düzenlemenin imam hatip liselerinin önünü açtığını söyledi.&lt;br /&gt;Prof. Eşme şu açıklamayı yaptı:"Yarar sağlamayacağı fikrindeyim hala. Teknik liselerle imam hatip liselerini ilgilendirir. Teknik liseler yüzde 3 civarında. Diğer meslek liselerinin ÖSS sonuçları ortada, yarar sağlamayacaktır. Tam tersine yüksek lisans programları ümidiyle dershanelere rağbet artacaktır. Ortaöğretim-imam hatip lisesi diye çift kutuplu eğitime dönüşebilir. Bundan kaygı duyuyorum.&lt;br /&gt;Liseler artık branşlaşma yerine ilköğretimin devamı durumuna indirgenecektir. En büyük zararın eğitim birliği bakımından zararlı olacağı inancını taşıyorum ve bundan kaygılıyım."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;GÜLTEKİN: İMAM HATİPLİLER BU YIL TERCİH YAPMAYACAK&lt;/strong&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;Eğitim Uzmanı ve NTV programcısı Sadık Gültekin ise katsayı kararının yansımalarıyla ilgili bir başka noktaya dikkat çekti:"Tercihler bugün başlıyor, 3 Ağustosta bitecek. İmam hatip lisesi öğrencileri, 'o zaman ben bu sene tercih yapmayayım' diyerek tercihini seneye erteleyecektir. O zaman üniversiteler boş kalacaktır, çok büyük bir hata yapılmıştır. Herkes tercihini önümüzdeki seneye erteleyecek. Eminim ki iki ya da üç ek yerleştirme yapılacaktır. Bu biraz da duygu sömürüsüdür, meslek lisesindeki eğitimle ÖSS'yi başarabilmesi umut tacirliğinden başka şey değildir. Ek katsayı bile verseniz bu çocuğun eğitimi buna uygun değildir."&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;strong&gt;ODTÜ Eski Rektörü Ural Akbulut&lt;/strong&gt; kararın siyasi olduğu değerlendirmesinde bulunurken şunları söyledi:"Üzüntüyle karşıladım. Siyasi karar olarak değerlendiriyorum. Bunun bilimsel biçimde çözülmesi gerekir. Meslek liselerinin kendi alanlarının önünün açılması gerekirdi. Bu karar bir gerginliğe yol açacaktır. Yüksek öğretim sistemi önemli bir yara almıştır."&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="TEXT-ALIGN: justify"&gt;www.ntvmsnbc.com&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-600231284328600318?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/600231284328600318/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/07/yok-katsay-uygulamasn-kaldrd.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/600231284328600318'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/600231284328600318'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/07/yok-katsay-uygulamasn-kaldrd.html' title='YÖK, Katsayı Uygulamasını Kaldırdı!'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-3402042324754576466</id><published>2009-05-21T08:52:00.000-07:00</published><updated>2009-05-21T08:56:18.058-07:00</updated><title type='text'>Şenlikler para bastı…</title><content type='html'>Bir şenlik daha bitti… Ama ne şenlikti! İlk gün popçu olduk, ikinci gün rockçı, üçüncü gün oryantalist-teknocu, dördüncü gün özgün-romantik insanlar olduk… Olsun ama ne eğlendik(!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kültür sanat boş, hasılat hoş!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahar şenlikleri, resmi tanımlamasıyla, ’10. Kültür, Sanat ve Spor Şenlikleri’ yani Ankara üni-versiteleri arasında en iyisi olduğu iddia edilen şenliğimiz sona erdi. Hemen hemen her gün olay çıkan şenliklerde, bıçaklı yaralanmalar, tacizler yine eksik olmadı. Şenliklerin dışarıya açık olması, güvenlik zaafını arttırırken rektörlük ise hasılatlarını kat ve kat arttırdı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nereden çıktı bu adamlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şenliklerin dışarıya açık olması ve girişlerin 10 YTL ile ücretlendirilmesini işgüzarlar için fırsata dönüştü. Öğrencilerin çantalarında bira satmasına alışıktık; ama koca koca adamların bira, si-gara, çiğ köfte, midye, giyim tezgahları açıp şenlik alanını resmen pazara dönüştürme-si şenliklerimizi diğer şenliklerden farklı kıldı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BAM kendi başına takıldı…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şenlikler 13 Mayıs Çarşamba günü Kenan Doğulu konseriyle başlayıp 16 Mayıs’ta Ezginin Günlüğü konseriyle sona erdi. Bu dört gün boyunca kendine has bir öğrenci profili bulunan Beytepe Alışveriş Merkezi ise dört gün boyunca ilgi oldağı oldu. Tüm bunlardan uzak kalmak isteyen ve kendini final haftasına hazırlamak isteyen öğrenciler ise genellikle Yeşil Vadi’yi seçti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-3402042324754576466?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/3402042324754576466/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/senlikler-para-bast.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/3402042324754576466'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/3402042324754576466'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/senlikler-para-bast.html' title='Şenlikler para bastı…'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-4435064575696004437</id><published>2009-05-21T08:48:00.000-07:00</published><updated>2009-05-21T08:52:09.561-07:00</updated><title type='text'>BEYTEPE FORUM</title><content type='html'>Merve DEVECİ&lt;br /&gt;Hacettepe Ekonomi Topluluğu'nun bu yıl 5.sini düzenlediği ‘Ulusal Ekonomi, Siyaset ve Dış İlişkiler’ sempozyumu, Tuğrul Çubukçu salo-nunda, 4-8 Mayıs tarihlerinde ger-çekleşti.                          &lt;br /&gt;“Demokrasi ve yerel kalkınma bağ-lamında Türkiye” konusunu günde-mine alan topluluk, bu konuda bir-çok  ismi okulumuzda ağırladı. &lt;br /&gt;Sempozyumun ilk gününde Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler fakül-tesi hocalarından Prof. Dr. Baskın Oran, konuşmasını “Türkiye'de kimlikler ve kimlik çatışması” üzerine yaptı. Genel olarak kimlik olgusunun ve Türkiye’ de etnik kimliklerin tanımını yapan hocamız, daha sonra bunların yarattığı çatışmaların ne-denlerini ve nasıl çözülebileceği üzerinde durdu.           &lt;br /&gt;ı gün ikinci konuk ise CHP İstanbul milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu'ydu. Son dönemde yerel se-çimler ve yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelen milletvekili, yerel kalkınma ve sosyal devlet olgusunu yönetimlerle uygulamanın önemi üzerinde durdu.&lt;br /&gt;İkinci günkü konuklar Ufuk Uras ve Zeki Sezer’di. Siyasette yeni arayış-larla ilgili bir konuşma yapan ÖDP eski genel başkanı ve İstanbul ba-ğımsız milletvekili Ufuk Uras konuş-mada kendisini “solcu bir arkada-şınız” olarak betimledi. Türkiye’de kitlelerin örgütlenmesinin, sorunların çözümünde büyük yararı olacağını söylerken ; ‘sade’ vatandaşın siyase-te girmesinin ve siyasetin her türlü düşünceye açık olmasının gerekli-liğini anlattı. Daha sonraki oturum-da konuşan Zeki Sezer ise eski baş-kanı olduğu DSP’nin diğer siyasi partilerden farklı olduğunu vurgu-layarak partinin eski gücüne kavu-şacağına olan inancını belirtti.&lt;br /&gt;Üçüncü gün Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkan adayı Murat Karayalçın konuktu. Yerel kalkınmanın dünyada ön plana çıktığını vurgulayan Karayalçın bu konuda Ankara ’nın eksiklerini belirtti. İkinci oturumda ise üniversitemizde İktisat bölüm başkanlığını yapan Prof. Dr. Orhan Morgil “yerel yönetimler ve kalkınma” konulu bir konuşma yaptı. Katılımcıları yerel yönetim organları ve işleyişi ve yerel yönetimlerin ekonomik hareketleri konusunda aydınlattı.&lt;br /&gt;Sonunucu gün ise Beypazarı eski belediye başkanı Mansur Yavaş'ın bir konuşma yapması bekleniyordu. Konferans, kendilerini Devrimci De-mokrat(!) Yurtsever Öğrenciler ola-rak tanıtan bir grubun tepkisi yüzün-den; daha çok gerilime mahal verme-mek için, HEK tarafından iptal edil-di. Özgür düşünceyi hedeflediklerini belirten topluluk, üniversitemizin  henüz buna yeterince açık olmadığı-nı söyleyerek; olayların tatsız bir du-rum almaması için konferansı iptal ettiklerini; ancak duruşlarını hiçbir zaman değiştirmeyeceklerini ve bütün siyasal görüşlere aynı mesafede olduklarını özetleyen bir yazı yayımladı. Kapanıştaki konuk ise ANAP eski genel başkanı Erkan Mumcu’ydu. Türkiye’deki demokrasi hayatından bahseden Mumcu, tecrübelerini ve siyaset hayatındaki anılarını anlattı. Bu sempozyum ile siyaset alanında tecrübeli birçok konuşmacı üniversitemize konuk oldu. Umarız daha ve daha büyük sempozyumlarla topluluklar bize yarar sağlamaya devam eder.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-4435064575696004437?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/4435064575696004437/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/beytepe-forum_21.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/4435064575696004437'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/4435064575696004437'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/beytepe-forum_21.html' title='BEYTEPE FORUM'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-6563023949571696377</id><published>2009-05-21T08:47:00.000-07:00</published><updated>2009-05-21T08:48:27.239-07:00</updated><title type='text'>BEYTEPE FORUM</title><content type='html'>Gökmen KARSAVRAN&lt;br /&gt;Geçen hafta  kendine HEK adını veren ve Beytepe’de liberal anlayışın kalesi olarak ifa-de edebileceğimiz yapılanma, bütün kesim-lerden, medyatik  birkaç siyasi aktörü çağırıp, siyaset ve dış ilişkiler konulu bir sempozyum düzenledi. Bir de alt konusu var; demokrasi ve yerel kalkınma bağlamında Türkiye. Fakat etkinlikle ilgili kampüsümüzdeki solun tartış-maları  bir isim üzerinde odaklandı; Beypazarı  eski belediye başkanı ve MHP Ankara Büyükşehir Belediye başkan adayı Mansur Yavaş.                                             &lt;br /&gt;Etkinliği düzenleyen grup, ısrarla bu bireyin Beypazarı eski Belediye Başkanı kimliğiyle çağrıldığını vurgulamış, kampüste sağ-sol çatışması olarak adlandırdıkları çatışmalarda taraf olmak istemediklerini belirtmiş, düşünce özgürlüğü kapsamında her fikre eşit mesafede olduklarını ifade etmişlerdir. Şimdi bütün bunları ele alalım.       &lt;br /&gt; Birincisi; iddia edildiği gibi her fikre eşit me-safede olunduğu tamamen yalandır. Kendi-leri liberal bir anlayışa sahiptirler. Sosyalist düşünceye olan mesafesiyle liberal düşünce-ye olan mesafesinin aynı olması bu söyledik-lerinden bağımsız olarak imkansızdır.  Mese-la bu süreçte özgürlük ve faşizm kavramlarını ele alalım. Sosyalistler özgürlük kavramını proletarya cephesinden algılar ve Engels’in deyimiyle, ”Özgürlük, zorunlulukların bilince çıkartılmasıdır.” şeklinde ifade eder. Liberal-lerde ise durum çok farklıdır; özgürlük başka-larının alanlarına müdahale edilip edilmedi-ğiyle ölçülür. Faşizme gelince iş daha da ko-mikleşiyor Türkiye’de. Dünyadaki geçmiş pratiğiyle ve bugünkü ideolojisiyle her fırsat-ta “liberalizm ve komünizm” karşıtı olarak ifade eden bir anlayışa sen ne kadar safça eşit mesafedeyim dersen de. Seni yok etmeye ça-lışınca da biz size eşit mesafedeyiz demeye devam edersiniz. (…)Bu bireyi ister Beypa-zarı eski Belediye Başkanı kimliğiyle çağır, ister T.C. vatandaşı kimliğiyle. Bu, onun  MHP üyesi olduğu gerçeğini değiştirmez. Bahsettiğimiz oluşumun Türkiye’de faşizmin temsilcisi konumunda olup olmadığını tartış-mayacağım. Bu oluşum her türlü söylem ve pratiğiyle, örgütlenme yapısıyla faşist bir ya-pılanmadır. Bununla ilgili sol oldukça zengin değerlendirmelere sahiptir. Konuyla ilgilenen arkadaşlar küçük bir araştırmayla pek çok kaynağa ulaşabilirler.                                &lt;br /&gt;(…)Liberaller, iktidarlarının ellerinden kayıp gideceğini anladıkları zamanlarda faşizme başvurmaktan geri durmazdır. Sermaye ve temsilcileri liberal anlayışlarıyla faşizme ide-olojik olarak şeklen karşılardır. Ama bu on-ları faşizm uygulamaktan alıkoymaz.  (…)Sempozyuma gelirsek; Mansur Yavaş kampüsteki solcu, devrimci öğrencilerin ça-basıyla programdan çıkarıldı. Bu sayede aynı grubun 4 yıl önce düzenlemiş olduğu, jandar-ma-rektörlük-İİBF dekanı Orhan Morgil iş-birliğiyle gerçekleştirilen ve devrimci öğren-cilerin kaba dayak ve plastik mermilerle yara-landığı, bu bahaneyle yirminin üzerinde dev-rimci öğrencinin atılmaya varan cezalarla uzaklaştırıldığı faşist terör tekrar yaşanmamış oldu. Süreci farkında olan ve kendisine düzenlenmek istenen aynı oyuna hiçbir şekilde izin vermeyen Beytepe’deki solcu arkadaşlara teşekkür ediyor ve kutluyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-6563023949571696377?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/6563023949571696377/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/beytepe-forum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/6563023949571696377'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/6563023949571696377'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/beytepe-forum.html' title='BEYTEPE FORUM'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-503822137915438427</id><published>2009-05-21T08:44:00.000-07:00</published><updated>2009-05-21T08:46:54.855-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='kaos gl.'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='homofobi'/><title type='text'>Homofobi karşıtları Beytepe’de buluştu</title><content type='html'>4. Uluslararası Homofobi Karşıtı Buluşma’nın Ankara’daki Beytepe ayağı, İletişim Topluluğu’nun desteğiyle 12 Mayıs Salı günü Edebiyat Fakültesi Bedrettin Cömert salonunda gerçekleşti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Oturumda ilk olarak İnsan Hakları Gündemi Derneği üyesi Ha-kan Ataman söz aldı. Ataman ‘Nefret Suçları, Nefret Söylemi ve İnsan Hakları’ adlı söyleşisinde, nefretin kökeninin Orta Çağ Avrupasına dayandığını belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘’30’lu yıllarda Hitler, Gestapo’da kurduğu merkezde eşcinsellik ve kürtajla mücadele ederek toplama kamplarında yak-laşık 100 bin eşcinseli katletti. Bu nefret duvarı Avrupa’da hala ortadan kaldırılamadı. Nefret yasaları ilk olarak 1985’te ABD’de çıkartılıyor. 90’lı yıllarda ise bu yasa-ların kapsamı genişletilerek ırk, din, cinsiyet gibi tanımlamalar ek-leniyor. Avrupa’da ise AGİT nef-ret suçlarını aynı zamanda ‘önyar-gı suçları’ olarak tanımlıyor. Tür-kiye’de ayrımcı yasalar olmama-sına rağmen toplum hayatında cid-di fiili ayrımlar var. Bu durumun ortadan kaldırılması için pozitif ayrımcı yasaların çıkarılması ve sosyal politikaların izlenmesi gere-kiyor.” Daha sonra Avukat Senem Doğanoğlu, bir transeksüelin katledilmesi ile ilgili olan Erya- man davası hakkında konuştu. Doğanoğlu, Eryaman’da oturan ve çalışan transeksüellerin silahlı çe-telerce göçe zorlandığını ve bir transeksüelin katledildiğini; tutuk-lanan dört failin iki yıl yattıktan sonra serbest bırakıldığını belir-terek; Ağır Ceza Mahkemesi’nin bu çeteler için yaptığı ‘önyargılı bir grup’ tanımlamasının kendileri için bir kazanç olduğunu söyledi. Daha sonra söz alan Pembe Hayat üyesi Buse Kılıçkaya ise şunları söyledi: “Biz uzaydan gelmedik. Burada aynı nefesi paylaşıyoruz. Hrant’dan çok da farkımız yok. Nefretin mağdurlarıyız. Sapkınlık-la suçlanıyoruz; ama on dört aylık bebeğe biz tecavüz etmiyoruz. Önyargılarımızla yüzleşmeliyiz.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-503822137915438427?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/503822137915438427/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/homofobi-karstlar-beytepede-bulustu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/503822137915438427'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/503822137915438427'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/homofobi-karstlar-beytepede-bulustu.html' title='Homofobi karşıtları Beytepe’de buluştu'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-8005218285203528705</id><published>2009-05-21T08:41:00.001-07:00</published><updated>2009-05-21T08:43:21.044-07:00</updated><title type='text'>Carettelar Hacettepeli gönüllülerini arıyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/ShV2jj1Lu9I/AAAAAAAAACc/EZAvQBe9R5E/s1600-h/caretta.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338303286603398098" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 143px; CURSOR: hand; HEIGHT: 100px" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/ShV2jj1Lu9I/AAAAAAAAACc/EZAvQBe9R5E/s200/caretta.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Soyu tükenme tehlikesi içinde olan ve Türkiye’de Akdeniz sahillerini üreme alanı olarak seçen caretta carettalar için Ekolojik Araştırma Derneği (EKAD), deniz kaplumbağaları araştırma ve koruma projesi için gönüllüler arıyor. Üç ay sürecek, üç bölümden oluşan çalışmalar için, katılımcı-ların beslenme, ko-naklama ve yerel ulaşım masraflarını EKAD karşılayacak.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Projeye katılmak için İletişim adresi; &lt;a href="http://www.ekad.org/"&gt;http://www.ekad.org/&lt;/a&gt;, &lt;a href="mailto:gonullu@ekad.org"&gt;gonullu@ekad.org&lt;/a&gt;, &lt;a href="mailto:info@ekad.org"&gt;info@ekad.org&lt;/a&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-8005218285203528705?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/8005218285203528705/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/carettelar-hacettepeli-gonullulerini.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/8005218285203528705'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/8005218285203528705'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/carettelar-hacettepeli-gonullulerini.html' title='Carettelar Hacettepeli gönüllülerini arıyor'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/ShV2jj1Lu9I/AAAAAAAAACc/EZAvQBe9R5E/s72-c/caretta.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-3022322473693352526</id><published>2009-05-21T08:38:00.000-07:00</published><updated>2009-05-21T08:40:57.688-07:00</updated><title type='text'>Beytepeli Hayvanseverlerden Barınak Ziyaretleri</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/ShV17LCzjqI/AAAAAAAAACU/Es9kmzLXoRA/s1600-h/k%C3%B6pekler.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5338302592754880162" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 137px; CURSOR: hand; HEIGHT: 103px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/ShV17LCzjqI/AAAAAAAAACU/Es9kmzLXoRA/s400/k%C3%B6pekler.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sadık Yılmaz&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İlkini 23 Nisan tarihinde gerçekleştirdiğimiz, Gölbaşı Hayvan barınağı ziyaretimizin bir ikinci ayağı, 09 Mayıs Cumartesi günü gerçekleştirildi. Daha öncesinde 3 kişi olarak yapılan ziyaretimiz, bu sefer birkaç öğretim görevlisinin de katılımı ile 19 kişi ile gerçekleştirilmiştir. Barınakta var olan 3 bin civarında köpek, bizim bu ziyaretimizden oldukça memnun oldular. Gönüllüler olarak toplanan 500 TL. ye yakın para ile 165 kg. köpek maması alındı. İşin bu maddi boyutu ya da mama kısımları hariç, o köpeklerin bekledikleri şey biraz da ilgi ve sevgi idi. Arkadaşlarımızın etrafında dolanan ve bizler ile oyun oynamak isteyen bu köpeklerin barınaklardaki durumları gerçekten kötü ve içler acısı. Pek çok köpeğin önünde boş yemek kapları, dolu olanların içinde ise sulu ekmekler vardı. Belediyenin sağlamış olduğu yardımın ekmekten başka bir şey olmadığı barınaklarda, pek çok köpeğin yağmurdan ya da güneşten korunacak herhangi bir kulübeleri ya da benzeri bir malzemeleri yok. Hayvanseverler olarak bu konuda da yine üstümüze düşeni yapmaya kararlıyız.&lt;br /&gt;Günümüz dünyasında, evrensel ahlaki değerlere ulaşmış toplumlarda her türlü canlının ve doğal yaşamın önemi ve değeri bilinmektedir. Bu köpeklerin, ya da diğer tüm canlıların en az insanlar kadar sokaklarda, bahçelerde yani insana ait gibi görünen her yerde yaşam hakları vardır.&lt;br /&gt;Geç ya da yetersiz de olsa, ülkemizde artık 5199 sayılı bir yasa var. Ve bu yasa ile hayvanların hakları korunma altına alınmıştır. Bu yasanın amacı; “hayvanların rahat yaşamlarını ve hayvanlara iyi ve uygun muamele edilmesini temin etmek, hayvanların acı, ıstırap ve eziyet çekmelerine karşı en iyi şekilde korunmalarını, her türlü mağduriyetlerinin önlenmesini sağlamaktır.”&lt;br /&gt;5199 sayılı yasa, hayvanların, gerekli müdahaleler yapıldıktan sonra, kısırlaştırılan, aşılanan ve rehabilite edilen hayvanların alındıkları ortama bırakılmasını hükme bağlamıştır. Ama maelesef barınaklarda yaşamak durumunda kalan binlerce hayvan bu hakkından mahrum bırakılmıştır. Barınaklar, insanlar için kapatma cezasına çaptırıldıkları yerler gibidir. Ki bu kapatma cezasına maruz kalmış insanın da suçsuz olduğunu ve sadece insan olduğu için cezaevlerine konulduğunu düşünün...&lt;br /&gt;Hayvanların evleri, sokaklar, parklardır; barınaklar değildir.&lt;br /&gt;Yasanın ne kadar uygulandığı tartışılır elbette. Fakat bizlerin en azından üniversiteli öğrenciler olarak, bulunduğumuz ortamlarda, doğal yaşamı koruyan, hayvan haklarına saygılı ve onlar ile birlikte yaşayabilen gençler olabiliriz. Ki bu yolla ancak ve ancak, kampüsümüzde kimsenin ama kimsenin hayvan öldürmesine, bırakın öldürmeyi en ufak bir zarar vermesine engel olabiliriz.&lt;br /&gt;Son olarak; herhangi bir yerde herhangi bir hayvana zarar verildiği yada bir hayvan cesedi görüldüğünde 212 20 47 nolu Çevre Bakanlığından yetkili birimin aranması gerekmektedir.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;http://www.facebook.com/group.php?gid=54719156493&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-3022322473693352526?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/3022322473693352526/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/beytepeli-hayvanseverlerden-barnak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/3022322473693352526'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/3022322473693352526'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/beytepeli-hayvanseverlerden-barnak.html' title='Beytepeli Hayvanseverlerden Barınak Ziyaretleri'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/ShV17LCzjqI/AAAAAAAAACU/Es9kmzLXoRA/s72-c/k%C3%B6pekler.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-4942987216031473343</id><published>2009-05-21T08:35:00.000-07:00</published><updated>2009-05-21T08:38:13.370-07:00</updated><title type='text'>‘…biz kadınlar toplandık!’</title><content type='html'>Eda ÇEKİL&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;23 Nisan Perşembe günü Beytepeli kadınlar, sorunlarını konuşmak için bir araya geldi. Okulu-muzda kadın sorununa dair söz söylemek için nasıl yan yana durulabileceği üzerine konuşuldu. Bu toplantıdan çıkan sonuç ne olursa olsun toplantının kadınlar için oldukça önemli bir toplantı olduğu kanaatinde-yim. .Benimle aynı se-vinci paylaşan kaç kişi var bilemiyorum, ama benimle aynı kaygıyı taşıyan başkalarının da varlığını hissedebiliyorum.  Üç yıldır bulunduğum Beytepe’de anmalar, paneller oldu; ülkede darbeler, seçimler, krizler oldu. Bu durumların kadınlar üzerinde çifte baskı oluşturduğunu göremedik çoğu zaman. Kadınları ve kadın so-rununu sadece 8 Mart’larda hatırladık. Sonra kadın mücadelesinde erkeğin yerini ve kadının ikincil konumunun tarihini tartışarak alanlara  çıktık. Her 8Mart’ta bölünmüş yürüdük… Öğrencilik hayatımızı geçirdiğimiz kampüsümüzda kadının yerini hiç düşünmedik, belki gerek bile duymadık. Oysa kadınlar yaşamın her alanında maruz kaldığı ayrımcılığa ‘bilim yu-valarında’ da maruz kalıyor. Kadınların kampüste hocalar ve doktorlar dahil birçok ki-şinin tacizine maruz kaldığını, şenliklerde tecavüze uğradığını, yurtlarda erkeklerden farklı muamele gördüğünü, mühendisliklerde garipsendiğini, tartışma kürsülerinde fikirleriyle önemsizleştirilerek korkularına korku ekildiğini vs. hepimiz görmezden geldik. Belki daha da kötüsü bunları kuruntu, burjuva takıntısı olarak adlandırdık. Okulumuzda hissettiğimiz eksiliği kendi-miz doldurmak için; kadın sorununa dair neler ve nasıl yapı-lacağı üzerine konuş mak ve kendimize bir hat belirlemek için 11 Mayıs Pazartesi günü saat 5’te tekrar toplanıyoruz .&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-4942987216031473343?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/4942987216031473343/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/biz-kadnlar-toplandk.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/4942987216031473343'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/4942987216031473343'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/biz-kadnlar-toplandk.html' title='‘…biz kadınlar toplandık!’'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-4543713007711410376</id><published>2009-05-21T08:32:00.000-07:00</published><updated>2009-05-21T08:35:10.854-07:00</updated><title type='text'>Son anda iptal edildi…</title><content type='html'>Mansur Yavaş gerginliği&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hacettepe Ekonomi Topluluğu (HEK) tarafından düzenlenen Ulusal Ekonomi, Siyaset ve Dış İlişkiler Sempozyumu’nda Cuma günü panelist olarak MHP Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Mansur Yavaş’ın çağrılması kampüste büyük gerginliğe yol açtı. Mansur Yavaş’ı istemeyen sol görüşlü öğrenciler HEK yönetimine, konferansın iptal edilmesini, aksi takdirde istenmeyen olayların yaşanacağını bildirdiler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;HEK sempozyumu iptal etti&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konferansı iptal etmek zorunda kalan HEK, bir bildiri yayımladı.  Bildiride bu sempozyumun daha önce dört  kez yapıldığı ve her görüşten siyasetçinin konuşmacı olarak katıldığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi: “HEK olarak geçmişte tüm zorluklara ve istenmeyen olaylara karşı düşünce özgürlüğü adına, tüm konuş-macılara bu kürsüde konuşma fırsatı tanıdık. Bu duruşumuzda bir değişiklik olmayacaktır”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;‘sistemi meşrulaştırıyorlar’&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devrimci, Demokrat, İlerici, Yurtsever imzasıyla karşı  bildiri yayımlayan öğrenciler, düşünce özgürlüğünün esas savunucularının kendilerinin olduğunu belirterek şu sözlere yer verildi: “Üniversitemizin kimsenin baskıdan kafasını kaldıramadığı bir hapishane haline gelmemesi için savaş veriyoruz. Irkçılık içeren, sistemi meşrulaştıran her etkinlik karşısında bizi bulacaktır.”&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-4543713007711410376?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/4543713007711410376/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/son-anda-iptal-edildi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/4543713007711410376'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/4543713007711410376'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/son-anda-iptal-edildi.html' title='Son anda iptal edildi…'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-1441652132512489403</id><published>2009-05-10T05:59:00.000-07:00</published><updated>2009-05-10T06:02:08.877-07:00</updated><title type='text'>Darwin 200, evrim teorisi 150 yaşında!</title><content type='html'>Biyoloji Bölümü Topluluğu, Darwin’in 200. Doğum yıldönümünde ‘Darwin ve Evrim’ sempozyumu düzenledi. 28-29 Nisan tarihleri arasında İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi(İİBF) Tuğrul Çubukçu salonunda gerçekleştirilen sempozyumun açılış konuşmasını yapan bölüm öğretim üyesi Prof. Dr. Selim Çağlar, bağnazlığın militan fanatizmi karşısında tek güvencenin bilgi olduğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Darwin ve onun evrim teorisine yöneltilen saldırılar aslında özgür düşünceye yöneltilmektedir. Aklın kuraklaştırıldığı bu dönemde kuşkusuz Darwin ve Galileo gibi insanlar yine geleceklerdir dünyaya” dedi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;BEAGLE SEYEHATİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Biyoloji Bölümü  öğrencisi Zeynep Yurtkuran, Darwin’in İngiliz donanması tarafından harita çıkartmak üzere görevlendirilen Beagle Gemisi ekibiyle 5 yıl boyunca Latin Amerika, Afrika, Asya ve Avustu-ralya kıyılarına yaptığı seyahatlerde ilk sistematik gözlemlerini gerçekleştir-diğini belirte- rek, bu 5 yılın evrim teorisi için kilit bir noktada yer aldığını söyledi. Sempozyum, Doç. Dr. Ali Dönmez’in Bitkilerin Evrimi; Araş. Gör. İ. Kudret Sağlam’ın Evrim ve Gelişim;  Prof. Dr. Y. Selim Erdal’ın İnsanın Evrimi adlı sunumlarıyla sona erdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-1441652132512489403?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/1441652132512489403/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/darwin-200-evrim-teorisi-150-yasnda.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/1441652132512489403'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/1441652132512489403'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/darwin-200-evrim-teorisi-150-yasnda.html' title='Darwin 200, evrim teorisi 150 yaşında!'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-2687267342205285883</id><published>2009-05-10T05:55:00.000-07:00</published><updated>2009-05-10T05:58:51.182-07:00</updated><title type='text'>Beytepe’de hayvan ölümleri devam ediyor</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SgbPe_Z4pTI/AAAAAAAAACM/K7-fDoWLw-E/s1600-h/yavru+k%C3%B6pek.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5334178939989959986" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 320px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SgbPe_Z4pTI/AAAAAAAAACM/K7-fDoWLw-E/s400/yavru+k%C3%B6pek.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bahar döneminin başında kampüsümüzün bir parçası olan hayvanların ortadan kaybolması ile zehirlendikleri iddiaları ortaya konmuştu. Yaptığı bir açıklamayla bu iddiaları yalanlayan rek-törlük, Büyükşehir ve Çankaya Belediyelerinin, Angora Evleri’nden gelen şi-kayet üzerine kam-püsteki hayvanları toplamış olabileceğini belirtmişti. Ancak daha sonra öğrenciler kampüsün çeşitli yerlerinde hayvan cesetleriyle karşılaşmaya başladı- lar. Son olarak facebooktaki ‘Hacet- tepe Beytepe Kampüsündeki hayvan katliamını kınayanlar’ grubuna Esra Erkişi adlı öğrencinin gönderdiği fotoğraflar rektörlüğün açıklama sına dair kafalarda soru işaretleri oluştu-ruyor. Esra Erkişi gruba yazdığı yazıda kardeşinin, özel öğrenci evleri civarında ağzından köpükler gelerek can çekişen ve ardından ölen bir köpek gördüğünü; resim çeken öğrencilere kendisini güvenlik şefi olarak tanıtan Süleyman adlı kişinin ‘’Nereye şikayet ederseniz edin, bir halt edemezsiniz’’ dediğini belirtti. Rektörlük tüm bu gelişmeler karşısında sessizliğini koruyor.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-2687267342205285883?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/2687267342205285883/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/beytepede-hayvan-olumleri-devam-ediyor.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/2687267342205285883'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/2687267342205285883'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/beytepede-hayvan-olumleri-devam-ediyor.html' title='Beytepe’de hayvan ölümleri devam ediyor'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SgbPe_Z4pTI/AAAAAAAAACM/K7-fDoWLw-E/s72-c/yavru+k%C3%B6pek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-2372757412335404065</id><published>2009-05-10T05:50:00.000-07:00</published><updated>2009-05-10T05:55:23.965-07:00</updated><title type='text'>Beytepe’de çoşkulu 1 Mayıs kutlaması</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SgbOoKjbQOI/AAAAAAAAACE/LjKQHqgJPoU/s1600-h/IMG_1023.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5334177998089961698" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SgbOoKjbQOI/AAAAAAAAACE/LjKQHqgJPoU/s400/IMG_1023.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;BU YIL İKİNCİ DEFA KUTLANDI&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Beytepe 1 Mayıs Platformu tarafından 29 Nisan’da gerçekleştirilen 1 Mayıs etkinliği, yemekhane önün-de başladı. ‘Üniversitelerin ticarileştirilmesine; kapitalizme ve krize; emperyalist savaşlara karşı 1 Mayıs’a!’ pankartı açan öğrenciler, sık sık ‘‘yaşasın 1 Mayıs, Biji yek gulan; yaşasın halkların kardeşliği; parasız eğitim parasız sağlık’’ sloganlarını attı.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;ÜÇ HAFTA ÖNCE BAŞLADI&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Öğrenciler, Beytepe 1 Mayıs Platformu ile geçen seneki çağrı etkinliğinin aksine bu sene kapsamlı bir etkinlik düzenlediler. Üç hafta boyunca kütüphane karşısında kurdukları çayhane ile üniversitemizdeki yerel sorunları ve ekonomik krizi gündemleştirerek; bir hak arama günü olan 1 Mayıs’ı Beytepe’ye taşıdılar. &lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;'GELECEĞİMİZ KARARIYOR'&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Etkinlikte okunan açıklamada, 2009 baharında ekonomik krizin sonuçlarının giderek ağırlaştığı belirtilerek; emek sömürüsünün devamı için halklara kirli savaşların dayatıldığı söylendi. Açıklama şöyle devam etti: “Yıllar önce dört işçi önderinin çaktığı bu kıvılcım, tarihe işçi sınıfının ve burjuvazinin hesaplaşma günü olarak geçmiştir. Bizlerin de geleceği, işçi sınıfının eseri olacak yeni dünyanın inşasında onun yanında saf tutmaktan geçecektir’’ denildi. Etkinlik daha sonra Şair Özgür Başkaya’nın şiir dinletisi ile devam etti. Ardından gerçekleştirilen canlı müzik dinletisinde halaylar çeken öğrenciler, eylemlerine burada son verdiler.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-2372757412335404065?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/2372757412335404065/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/beytepede-coskulu-1-mays-kutlamas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/2372757412335404065'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/2372757412335404065'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/05/beytepede-coskulu-1-mays-kutlamas.html' title='Beytepe’de çoşkulu 1 Mayıs kutlaması'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SgbOoKjbQOI/AAAAAAAAACE/LjKQHqgJPoU/s72-c/IMG_1023.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-8960485821209768120</id><published>2009-04-25T11:56:00.000-07:00</published><updated>2009-04-25T12:21:18.359-07:00</updated><title type='text'>Köşe yazısı</title><content type='html'>ŞENLİKLER YAKLAŞIRKEN...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdullah Güzel&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahar döneminin sonuna geliyoruz yavaş yavaş. Yoğun sınavlar nedeniyle gerilen sinirler şenliklerle rahatlatılacak. Mezun olup gidenler ise bambaşka anlamlar yükleyecek şenliklere. İçte kalan pişmanlıklar yaşanmışlaklara olan özleme bırakacak ve daha soft bir hal alacak...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu okulda üçüncü yılım ve üçüncü kez şenlikleri yaşayacağım(!). Üniversitedeki ilk yılımda, biraz da ilk yılın verdiği heyecanla merakla ve istekle gittim. Ancak gördüğüm manzara bana nedense bir şenlik havası vermemişti ve bu nedenle geçen sene okulumuzun şenliklerini takip etmek yerine ODTÜ ve Ankara Üniversitesi şenliklerini tercih ettim. Pişman olmamıştım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu sene 2009 yılı bahar şenlikleri yaklaşırken bir heyecan duyamıyorum. Haksız değilim. Yanlış sanatçı tercihleri, şenlik alanının bir panayır yerine pazar alanına çevrilmesi, taşkınları da aşan sarhoşluklar(tecavüz söylentileri vb...), şenliklerin dışarıya açılması nedeniyle ipsiz-sapsız bir sürü insanın gelmesi, güvenlik yetersizliği bizim okulumuzun şenliklerine gölge düşüren ve benim gibi bir çok insanın bu şenliklerden uzak durmasına sebeb olan nedenler.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Belki de bizim gölge düşüyor dediğimiz şenlikler birilerinin tam da istediği gibidir. Ne de olsa model insan kadınlarda Hande Yener, erkeklerde ise Murat Boz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umarım bu sene seviyesi daha yüksek gerçek bir şenlik yaşarız...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-8960485821209768120?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/8960485821209768120/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/04/senlikler-yaklasrken.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/8960485821209768120'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/8960485821209768120'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/04/senlikler-yaklasrken.html' title='Köşe yazısı'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-8401202182898448628</id><published>2009-04-23T06:44:00.000-07:00</published><updated>2009-04-23T06:58:13.382-07:00</updated><title type='text'>Beytepe Postası Gazetesi yine yeniden!</title><content type='html'>Yayın hayatına Aralık ayında çıkardığı ilk sayısıyla Beytepelilerle buluşan ancak daha sonra yaşadığı bazı imkansızlıklar yüzünden yayın hayatına internet üzerinden devam eden gazetemiz Beytepe Postası gazetesi yeni formatı ile Mayıs ayının ilk haftası 2. sayısıyla yine yeniden karşınızda olacak. Tabloit boyda, tek sayfa önlü arkalı bir şekilde çıkacak olan Beytepe Postası, Beytepe Kampusu'nden çarpıcı haberlerle ve köşe yazarlarıyla kampusumuzdeki olaylara sessiz kalmayan duruşuyla yayın hayatına devam edecek.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Beytepe Postası Gazetesi, Beytepe'nin ilk öğrenci haber gazetesi"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-8401202182898448628?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/8401202182898448628/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/04/beytepe-postas-gazetesi-yine-yeniden.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/8401202182898448628'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/8401202182898448628'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/04/beytepe-postas-gazetesi-yine-yeniden.html' title='Beytepe Postası Gazetesi yine yeniden!'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-3712497786454779610</id><published>2009-04-08T12:40:00.000-07:00</published><updated>2009-04-08T12:55:13.695-07:00</updated><title type='text'>Beytepe'de 1 Mayıs kutlanacak</title><content type='html'>1 Mayıs işçi bayramı 29 Nisan günü Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampusu'nde kutlanacak. Beytepe 1 Mayıs Platformu'nun düzenleyeceği 1 Mayıs etkinliği Beytepe yerelinde kutlanması açısından bir ilk olacak. Etkinlik çalışmalarına kütüphane karşısında açtıkları kantinle başlayan platform üyeleri, 1 Mayıs'ın ulaslararası işçi bayramı olması yanında aynı zamanda haksızlığa uğrayanların, ezilenlerin hak arama günü olduğunu ve üniversitemizde karşılaştığımız birçok soruna karşı sesimizi yükseltmek ve haksızlığa uğrayan binlerce Hacettepelinin sesini 1 Mayıs etkinliğine taşımak istediklerini belirtiyorlar. 29 Nisan Çarşamba günü Yemekhane önünde düzenlenecek miting saat 12.00'de başlayacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-3712497786454779610?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/3712497786454779610/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/04/beytepede-1-mays-kutlanacak.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/3712497786454779610'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/3712497786454779610'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/04/beytepede-1-mays-kutlanacak.html' title='Beytepe&apos;de 1 Mayıs kutlanacak'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-1171803308351443449</id><published>2009-04-02T17:20:00.000-07:00</published><updated>2009-04-02T17:22:55.028-07:00</updated><title type='text'>Köşe yazısı</title><content type='html'>TARİHİMİZLE YÜZLEŞMEK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Attila Bakarov                 &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Acısıyla tatlısıyla geride bıraktıgımız 2008 yılı, son aylarında ülkemiz açısından gerçek! demokrasinin hissedildiği tarihi dönemlerden birini bizlere yaşatmistı. Düşünce özgürlüğü kavramı son yıllarda misak-ı millide hiç bu kadar rahatsız edici sonuclar dogurmamisti.Öğretim üyeleri ve gazetecilerin de aralarında bulunduğu bir grup aydın, 1915’teki Ermeni tehciriyle ilgili imza kampanyası başlatmısti ve 10 mart 2009 tarihi itibariyle 29.408 kişiye ulaştı.Fakat karşı bildiri hiç gecikmemisti..Kampanyanın başlamasından birkaç hafta sonra 50 emekli diplomatın bildirisinde, "Ermeni tehciri acı sonuçlar vermişse de Türk insanının Ermeni isyanları ve terör eylemlerinde uğradığı acılar Ermeni kayıplarından daha az değildir" denilmisti.Akabinde büyükelçi ve diplomatlar bunun devamında toprak ve tazminat taleplerinin geleceğini de iddia etmisti.&lt;br /&gt;Peki niçin özür dileniyordu?&lt;br /&gt;kampanyanın manifestosu şöyle; ''Bu kadar zaman boyunca, neredeyse 100 sene olacak bu konudan bahsedememiş, açıkça konuşamamış olmaktan dolayı özür diliyoruz.''&lt;br /&gt;Kampanyanın amacı neydi?&lt;br /&gt;''Pek çok insan Türkiye’de bugün bütün iyi niyetiyle Ermeniler’in başına bir şey gelmediğini zanneder.Fakat gerçekler maalesef çok farklı.Belki bir tane gerçek var, o da şu son tahlilde Ermeniler artık Anadolu’da yok ama diğer unsurlar Türkler ve Kürtler hala burada. Bireyin vicdanından gelen bir ses bu. Özür dileyen diler dilemeyen dilemez.''&lt;br /&gt;İki ülke arasındaki ilişkilerin olumsuz etkileneceğini söyleyen Abdullah Gül ise demokrasi adına şu sözleri söylemişti;&lt;br /&gt;'' Bu son tartışmalara baktığımızda ben bunların olumlu katkısı olduğu kanaatinde değilim. Türkiye'de beğendiğimiz veya beğenmediğimiz, sevdiğimiz veya sevmediğimiz, desteklemediğimiz, HATTA KARŞISINDA MÜCADELE ETTİĞİMİZ FİKİRLER ŞİDDET YOKSA KONUŞULABİLİR."&lt;br /&gt;böyle bir ülke var mı?&lt;br /&gt;Ufak bir parantez acarsak;&lt;br /&gt;Başbakan erdoğanın eşi emine erdoğanın, katıldığı bir açılışta NAZIM'ın şiirini okurken bir duygu seli yaşayıp ağladığını hatırlayalım.Açıkcası Gül'ün bu konuşmasından sonra harika bir propoganda gösterisi oldu. Diğer bir yandan şairimizin mezarınında ülkemize getirilmesi bir dönem gündemdeydi.Nazım Hikmetin Moskova'da rahat uyuduğunu bilelim. Kendimize dürüstce soralım ona kim sahip çıktı? yada sorgulanması gereken bizler miyiz? madem Nazım sizin içinde bukadar değerli, onun gibi düşünen ve onun izinden giden insanlar için Kültür Bakanlığının kaç projesi var? varsa kaç tane? Kaldıki geçen ay Tunceli Kız Meslek Lisesinde Nazım Hikmet adına yapılan bir gecede Nazım'ın birçok şiirine sansür uygulaması getirildi ve şairimizin fotoğraflarından oluşan bir slayt gösterisi kaldırılıp yerine cami figürlerinin sergilendiği bir klip izletildi.&lt;br /&gt;Konumuza dönelim...&lt;br /&gt;''ermenilerden özür diliyorum'' kampanyası pekde uzun süreli olmayacak gibi.31 Ocak 2009 tarihinden itibaren başlatılan soruşturma şok etkisi yarattı.Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, bazı aydınlar tarafından düzenlenen 'Ermenilerden Özür Dileme' kampanyası ile ilgili TCK"nın 301. maddesinde "Türk milletini alenen aşağılama" suçu kapsamında cezalandırılmaları istemiyle suç duyurusunda bulundu ve imza atan vatandaşlarında yargılanmasını istedi.&lt;br /&gt;Konunun uluslararası boyutlara taşındığı da bir gerçek, Bunun için köprü vazifesi gören Orhan Pamuğa; ülkemizin adını her yerde duyurduğu için teşekkür ediyoruz.&lt;br /&gt;Orhan Pamuk işte tamda bu noktada incelenmesi gereken bir başlık...&lt;br /&gt;birçok vatandaşımıza göre şöyle bir gerçek var... Pamuk: "Türkiye'de bir milyon Ermeni, otuz bin Kürt öldürüldü" diyerek nobel ödülü aldı.&lt;br /&gt;Bazı aydınlar şu şekilde karşı çıkabilir;&lt;br /&gt;-NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜ'nde asla siyasi karar verilmez... edebi değere verilir..&lt;br /&gt;Hmm...&lt;br /&gt;Nobelin tarihine biraz bakalım ozaman;&lt;br /&gt;sene 1953 ve ödülün sahibi Winston Churchill.&lt;br /&gt;Neden aldı ki o ödülü?&lt;br /&gt;İnsani değerleri savunan konuşmaları sayesinde tabiki!&lt;br /&gt;peki ne demişti churchill birinci dünya savaşı sonrasında ingiltere'nin ırak işgali sırasında?&lt;br /&gt;"uygarlaşmamış kabilelere karşı zehirli gaz kullanılmasını şiddetle destekliyorum..."&lt;br /&gt;-HAYIR KABUL ETMİYORUM!!! bu ödül, hayatını doğrulara adayan insanlara verilir. nobel alanların hayatı, onurlu bir geçmişe sahiptir!!!&lt;br /&gt;o halde sene 1999...&lt;br /&gt;ödülün sahibi Günter Grass...&lt;br /&gt;hayatı boyunca, nazi karşıtlığının sembolü olmuştu çünkü. Hayatını nazi karşıtlığına adamıştı. Ödülü de bunun için aldı. Nobel'i veren isveç kraliyet bilimler akademisi bu konuda "asla" hata yapmazdı.&lt;br /&gt;Ne çıktı günter grass?&lt;br /&gt;nazi çıktı, nazi...71 yaşında nobel'i aldı.78 yaşında itiraf etti. Gunter Grass bir naziydi...&lt;br /&gt;Nobel ödülüne takılı kalıp bozuk bir plak gibi aynı şeyleri tekrar etmek değil amacım. Sonuçta Pamuğu nekadar iyi eleştirsekte nekadar iyi desteklesekte heykelimiz dikilmeyecek. Fakat biz Orhan Pamugun, heykeli dikilecek bir aydin olup olmadigina karar verebiliriz;&lt;br /&gt;Kendisi siyasi açıdan yeri geldiğinde akp politikalarını öven bir insan; öyleki bir konusmasında akpnin ilerlediği yolu destekleyip, ''ülkenin dahada liberal olması için iyi işler yapıyor'' dediğini unutamam.&lt;br /&gt;Prof. Fahir İz’in bir dergide yayınlanan Orhan Pamuk'taki Atatürk anlayışı izleniminden de birkaç alıntı yapsak iyi olacak;&lt;br /&gt;1) ''Sonra kasaba alanına dolanır. Atatürk heykellerine sıçan güvercinleri ayıplar...''&lt;br /&gt;2) "Atatürk kendini içkiye vermiş meyhane kalabalığına, cumhuriyeti emanet etmiş olmanın güveniyle gülümsüyordu...''&lt;br /&gt;3) ''Atatürk’ün leblebi zevkinin ülkemiz için ne büyük felaket olduğunu…''&lt;br /&gt;4) ''Sonra bir cumhuriyet, Atatürk, damga pulu havasına girdiğimizi hatırlıyoruz...''&lt;br /&gt;Sayın İz, 275 sayfalık bir kitapta, tam sekiz yerde ve "hiç gerekmediği halde" Atatürk'e sataşıldığını saptamış diyor A.Taner Kışlalı. Şöyle devam ediyor:&lt;br /&gt;"Bunlar kitaptan çıkarılsa hiçbir şey değişmez. Yalnız yazarın kimi ruhsal gereksinimleri tahmin edilmemiş olur!"&lt;br /&gt;Ermeni sorununun gundemi tekrar isgal ettigi donemde ki bu 3-4 ay oncesine tekabul ediyor: fakültemizde bir broşüre rastladım. Yazılanlara göre Kızılaydaki Alman Kültür Evi'nde sayın Recai Hallaç bey bir konuşma yapacakmış ve herkes davetliymiş. Olayın açıklamasını okuduğumda Recai beyin Orhan Pamuğun tercümanı ve çok yakın arkadaşı olduğunu öğrendim. Aynen Pamuk gibi düşünen ve ona cok yakin olan bir adamın canlı konuşmasını izleyip guncel tespitler yapmak için daha iyi bir fırsat olabilir mi? Tabiki bu olayı kaçırmadık ve panele katıldık. Yaklaşık 1 saat dinledik ve karşımızda artık siyaseti bile tamamiyle avrupalı gibi sentezleyen cok karizmatik bir ses bulduk. Recai bey zaten Almanya'da yaşıyormuş ve vatanıyla olan bağlarını koparmamak için arada bir ülkemizi ziyarete geliyormuş.&lt;br /&gt;Anlatıyor...&lt;br /&gt;'' Türkiye'de gerçekten demokrasinin yaşayabileceğini, avrupaya bu kampanyayla çok güzel gösterdik '' diyor 'ermenilerden özür diliyoruz' kampanyasını kastederek...&lt;br /&gt;Ekliyor...&lt;br /&gt;'' Avrupalının gerçekten dikkatini çeken bir olay bu,müzakerelere de çok iyi bir şekilde yansıyacagından eminim ''&lt;br /&gt;Durdurabilene aşk olsun,ekliyor...&lt;br /&gt;'' tabi ülkenin bu aşamaya geçmesinde akpninde payı var ''&lt;br /&gt;Devam ediyor;&lt;br /&gt;'' siyasi yorumlara fazla girmek istemiyorum ama akp'nin demokrasi adına yaptığı çok güzel işler var, örneğin Abdullah Gül'ün katıldığı ve ülkemizi temsil ettiği Frankfurt kitap fuarında aralarında Türkiye'nin eski komünistlerinin de isimlerinin geçtiği kitaplar vardı,güzeldi,cesit vardi,görmeliydiniz ''&lt;br /&gt;Konuşmanın bu kadarı yeterli olmuştur sanırım.Şimdi birşeyler söylememek elde değil;&lt;br /&gt;Akp'nin yaptıgı bu hareketi övmeye gerek yokki,bunları zaten yapması lazım.. Az önce Gül'ün sözlerini söylemiştik; ''Şiddet yoksa fikirler konuşulabilir''&lt;br /&gt;Fakat son 5-6 yıldır en azından birkaç kere televizyonda tarafsız haber izlemiş herkesin bildiği birşey var. Oda ortada islami yaşam tarzını tamamiyle ülkeye yansıtmaya çalışan bir partinin varlığını sürdürdüğü,artık eğitim bakanlığında öğretmenlerin yerini hacıların hocaların aldığı,zenginin daha zengin,fakirin ise daha fakir olduğu ve bu topraklarda adaletin can çekiştiği...&lt;br /&gt;Şimdi bunca şeyin arasından sıyrılıp akpye, Frankfurt kitap fuarına 3-5 çeşit kitapla katıldı diye övgü dolu sözler sarfetmenin ne anlamı var?&lt;br /&gt;Ayrıca Recai beyin ''eski komünistler'' diyerek kastettiği isimler belli.&lt;br /&gt;TDK'dan bir alıntı yapıyorum:&lt;br /&gt;''eski = Geçerli olmayan,Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey''&lt;br /&gt;Ağızdan çıkan bu sözün ne kadar yanlış olduğu ortada,eski diyerek nitelendirilen o isimlerin hepsi bugün hala dipdiri,taptaze aramızdadır,yasamaktadir. O insanların hepsi birer ekol,birer lider,birer fikirdir ve fikirlere asla kurşun işlemez !!!&lt;br /&gt;Simdi Ermeni sorununa tekrar dönelim. Tabiki kesin bir çözüme pat diye bağlanamayacak bir problem bu. Fikir ayrılıkları çok fazla ve provokasyonlar profesyonelce yayılmaya devam ediyor.Ermeni katliamı dediğimiz olaya hangi hassasiyetle yaklaşıyoruz? Kimlik karmaşası olmaması çok önemli..bu osmanlı devletinin sorunumu yoksa Türkiye cumhuriyeti'nin mi? Nazim Hikmetin unlu ressam Picassoya yazdigi bir mektup var;"Hocam biz Turkler 56 yasinda da olsak senin gibi ustadlarin elini öperiz" diyordu. Suan ise biz Turkler 86 yasindayiz. Peki Avrupadan gelen bu baskıları bi kenara bırakıp bizde onlar gibi küstah olup neden şu soruları sormuyoruz?&lt;br /&gt;Olayı gündeminden indirmeyen AB'nin demirbaşlarından Fransa, Kuzey Afrika'da,Cezayirde yaptığı soykırımların hesabını verdi mi?&lt;br /&gt;Verebilecegimiz onlarca orneklerden! sadece biri;&lt;br /&gt;8 mayıs 1945'de ikinci dünya savaşı bitmiştir, fakat bu savaşta "bağımsızlık sözü aldıkları için" fransızlarla beraber savaşan cezayirli'leri bir sürpriz beklemektedir. Evlerine dönen cezayirliler, milyona yakin cezayirlinin fransızlar tarafından katledildiğini görürler. Guelma ve Kherrata şehirlerinde binlerce cezayirli kireç fırınlarında yakilmistir ve kamyonlarla nehirlere dökülmüstür.&lt;br /&gt;Fransa onlardan özür diledi mi?&lt;br /&gt;Ingiltere,Almanya,Ispanya,Italya...Avrupada katliam kavraminin tarihteki karsiligi olan ulkeler bunlar.&lt;br /&gt;Avrupayı geçtim ABD'nın yeni başkanı Obama'nın da ermeni soykırımını tanıması bekleniyor...Gerçekten komik. Söz konusu durum bizim burada vicdanen rahatsız olmamız gerektiği değil,asıl katliamlarin basrollerinde, bize bu baskıları dayatıp politikalarıyla pençeleri arasına almak isteyen batılı emperyallerin oynadigini biliyoruz. Tarihlerinde pekçok soykırımın ve katliamın yer aldığı ve bunların yaratılmasında rol oynadıkları bir gerçek.&lt;br /&gt;Iste basit bir ispat;&lt;br /&gt;New York Times'in 24 temmuz 1941 tarihli sayısında Harry Trumanin, ''Savaşın kaderi Almanya'dan yana dönerse Rusya'ya, Rusya'dan yana dönerse Almanya'ya yardım etmeliyiz.Böylece taraflar mümkün olduğunca fazla insan öldürmüş olurlar.'' aciklamasi yer almistir.&lt;br /&gt;Simdi...&lt;br /&gt;Kabul ediyoruz ki ozur dilemek bir erdemdir.&lt;br /&gt;Fakat sira bizde degil…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-1171803308351443449?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/1171803308351443449/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/04/kose-yazs.html#comment-form' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/1171803308351443449'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/1171803308351443449'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/04/kose-yazs.html' title='Köşe yazısı'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-6729041434782653854</id><published>2009-04-02T16:59:00.000-07:00</published><updated>2009-04-02T17:16:57.452-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Çim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettepe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beytepe'/><title type='text'>Beytepe'de çamur rezaleti!</title><content type='html'>Nihayet Ankara ayazının yerini bahar aylarının ılık güneşi almış, Beytepelilerin tam çimlere yayılma zamanıyken rektörlüğün yeşil alan düzenlemesini bahar dönemine bırakması öğrencileri çileden çıkarttı. Kütüphane önü, fizik mühendisliği önü ve City önündeki yeşil alanların bakımını yıllardır ihmal eden rektörlük, yeniden yeşillendirme kapsamında çözümü mevcut yeşil alanların üzerini yeniden toprakla örtüp yeşillendirmekte buldu. Kamyon kamyon toprağın yığıldığı alanlar çamur deryasına dönüştü. Yetkililer toprağın yayılması, havalandırılması ve atılan tohumların yeşermesinin bir ayı bulacağını belirtiyorlar. Mağdur olan ise hem çimliklerini kaybeden hem de üstü başı çamur içinde kalan Beytepeliler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-6729041434782653854?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/6729041434782653854/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/04/beytepede-camur-rezaleti.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/6729041434782653854'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/6729041434782653854'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/04/beytepede-camur-rezaleti.html' title='Beytepe&apos;de çamur rezaleti!'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-8472887165256457028</id><published>2009-03-18T07:29:00.000-07:00</published><updated>2009-03-18T07:41:27.389-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='beytepe'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='newroz'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Hacettepe newroz'/><title type='text'>Beytepe'de Newroz coşkusu</title><content type='html'>Beytepe Kampusu'nde 150 öğrenci Kütüphane önünde biraraya gelerek Newroz'u kutladı. Amfi önünde toplanan öğrenciler, "Newroz piroz be" (nevruz kutlu olsun), "Eşitlik, özgürlük, Kürt ulusuna özgürlük" pankartları açarak sloganlar eşliğinde okul içinde yürüyüşe geçerek buluşma noktası olan Kütüphane önüne geldi. Burada okunan bildirinin ardından etkinlik şiir dinletiyse devam etti. Yakılan ateş ile birlikte çoşkulu kitle davul-zurna eşliğinde halaylar çekerek Newroz'un gelişini kutladı. Etkinlik olaysız bir şekilde sona erdi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-8472887165256457028?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/8472887165256457028/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/03/beytepede-newroz-coskusu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/8472887165256457028'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/8472887165256457028'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/03/beytepede-newroz-coskusu.html' title='Beytepe&apos;de Newroz coşkusu'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-1313206741270466762</id><published>2009-03-14T10:33:00.000-07:00</published><updated>2009-03-14T11:58:12.121-07:00</updated><title type='text'>teşhir</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/Sbv4AWeVF1I/AAAAAAAAAB8/6Q16EqjKco8/s1600-h/kedik%C3%B6pek.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5313112870330111826" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/Sbv4AWeVF1I/AAAAAAAAAB8/6Q16EqjKco8/s400/kedik%C3%B6pek.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt; &lt;span style="font-size:78%;"&gt;fotoğraf: &lt;/span&gt;&lt;a id="564637696&amp;amp;oid=" href="http://www.facebook.com/group.php?gid=59673446085#/photo.php?" pid="'1460192&amp;amp;o=" subj="59673446085&amp;amp;aid=" op="1&amp;amp;view="&gt;http://www.facebook.com/group.php?gid=59673446085#/photo.php? pid=1460192&amp;amp;o=all&amp;amp;op=1&amp;amp;view=all&amp;amp;subj=59673446085&amp;amp;aid=-1&amp;amp;id=564637696&amp;amp;oid=59673446085&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;BEYTEPE'DE OLANLAR...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beytepe Kampusu adeta akılsız(lık)lar kampusu... Gün geçmiyor ki akıl dışı söylemler ve uygulamalarla karşı karşıya kalmayalım. Solcu öğrenciler tarafından çiçek dikildiği için sulanmayan çimler, başörtülü öğrenciler fakültelere başları kapalı girmesin diye dikilen ÖGB'ler, hukuksuzca kapatılan kantinler, duvara şiir yazdığı için kınama cezası alan öğrenciler, fazlalık diye ortadan kaybolan(!) hayvanlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Son olanları biliyorsunuz, bilmeyen kalmadı zaten. Kampus içinde ortak yaşamın bir parçası olan hayvanlar bahar döneminin başlamasıyla birlikte ortalıklarda görünmez oldu. Her şeyde olduğu gibi hemen bu olayda da bir bilgi kirliliği ve bilgi sabotajı yaratıldı (belki de ülkemizin en karakteristik özelliği, devletlülerimizin en büyük yeteneği). Bizler hayvan dostlarımızın ortadan kaybolmasına üzülerek ve hazmedememenin kızgınlığıyla ne olduğunu anlamaya çalışırken Hürriyet Gazetesi yazarı Bekir Çoşkun, bu konuyu ele alan zehir zemberek bir yazı yazarak ülke kamuoyunun dikkatini bu olaya çekti. Öğrenci Temsilcileri Konseyi (ÖTK) dışında kendi öğrencilerini resmi olarak dikkate almamayı ilke edinen Rektörlük, el altından dağıttığı bir bildiriyle (böylece gayrıresmi olarak dikkati buraya odaklanmış kendi öğrencilerini de muhattap almış oldu), kendi sorumluluğunu tamamen reddederek ve klasik bir şekilde sorumluluğu üstü kapalı olarak belediyelere havale ederek; ama sorulara kesin bir cevap vermeyerek olayı iyice bulanıklaştırdı(bknz. tüm ülke tarihi böyle örneklerle doludur).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortalık iddialardan geçilmiyor. Hayvanların yemekhane artıklarına zehir konularak katledildiği iddialarını rektörlük reddediyor. Buna karşılık Angora evleri sakinlerinin şikayeti üzerine Ankara Büyük Şehir Belediyesi ile Çankaya Belediyesinin kampuse, okul yönetiminin bilgisi dışında girip bu hayvanları toplamış olabileceğini iddia ediyor. Kimi öğrenciler ise özel öğrenci evlerinin arka tarafında üstü yeni örtülmüş alanlar ve kireç tozları olduğunu söylüyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bizler kendi yaşam alanlarındaki sorunlara duyarlı öğrenciler olarak şimdi asıl gerçeği merak ediyoruz. Zihinler iyice bulandırılmadan hayvanların ortadan kaybolmasının asıl sorumlularının ortaya çıkarılmasını istiyoruz. Rektörlüğün haberi olmadan belediye ekiplerinin okula nasıl girdiklerini merak ediyoruz. Kampus içindeki zararsız hayvanların nasıl olup da 2-3 kilometre ötedeki Angora Evleri sakinlerine saldırılar düzenlediklerini merak ediyoruz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Merak ediyoruz ve bir açıklama, bir özür bekliyoruz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Abdullah GÜZEL&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-1313206741270466762?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/1313206741270466762/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/03/teshir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/1313206741270466762'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/1313206741270466762'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/03/teshir.html' title='teşhir'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/Sbv4AWeVF1I/AAAAAAAAAB8/6Q16EqjKco8/s72-c/kedik%C3%B6pek.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-7590970588633104241</id><published>2009-03-09T14:55:00.000-07:00</published><updated>2009-03-09T14:58:18.826-07:00</updated><title type='text'>ÖTK'ların seçim talepleri</title><content type='html'>8 ÜNİVERSİTENİN ÖĞRENCİ KONSEYİNDEN "TALEP" BİLDİRİSİ&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başkentteki 8 Üniversitenin Öğrenci Konseyi Başkanları, Öğrencilerin Sorunlarını ve Büyükşehir Belediye Başkan Adaylarından Taleplerini Bir Bildiriyle Açıkladı.Başkentteki 8 üniversitenin öğrenci konseyi başkanları, öğrencilerin sorunlarını ve büyükşehir belediye başkan adaylarından taleplerini bir bildiriyle açıkladı.Ankamall Alışveriş Merkezi Sanatolia Sahnesi'nde bir araya gelen Çankaya, Ankara, Ufuk, ODTÜ, Atılım, Hacettepe, Gazi ve Başkent üniversitelerinin öğrenci konseyi başkanları adına bildiriyi okuyan Ankara Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Bora Akat, bir ''öğrenci kenti'' olan Ankara'da yapılacak seçimlerin kendilerini yakından ilgilendirdiğini belirtti.Binlerce öğrencinin ve ailelerinin hayatlarının göreve gelecek yöneticilerin uygulayacağı projelerle kolaylaşacağını ya da zorlaşacağını savunan Arat, ortak sorunları öğrencilerle bire bir konuşarak, öğrenci temsilcileriyle toplantılar yaparak belirlediklerini söyledi.Akat'ın dile getirdiği öğrencilerin bazı sorun ve istekleri şöyle :&lt;br /&gt;* Ulaşımda kullanılan EGO kartlarının yerine, İstanbul'daki akbil veya İzmir ve diğer bazı belediyelerin uyguladığı kent-kart benzeri bir sisteme geçilmeli.&lt;br /&gt;* Öğrenci bandrolleri yerine fotoğraflı paso uygulamasına geçilmeli ancak bu ilk ve ortaöğretimde maliyet fiyatına uygulanmalı, üniversiteler için ise öğrenci kimliği paso kabul edilmeli.&lt;br /&gt;* Merkeze yakın olmayan üniversite yerleşkelerine daha sık otobüs seferleri yapılmalı. Yapılması planlanan metro hatları yerleşkelerden ya da yerleşkeye yakın noktalardan geçirilerek öğrencilere ulaşım kolaylığı sağlanmalı.&lt;br /&gt;* Restoran ve öğrencilerin gıda maddesi tükettiği mekanlar daha çok denetlenmeli.* Üniversite öğrencilerin kültürel ve sanatsal etkinliklerden daha fazla yararlanabilmesi için projeler geliştirilmeli.&lt;br /&gt;* Yasal zeminde ve tarafsız değerlendirme yöntemleri ile öğrencilere burs imkanlarının sağlanmalı.&lt;br /&gt;* Belediyelerde öğrenciler kısmi zamanlı olarak çalıştırılmalı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;kaynak: &lt;a href="http://www.facebook.com/group.php?gid=5823468390&amp;amp;ref=ts#/topic.php?uid=5823468390&amp;amp;topic=7115"&gt;http://www.facebook.com/group.php?gid=5823468390&amp;amp;ref=ts#/topic.php?uid=5823468390&amp;amp;topic=7115&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-7590970588633104241?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/7590970588633104241/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/03/otklarn-secim-talepleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/7590970588633104241'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/7590970588633104241'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/03/otklarn-secim-talepleri.html' title='ÖTK&apos;ların seçim talepleri'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-5607990219351036443</id><published>2009-03-09T14:43:00.000-07:00</published><updated>2009-03-09T14:54:06.124-07:00</updated><title type='text'>Beytepe Postası Gazetesi yazarları geliyor!</title><content type='html'>Beytepe'nin tek öğrenci haber gazetesi Beytepe Postası Gazetesi, artık sadece kampusumuzde meydana gelen olayları aktarmak dışında kampus sakinlerinin güncel, düşünsel ve deneysel yazılarıyla yoluna devam edecek. İlk olarak Güzel Sanatlar Fakültesi'nden tabloit adlı köşesinden Attila Bakarov ve Edebiyat Fakültesi'nden teşhir adlı köşesi ile Abdullah Güzel bundan böyle düzenli olarak yazılarıyla gazetemizde bizlerle birlikte olacak.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-5607990219351036443?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/5607990219351036443/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/03/beytepe-postas-gazetesi-yazarlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/5607990219351036443'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/5607990219351036443'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/03/beytepe-postas-gazetesi-yazarlar.html' title='Beytepe Postası Gazetesi yazarları geliyor!'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-4787555145845453856</id><published>2009-03-09T14:32:00.000-07:00</published><updated>2009-03-10T04:12:04.166-07:00</updated><title type='text'>tabloit</title><content type='html'>HOLLYWOOD&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kız arkadaşıyla kafede otururken, kahramanımız birden konuşmaya başlar;&lt;br /&gt;-Büyükbabam hep şöyle derdi; ''Hey corç, iyi bir pilot olabilmek için önce tişört dikmelisin evlat'' ahh...sanırım ne dediğini şimdi anlıyorum.&lt;br /&gt;Eee ne anladın abi?&lt;br /&gt;Hollywood filmlerinde kahraman jönün mutlaka böyle felsefenin gözüne vurmuş bir büyükbabası olur. Hayatı tek cümleyle açıklayan kel alaka bir nasihat, daha çocukken jöne hayat felsefesi olarak verilir. Ama niyeyse anlamını yıllar sonra anlar bizim ''kahraman''.&lt;br /&gt;ve kahramanımız koca bir hayatı devirmişcesine olgun, yakışıklı ve karizmatik, aynı zamanda esprili yapısıyla karşısındaki güzel bayanla muhabbetine başlar. Bayanı etkileyebilmesi için karşısında öylece durması yeterlidir. Hedede hödödö geçen zamandan sonra bayan ona klasik 5-5-5 le başlayan telefon numarasını verir. Mutlu bir aşkın ilk filizleri böylece hayat bulmuş olur. Herşey ilk 20 dakika çok güzel devam eder. Fakat kötü taraf yok mudur? tabiki vardır.&lt;br /&gt;Rusya, genelde hollywood filmlerinin kötü taraf ihtiyacını karşılayan ülkedir. Bol bol örnek verebiliriz. Mesela Rocky 4'e bakarsak; Sovyet boksör Ivan Drago için; ''acaba hangi insanoğlu yenebilir ki bunu?'' sorusuna cevap ararken, bizim 1.70'lık İtalyan aygır Balboa, Knock Out'la maçı almasın mı? hemde Moskova'da. Filmde kızıl ordu askerlerinin bu olay üzerine Ivan'ı bırakıp Rocky'i desteklemesi de tamamiyle insan zekasına yapılmış bir hakarettir!!!&lt;br /&gt;O tecrübemden sonra filmlerdeki hiçbir olaya şaşırmaz oldum. Demekki 7.sanatta gerçekten hiçbirşey imkansız değilmiş dedim. Ama burda amerikanların hakkını yemeyelim. Bu, her filmde kötü tarafın Rusya olduğu anlamına gelmiyor. Oranlarsak 4 de 1 lik bölümde kendilerine başka düşmanlarda üretebiliyorlar. Yetenekli senaristleri var yani Hollywood'un.&lt;br /&gt;Her neyse, kötü adamlar kahramanımızı tenha bir yerde kıstırana kadar mücadeleye devam eder. Kahramanımız kaçar fakat ezik bir şekilde değil, son derece stratejik ve aksiyon dolu yöntemleri kullanarak.&lt;br /&gt;Şöyleki;&lt;br /&gt;Koşuşturma bir binada mı devam ediyor?&lt;br /&gt;Havalandırma sistemi !!!&lt;br /&gt;Oraya saklanmak son derece akıllıca bir yöntemdir ve sizi orada aramak kimsenin aklına gelmez. Üstüne üstlük o havalandırma koridorlarıyla binanın her yerine ulaşmak mümkündür.&lt;br /&gt;Ya da sokakta geçen bir koşuşturma varsa, her zaman kalabalık bir dini törene rast gelirsiniz ve izinizi orada kaybettirmek hep mümkündür.&lt;br /&gt;Tamam, hadi bu sefer yakalandı diyelim. Bu demektir ki, tamamiyle dövüş sanatlarına hakim akrobasinin olduğu bir kavga sahnesi izleyeceğiz; ve düşman sayısı ne kadar fazla olursa olsun, bizimkinin etrafında dans edip, dönüp durur. Arkadaşları nakavt oldukça sırayla kavgaya katılırlar..Sonuç mu? herkes yerde iki seksen yatarken kahramanımız dimdik ayakta tabi...&lt;br /&gt;Araya komik bir olay ekleyeyim. Matrix 2'nin vizyona yeni girip gişe hasılatı yaptığı yıl, nedense Cüneyt Arkın bu olaya müdahale etmek istemiş. Şansa kanalları gezerken bi açık oturumda bunu konuşma yaparken yakaladım. Abartısız söylediği sözü buraya yazıyorum;&lt;br /&gt;-Bu kadar saçma birşey izlemedim yahu, herif aynı anda 100 kişiyle kavga edip yara almadan kurtuluyor..&lt;br /&gt;Allah aşkına yahu. Cüneyt amca sen değilmiydin tek bir atın üstünde Bizanstan girip Snt. Petersburg'tan çıkan? Neo'muzu rahat bırak!&lt;br /&gt;Filme dönüyorum;&lt;br /&gt;Senaryoyu biraz daha fantastik yaparsak;&lt;br /&gt;Uzaylıların saldırısını hayal edelim. Mel Gibson'un ''İşaretler'' filmi bu serilerde tam bir fiyaskodur. Filmde uzaylılar ''amac değil araç'' olarak kullanılmıstır ve kesinlikle dini inançların propogandası yapılmıstır.&lt;br /&gt;Her neyse bu uzaylılar kesinlikle A.B.D ye inerler ve orayı işgal ederler. Korkmayalım arkadaşlar, Amerikan Ordusu her işin üstesinden gelir!&lt;br /&gt;Diyelim Amerika'nın uzaylılar tarafından işgal edildiği gün gerçekten oradaydınız. Yine korkmayın derim. Çünkü bölgenin Belediye Başkanının ilk endişesi şehirdeki turistler ve yakında açılacak bir sergi olur. Beğenmiyorsan izleme arkadaş. Sanat, gerçekten bu hassasiyeti gösteren insan ruhuna ihtiyaç duyar. Uzaylıda gelse sergini kaçırmayacaksın! Kısacası Amerikada olup oranın vatandaşı olmayan herkes güvendedir. Ama biz yeniden ekran karşısına dönelim. Ortada, ''insanlığın sonu mu geldi?'' dedirten bir işgal var ve eli silah tutan her erkek amerikan vatandaşı cepheye!!!&lt;br /&gt;Kahramanımız savaşta aldığı ölümcül yaralara ragmen çıt çıkarmaz. Ama, iyi bir pilot olabilmek için tişört dikmesi gerektiği sırrını paylaştığı kız arkadaşı, ona pansuman yaparken çektiği acı, yeri göğü inletir. Kahramanımız o kadar centilmendirki pansumandan sonra kıza sadece teşekkür eder. Başka birşey etmeden evine döner. Aslında dönmek için bir taksiye biner, ve taksi onu kapısının önüne getirdiğinde elini cebine atıp gelen ilk parayı şoföre uzattığında para üstü beklemez! Çünkü tam ücreti vermiştir. Bir de para üstü falan, zamanmı kaybetsin? uzaylılar geldi diyorum.&lt;br /&gt;Aksilikler kahramanımızın peşini bırakmaz ama hiç önemli değil. O zaten bütün bu giden tersliklere karşı mücadele etmeye doğuştan meğillidir.&lt;br /&gt;Oturduğu mahalle boşaltılır. Güvenli bir bölgeye geldiğinde gece birkaç saat kestirecek bir eve yerleşir. Gece uyku tutmaz tabi, gördüğü kabus sonucu yatakta dimdik bir şekilde uyanırken kendisini, en ufak bir ışık almayan evde, kendi mimarisiymiş gibi ezberden gittiği mutfakta bulur. Buzdolabının kapısını açtığında, ekran karşısındaki seyircinin tüm detayları görebilecegi ışık çoktan sağlanmış olur. Atıştırır, yemek yerken bile karizmatik görünmeye çalışır.&lt;br /&gt;Sonra oturur laptop'unun başına. 10 parmak klavyesiyle çalışırken arka fonda tabiki hoş bir müzik...Farklı farklı çekim açılarıyla kahramanın bir beyin fırtınası yaşadığını hissetmeyiz, adeta yaşarız. Ve sabah olur. Kahramanımızın masanın üstünde boş bir kahve bardağıyla uyuya kaldığını görürüz. Hmm...gece boyu çalışmış. Pat diye uyanır. Henüz seyircinin bile anlamadığı planıyla sabah ilk iş olarak kız arkadasının evine gider. Öyleki, sevgilisinin oturduğu binanın hemen önüne park etmek mümkündür. Arabayı kitlemez, camlarını bile örtmez. Dünyanın arabası çalınır ama bunlar hariç. Büyük buluşma gerçekleştiğinde ise kahramanımız; ''merhaba hayatım, bugun nasılsın canım?'' gibi kılıbık muhabbetlerle zaman kaybetmez. Arka planda büyük bir amerikan bayrağıyla filmin kilit noktasını beynimize kazır;&lt;br /&gt;-'' Uzaylıların savunma mekanizmalarını çökertecek bir program yazdım Marry ''&lt;br /&gt;Vayyyy be!!!&lt;br /&gt;Meğersem bizimki dün laptopun başında koca bir insanlığı kurtarmış. Koçum benim!&lt;br /&gt;Bu noktada, film eğer aileyle izleniyorsa anne babanın tepkisi bellidir;&lt;br /&gt;-Bak millet bilgisayarla ne yapıyor? sende anca chat yap.&lt;br /&gt;Asla yenemeyeceğimiz bir rakiple karşılaştırılmışızdır. Akabinde psikolojimize hiç önem verilmez. Böylesine bir suçlamanın da henüz panzehiri yoktur. Karşı tarafa laf anlatmamız da tabiki mümkün değildir. Susarız ve filmimize devam ederiz.&lt;br /&gt;Nerede kalmıştık?&lt;br /&gt;Hah..&lt;br /&gt;Kahramanımız nasıl yaptıysa, bazı kızların solitaire,sims gibi oyunları oynayıp, winampta İsmail yk dinlediği türden bir bilgisayarda, uzaylıların savunma sistemini çökerten bir program yazıyor ve bunu tanıdığı yüksek yerlerdeki arkadaşları sayesinde amerikan başkanına kadar ulaştırıyor.&lt;br /&gt;Dolayısıyla o artık filmde ulusal bir kahraman.&lt;br /&gt;Arkadaşlar bu Sims'te bambaşka bir başlık. Aslında bir bilgisayar oyunu. Bilmeyenler için yazıyorum. Bir ev kurup karakterlerinizi işemesi için tualete yolluyorsunuz hepsi bu. Yıllar boyu bu oyun, yüksek baskılar sonucu bizim evide işgal etmiştir. Yeni başlayanlar...vazgeçin!!!&lt;br /&gt;Şimdi filmimizin final sahnesi;&lt;br /&gt;Yaklaşık 15 dk süren, filmin dönemine göre havada amerikanın son model savaş uçaklarını izlediğimiz dijital ortamlı savaş sahnelerinde bazen bizimkilerin, bazende karşı tarafın verdiği kayıpları izliyoruz ve hiçbir ülkeden yardım talep etmeyen amerika, tabiki her türlü teknolojiyi deviren ordusuyla tarihin en büyük zaferine imza atıyor !!! Nasıl bir olaysa diğer ülkelerin savaşa verdiği tepkiler seyirciye hiç yansıtılmıyor bu arada. Sanki diğer tüm ülkelerde herşey aynen devam ediyor. Yahu Putin'e bi telefon açsana.. O uzaylı bozuntuları daha dünyaya yaklaşmadan Moskova üzerinden yollayacağı bikaç bin balistik füzeyle işin üstesinden gelsin..Hayret birşey, illa yumurta deliğin agzına gelecek.&lt;br /&gt;Biraz fazla geyik olsada hemen hemen her filmde adamların yüksek bütçelerle şov yaparcasına yaptıkları propogandaları izliyoruz aslında.&lt;br /&gt;Seyirciyi aptal yerine koyan filmleride yok mu bunların? var!!!&lt;br /&gt;Birkaç Hollywood klasiğini masaya yatıralım;&lt;br /&gt;Görevimiz Tehlike;&lt;br /&gt;Grubun beyni olan yaşlı adama, sürekli amerikan teknolojisini göstermek amacıyla garip bir kutuda görüntülü mesajlar gelirdi. Neyse bu adam mesajları aldıktan sonra alet: ''Bu makina 5 saniye içinde kendisini yok edecektir'' diyordu. Oturduğum yerden adamın çabuk hareket etmesi için strese girerdim. Adam hiç...umrundamı dünya...ben diyim 15 sen de 20 saniye. Ohoo bizim alet hala patlayacak?&lt;br /&gt;Peki ya yılların Macgyver'ine ne demeli?&lt;br /&gt;Klasik show tv ve atv kuşağı saçma amerikan filmlerinin en bombası. Utanmasa sakızdan nükleer bomba yapacak dallama.&lt;br /&gt;Veya da 007 James Bond;&lt;br /&gt;Bir tankla ön kaldırabilen, ona pati çektirebilen, Kuzey Kore'ye sörf yaparak girip, havada uçaktan uçağa mesafe tanımaksızın atlayan tek denyo. Acaba Amerika'lılar bu filmleri izleyip; ''Lan bizim ne ajanlarımız varmış be'' diyor mu gerçekten merak ediyorum.&lt;br /&gt;Hepimizin yaptığı bu tür tespitler eminimki vardır.&lt;br /&gt;Kontrol kulesinde konuşabilecek birisini bulan herkes bir uçağı indirebilir örneğin bu filmlerde, veya tokayla,telle herr türlü kapılar açılabilir.&lt;br /&gt;Hala Avrupa Sineması'na karşı Hollywood diye ısrar etsemde, artık ezberlemiş olduğumuz bu klasikler yeni yeni filmlerde de hala çıkmaya devam ediyor. İzliyoruz ve izlemeye devam edeceğiz arkadaşlar.&lt;br /&gt;Bir dedektif bir davayı ancak askıya alındığında çözebilir çünkü.&lt;br /&gt;Neden mi?&lt;br /&gt;E bariz gözüken bir cam varsa az sonra birisi ordan dışarı fırlayacaktırda ondan&lt;br /&gt;Peki Hollywood hep basit midir bu kadar?&lt;br /&gt;Hayır! tabiki hayır!&lt;br /&gt;Örneğin bir Braveheart vardır ki...&lt;br /&gt;Film hakkında hiçbir şey söylemek istemiyorum. Şu yeterli olacaktır:&lt;br /&gt;William Wallace, az sonra İngiltere'ye karşı bağımsızlık savaşını verecek olan, cesareti kırılmış ordusunu karşısına alır ve derki....&lt;br /&gt;''Her insan ölür; ama her insan gerçekten yaşamaz''&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Attila Bakarov, Güzel Sanatlar Fakültesi&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-4787555145845453856?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/4787555145845453856/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/03/hollywood.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/4787555145845453856'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/4787555145845453856'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/03/hollywood.html' title='tabloit'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-5217613067287256490</id><published>2009-03-08T13:35:00.000-07:00</published><updated>2009-03-08T14:57:47.100-07:00</updated><title type='text'>Rektörlük katliamı yalanladı</title><content type='html'>Hacettepe Üniversitesi Rektörlüğü son zamanlarda kampusda birden ortadan kaybolan hayvanların rektörlük tarafından katledildiği söylentilerine karşı bir yazılı açıklama yaptı. Yapılan yazılı açıklamada asılsız haberlere karşı ilgili yerlere gerekli girişimlerin yapıldığı belirtilerek, "Üniversite yönetiminin Beytepe Kampusumuzda zaman zaman görülen sahipsiz köpeklerin itilaf edilmesi ile ilgili ne bir kararı ne de bu yönde görevlilere verilmiş talimatı bulunmamaktadır. Beytepe Kampusu sınırları içinde sahipsiz köpek ve hayvanların üniversitemiz tarafından itilaf edildiği söylentileri üzerine konu araştırılmış, ancak bu iddiaları destekleyecek herhangi bir bilgi ve bulguya rastlanılmamıştır. Hal böyle iken Üniversitemiz Kimya Bölümünde köpekleri öldürmek için özel bir zehir imal edilerek, söz konusu maddelerin sosislere dökülerek bunların köpekleri itilaf etmek için kullanıldığı söylentisi tümüyle hayal mahsulü olup, üniversitemizi hiçbir şekilde hak etmediği bir zan altında bırakan bir iddiadır." denildi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ortadan kaybolan hayvanların zehirlenerek katledildiği iddiaları üzerine bu konuyu gündemine alarak Hürriyet Gazetesi'ndeki köşesinde değinen Bekir Çoşkun için ise açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Bekir Çoşkun'un hiçbir cümlesi doğru olmayan ve üniversitemizi haksız bir biçimde itham eden yazısı konusunda hem kendisine hem de gazetesine üzüntülerimizi bildiren ayrıntılı bir yazı gönderilmiştir. Ancak önyargı ile konuyu ele alan Sayın Çoşkun, düzeltme konusunda gerekli hassasiyeti göstermemiştir."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Açıklamada ünivertisenin oldukça geniş bir alana sahip olduğu ve çevre ilçe belediyelerinin başıboş hayvanların getirip bıraktığını ve bu hayvanların sayısının arttığı dönemlerde Büyükşehir Belediyesi ile Çankaya Belediyesinin işbirliğine giderek bu hayvanların barınağa taşındığı belirtildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-5217613067287256490?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/5217613067287256490/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/03/rektorluk-katliam-yalanlad.html#comment-form' title='6 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/5217613067287256490'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/5217613067287256490'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/03/rektorluk-katliam-yalanlad.html' title='Rektörlük katliamı yalanladı'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>6</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-7527412215587996640</id><published>2009-03-06T01:44:00.002-08:00</published><updated>2009-03-06T10:57:22.018-08:00</updated><title type='text'>Katliama karşı anlamlı protesto</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbFx0LO83fI/AAAAAAAAAAU/_R-oCxB-GK4/s1600-h/beytepe.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5310150576829160946" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 400px; CURSOR: hand; HEIGHT: 300px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbFx0LO83fI/AAAAAAAAAAU/_R-oCxB-GK4/s400/beytepe.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampusu'nde Sömestre tatilinde gerçekleştirilen hayvan katliamına karşı 5 Mart Perşembe günü Edebiyat Fakültesi önünde buluşan öğrenciler çeşmenin yanındaki ağaca çaput bağlayarak ve Fakülte içinde mum yakarak anma etkinliği düzenlediler. Kampüste Özgür Yaşam üyelerinin Facebook'ta kurduğu 'Beytepe Kampusu'nde yaşanan hayvan katliamını kınıyorum' adlı gruba katılanların oluşturduğu bileşinin gerçekleştirdiği eyleme asistan hocalar da katılarak destek verdi. &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-7527412215587996640?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/7527412215587996640/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/03/katliama-kars-anlaml-protesto.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/7527412215587996640'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/7527412215587996640'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/03/katliama-kars-anlaml-protesto.html' title='Katliama karşı anlamlı protesto'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbFx0LO83fI/AAAAAAAAAAU/_R-oCxB-GK4/s72-c/beytepe.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-6561035537774446703</id><published>2009-02-23T13:17:00.001-08:00</published><updated>2009-02-23T13:34:03.810-08:00</updated><title type='text'>Rektörlük'ün son icraatı hayvan katliamı!</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SaMVEGti3KI/AAAAAAAAAAM/GVZ7O06Qfi4/s1600-h/59.gif"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5306107946237877410" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; WIDTH: 107px; CURSOR: hand; HEIGHT: 159px" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SaMVEGti3KI/AAAAAAAAAAM/GVZ7O06Qfi4/s400/59.gif" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hacettepe Üniversitesi Beytepe Kampus'ünde binlerce öğrencinin tatile çıkmasını fırsat bilen rektörlük(Uğur Erdener) Beytepe ormanlarında yaşayan yüzlerce hayvanı zehirli yiyeceklerle katletti. Bırakılan yiyecekler sonucu kedi, köpek, tilki, tavşan, sincap ve çeşitli kuş türlerinden yüzlerce hayvan ceseti temizlik şirketi elemanlarınca toplanıp temizlendi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Okulların açılmasıyla birlikte kampus yaşamının birer parçası olan hayvanların birden ortadan kaybolmasıyla olayın farkına varan öğrenciler olaya tepkili. Olayın ardından başta Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK)'e bağlı Öğrenci Gençlik Sendikası (GENÇ-SEN) ve çeşitli öğrenci klüpleri ve kurumlar yaşanan olayın ardından durum değerlendirmesi yapıp yaşanan hayvan katliamının peşini bırakmayacaklarını belirtiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşanan Hayvan Katliamı ulusal basında da yer buldu. 23 Şubat 2009 tarihli Hürriyet Gazetesi'nde Bekir Çoşkun Onuncu Köy adlı köşesini bu olaya ayırdı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=11057937"&gt;http://arama.hurriyet.com.tr/arsivnews.aspx?id=11057937&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-6561035537774446703?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/6561035537774446703/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/02/rektorlukun-son-icraat-hayvan-katliam.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/6561035537774446703'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/6561035537774446703'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/02/rektorlukun-son-icraat-hayvan-katliam.html' title='Rektörlük&apos;ün son icraatı hayvan katliamı!'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SaMVEGti3KI/AAAAAAAAAAM/GVZ7O06Qfi4/s72-c/59.gif' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-658100289915504790.post-24637781984654237</id><published>2009-02-20T05:40:00.000-08:00</published><updated>2009-02-20T05:49:20.327-08:00</updated><title type='text'>Beytepe yurtlarında tadilat rezaleti!</title><content type='html'>Beytepe Kız Öğrenci Yurtları'nda kış ortası kalorifer ve tesisat tadilatı yüzlerce öğrenciyi mağdur ediyor. Sömestre tatili ile başlayan kalorifer ve tesisat tadilatı bahar dönemine yetiştirilemeyince Şubat ayının ortasında kimi odalarda kaloriferlerin yanmaması ve sıcak suların akmamasına sebep oluyor. Öğrenciler arasında 'Beyaz Saray' diye adlandırılan yeni yapılan özel yurtlara daha fazla kaynak aktarılması nedeniyle ciddi rahatsızlıklara neden oluyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/658100289915504790-24637781984654237?l=beytepepostasi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/feeds/24637781984654237/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/02/beytepe-yurtlarnda-tadilat-rezaleti.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/24637781984654237'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/658100289915504790/posts/default/24637781984654237'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://beytepepostasi.blogspot.com/2009/02/beytepe-yurtlarnda-tadilat-rezaleti.html' title='Beytepe yurtlarında tadilat rezaleti!'/><author><name>Beytepe Postası Gazetesi</name><uri>http://www.blogger.com/profile/18206419919326050481</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='24' src='http://3.bp.blogspot.com/_t1eCeEoKO6o/SbQrj2TNcZI/AAAAAAAAAAo/yTM89YnYHXU/S220/beytepeP.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry></feed>
